İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/16465 K.2025/1256

Başsavcılığı

Esas2023/16465Karar2025/1256Tarih10 Şubat 2025Okuma9 dk · 1.852 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2023/16465 E., 2025/1256 K.

Karar tarihi
10 Şubat 2025
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2017/562 E., 2018/582 K.
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İnceleme konusu karar
Mahkûmiyet
Kanun yararına bozma yoluna başvuran
Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.852 kelime·9 dk okuma·4 bölüm

Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 15.11.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2021/25061 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90917 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90917 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın incelemeye konu 07.07.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2017 tarihli ve 2017/18748 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı ve İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de;

Sanık hakkında, inceleme dışı 31.07.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.08.2014 tarihli ve 2014/104669 soruşturma, 2014/37246 esas, 2014/2292 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.09.2015 tarihli ve 2015/274 esas,

2015/189 sayılı kararı ile suç tarihi nazara alındığında 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2 ve 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddeleri gereğince işlem yapılması gerektiği ve mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair karar verilmesini müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2015 tarihli ve 2015/117304 soruşturma, 2015/72005 sayılı kararı ile sanığın üzerinden uyuşturucu madde ele geçirilmediği, uyuşturucu madde kullandığına dair kan ve idrar tahlillerinin bulunmadığı,

bu haliyle sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğuna dair hakkında kamu davası açmayı gerektirecek ölçüde yeterli şüphe elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,

Bu haliyle, doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve anılan kararın kesinleşmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6.

maddesinin uygulanma olanağının kalmadığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca inceleme konusu 07.07.2017 tarihli eylem nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin de zorunluluk teşkil ettiği anlaşılmakla, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden Mahkemesince öncelikle durma kararı verilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair bir karar verilmesi amacıyla dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/562 Esas ve 2018/582 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1. Şüpheli hakkında, 07.07.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2017 tarihli ve 2017/133047 Soruşturma, 2017/26455 Esas, 2017/18748 sayılı iddianamesi ile İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,

2. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.10.2018 tarihli ve 2017/562 Esas, 2018/582 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, 15.11.2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2017 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılmasına dayanak gösterilen İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/274 Esas ve 2015/189 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1. Sanık hakkında, 31.07.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.08.2014 tarihli ve 2014/104669 Soruşturma, 2014/37246 Esas, 2014/2292 sayılı iddianamesi ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun şüphelileri ile birlikte İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

2. Yapılan yargılama sonucunda İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.09.2015 tarihli ve 2015/274 Esas, 2015/189 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden dava açılamayacağı gerekçesiyle TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca işlem yapılması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği,

3. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2015 tarihli ve 2015/117304 Soruşturma, 2015/72005 Karar sayılı kararı ile, şüphelinin uyuşturucu madde satın almak için gittiği apartman girişinde başka bir operasyon nedeniyle yakalandığı, üzerinde uyuşturucu madde ele geçmediği, kan ve idrar tahlilinin bulunmadığı, uyuşturucu madde kullandığına dair yeterli şüphe elde edilemediği gerekçesiyle "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verildiği,

Anlaşılmıştır.

C. İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve 2018/587 Esas, 2019/302 Karar sayılı kararının incelenmesinde;

1. Sanık hakkında, 03.06.2018 tarihli aynı nev'i suçtan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2018 tarihli ve 2018/120517 Soruşturma, 2018/40002 Esas, 2018/28218 sayılı iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve 2018/587 Esas, 2019/302 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 03.05.2019 tarhinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

2. Adalet Bakanlığının 07.09.2022 tarihli ve 2021/25171 sayılı evrakı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB-2022/120067 sayılı kanun yararına bozma istemi üzerine, Dairemizin 14.12.2023 tarihli ve 2022/14605 Esas, 2023/11077 Karar sayılı kararı ile, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve 2018/587 Esas, 2019/302 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulmasına karar verildiği,

Anlaşılmıştır.

D. İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2018/226 Esas, 2019/516 Karar sayılı kararının incelenmesinde:

Sanık hakkkında 20.07.2018 tarihli aynı nev'i suçtan doğrudan açılan kamu davasında İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2018/226 Esas, 2019/516 Karar sayılı kararı ile sanığın

mahkûmiyetine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 19.01.2021 tarihli ve 2020/1013 Esas, 2021/132 Karar sayılı kararı ile, daha önce sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra, İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/236 Esas, 2021/901 Karar sayılı kararı ile, davanın durmasına karar verildiği, durma kararının 30.09.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.

E. 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/1-2. maddesi doğrultusunda Cumhuriyet savcısı tarafından kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği,

5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir.

Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir.

Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.

İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.

Dosyalar kapsamına ve yukarıda yer verilen açıklamalara göre, sanığın 07.07.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2017 tarihli iddianamesi ile hakkında doğrudan kamu davası açılmış ve yapılan yargılama sonucunda İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de,

6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda, "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçu nedeniyle yürütülen soruşturmalarda, öncelikle anılan Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanacağı, ayrıca gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabileceği öngörülmüş olup,

Sanık hakkında, inceleme dışı 31.07.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.08.2014 tarihli ve 2014/104669 Soruşturma, 2014/37246 Esas, 2014/2292 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.09.2015 tarihli ve 2015/274 Esas, 2015/189 Karar sayılı kararı ile suç tarihi nazara alındığında 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince işlem yapılması gerektiği gerekçesiyle dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair karar verilmesini takiben,

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2015 tarihli ve 2015/117304 Soruşturma, 2015/72005 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerinden uyuşturucu madde ele geçirilmediği, uyuşturucu madde kullandığına dair kan ve idrar tahlillerinin bulunmadığı, bu haliyle sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğuna dair hakkında kamu davası açmayı gerektirecek ölçüde yeterli şüphe elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,

dolayısıyla doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan soruşturmada sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve anılan kararın kesinleşmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinin uygulanma olanağının kalmadığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca inceleme konusu 07.07.2017 tarihli eylem nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin zorunluluk teşkil ettiği anlaşılmakla, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden Mahkemesince öncelikle durma kararı verilerek,

kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair bir karar verilmesi amacıyla dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun'a aykırı olup Kanun yararına bozma istemi yerindedir.

Ancak; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Dairemizin 14.12.2023 tarihli ve 2022/14605 Esas, 2023/11077 Karar sayılı kararı ile, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve 2018/587 Esas, 2019/302 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulmasına karar verildiği, yine, İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/236 Esas, 2021/901 Karar sayılı kararı ile davanın durmasına karar verildiği, durma kararının 30.09.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşıldığından,

Mahkemece, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve 2018/587 Esas, 2019/302 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulmasından sonraki hukuki sürecin araştırılması, yine İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılması, derdest kamu davalarının birleştirilmesi,

sanığın inceleme konusu 07.07.2017 tarihli suçu ile İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına konu 03.06.2018 tarihli ve İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına konu 20.07.2018 tarihli suçlar bakımından ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek ve kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararı verilmek üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,

Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2021/30 Esas, 2021/258 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi hususunda Mahkemesince bildirimde bulunulması mümkün görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli ve 2017/562 Esas, 2018/582 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/16465, K. 2025/1256, 10 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tebliğname Görüşü
  4. I. İstem
  5. II. Gerekçe
  6. III. Karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/16465
Karar No
2025/1256
Tarih
10 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/16467 K.2025/1258
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/16468 K.2025/1259
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/16470 K.2025/1261
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/16471 K.2025/1765
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/16474 K.2025/1519
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/16475 K.2025/2002

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.