Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/22140 E. , 2025/6326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/565 E., 2022/884 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/22140 E. , 2025/6326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/565 E., 2022/884 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 11.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/20491 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115607 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115607 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar ve, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu dikkate alındığında, Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanığın inceleme konusu 24/02/2018 tarihli eylemi nedeniyle Mahkemece yapılan yargılama sonunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Evvelce 01/11/2013 tarihinde işlemiş olduğu uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeniyle sanığın mahkûmiyetine, 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestliktedbirine tabi tutulmasına dair Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 07/09/2015 tarihli ve 2014/1 esas, 2015/184 sayılı kararının verildiği ve anılan kararın 26/11/2015 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu işbu dosyadaki aynı nitelikteki suçun ise, sanık hakkında zorunlu olarak verilen 07/09/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde 24/02/2018 tarihinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 24.02.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 28.08.2018 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında yükümlüden alınan tahlil sonucunda sanığın yeniden uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2019 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli ve 2019/256 Esas, 2020/677 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının "28.08.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmediğinden bahisle" 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "durmasına" karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 12.11.2020 tarihinde kesinleştiği, B. Durma kararı üzerine, Şüpheli hakkında, 24.02.2018 tarihili aynı eylemi nedeniyle Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2021 tarihli ve 2021/248 Soruşturma, 2021/119 Karar sayılı kararı ile ikinci kez, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, C. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 26.07.2022 tarihli ve 2021/248 Soruşturma, 2022/1847 Esas, 2022/1396 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, D. Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.11.2022 tarihli ve 2022/565 Esas, 2022/884 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, E. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/1 Esas sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemesinde; Sanık hakkında 01.11.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Rize Cumhuriyet Başsavcılığının 30.12.2013 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2015 tarihli ve 2014/1 Esas, 2015/184 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 231. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 26.11.2015 tarihinde kesinleştiği, incelenen 24.02.2018 tarihli eylem nedeniyle verilen mahkûmiyet kararının kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosyasının derdest olduğu, Anlaşılmıştır. F. Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda, Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli ve 2019/256 Esas, 2020/677 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi sonrasında ve erteleme süresi zarfında yükümlülüklere uymadığının anlaşılması halinde, sadece durma kararı verilen dosyaya bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerektiği, “durma kararının” davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında aynı eylem nedeniyle ikinci keze kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesinin ardından yükümlülüklerine tekrar uymadığından bahisle 26.07.2022 tarihli iddianame mükerrer kamu davası açıldığı, 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince aynı eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer dava açılmış olması nedeniyle, öncelikle; incelemeye konu Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/565 Esas sayılı dosyasının, durma kararı verilen Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli ve 2019/256 Esas, 2020/677 Karar sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, yargılamaya söz konusu birleştirme önerisi "ihbar" kabul edilerek, 04.11.2020 tarihli durma kararına esas dava dosyası yeni esasa kaydedilerek devam edilmesine karar verilip, sanık hakkında daha önceden işlediği 01.11.2013 tarihli aynı nev'i suçtan Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2015 tarihli ve 2014/1 Esas, 2015/184 Karar sayılı kararı ile, sanığın 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 26.11.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği gözetilerek, incelemeye konu suç tarihinin 24.02.2018 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde aynı nev'i suçtan işlenen ilk suç olması nedeniyle, 24.02.2018 tarihli suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceğinden, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/1 Esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulması, mükerrer dava yönünden de "red" kararı verilmesi gerekirken, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli ve 2022/565 Esas, 2022/884 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliği ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.