İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/17518 Karar: 2025/6088 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/17518 K.2025/6088

10. Ceza Dairesi 2023/17518 E. , 2025/6088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/83 E., 2022/236 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARAR : Değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına KANUN YARA

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/17518 E. , 2025/6088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/83 E., 2022/236 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARAR : Değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına KANUN YARA

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/17518 E. , 2025/6088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/83 E., 2022/236 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARAR : Değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 27.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 2023/7428 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/105264 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB - 2023/105264 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede, Her ne kadar sanık hakkında 08.06.2021 tarihli eylemine ilişkin olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden yapılan soruşturma neticesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.01.2022 tarihli ve 2022/2043 sayılı iddianame ile kamu davası açılması üzerine, değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha önce 15.03.2018 ve 04.06.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemlerine ilişkin olarak yapılan soruşturma evresi sonunda, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.01.2022 tarihli ve 2018/7796 soruşturma, 2022/71 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği, anılan kararın 14.01.2022 tarihinde ceza infaz kurumunda bulunan sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve kesinleştiği, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 2017/6318 Esas, 2017/6699 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında, sanığın İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/83 Esas sayılı dosyasına konu 08.06.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, sanık hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.01.2022 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden önce işlendiği anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin tek suç oluşturacağı cihetle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden, Cumhuriyet Savcılıklarınca soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Sanığın 08.06.2021 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2022 tarihli ve 2021/90634 Soruşturma, 2022/2043 Esas, 2022/486 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 188/3-4-a, 53., 54., 58. ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle İstanbul 21.Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.05.2022 tarihli ve 2022/83 Esas, 2022/236 Karar sayılı kararı ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Daha önceden, sanık hakkında, 15.03.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2018 tarihli ve 2018/7796 Soruşturma, 2018/241 Karar sayılı kararı ile, TCK'nın 191/2-3. maddeleri uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz süresinin 7 gün olarak gösterildiği, daha sonra 04.06.2021 tarihinde yeniden uyuşturcu madde kullnadığının tespit edilmesi üzerine, erteleme kararında itiraz süresinin hatalı gösterildiği farkedilerek erteleme kararının kaldırıldığı ve 15.03.2018 ve 04.06.2021 tarihli suçlardan Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2022 tarihli ve 2018/7796 Soruşturma, 2022/71 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın cezaevinde 14.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, Anlaşılmıştır. C. 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemizin uygulamasına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı TCK'nın 191/4-a maddesinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Uygulamada sıklıkla karşılaşılması nedeniyle, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, Dairemizce bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde yer alan "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." hükmü gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ise, yine kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı nitelikte olduğu dolayısıyla, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için aranan tüm koşulların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için de geçerli olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasınında zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği kabul edilmektedir. Ancak, usulüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi kapsamında usulüne uygun şekilde verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise şüpheli/sanığın bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. Sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle mahkemece 5237 TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2-3. maddeleri uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararından önce işlenmiş veya erteleme kararının ihlâli niteliğinde görülüyorsa, düşme kararı verilerek Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulması gerektiğinden, Somut olayda, sanık hakkında, daha önce işlediği 15.03.2018 ve 04.06.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemlerinden yapılan soruşturma sonucunda, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2022 tarihli ve 2018/7796 Soruşturma, 2022/71 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın sanığa 14.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, 08.06.2021 tarihli eylemin erteleme kararından önce işlenmiş hale geldiği, 11.01.2022 tarihli erteleme kararının 08.06.2021 tarihli suçu da kapsayacağı, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61.maddesi kapsamında cezanın bireyselleştirmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi ile zincirleme suç hükümleri de gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi için Sakarya 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/525 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/83 Esas, 2022/236 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/525 Esas sayılı dava dosyasına ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla