İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/22157 Karar: 2025/5438 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/22157 K.2025/5438

10. Ceza Dairesi 2023/22157 E. , 2025/5438 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundur YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 24. Asliye Ceza

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/22157 E. , 2025/5438 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundur YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 24. Asliye Ceza

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/22157 E. , 2025/5438 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundur YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi, 62/1., 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 13.04.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2023/13819 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/112879 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/112879 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.02.2014 tarihli ve 2013/23474 Esas, 2014/2417 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, Yine İzmir (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.04.2012 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, hükümden önce yürürlüğe giren ve sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olduğu, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 03.12.2020 tarihli ve 2020/4267 Esas, 2020/8564 sayılı kararında "..Sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının kesinleştiği 08.02.2010 tarihi ile ihlal sonrası dosyanın tensibinin yapıldığı 28.12.2012 tarihleri arasındaki zamanaşımının durma süreleri dikkate alındığında..." şeklinde açıklamaya yer verildiği, Somut incelemeye konu dosyada; Sanığın 07.11.2011 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, Sanık hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2011 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve talimat mahkemesince sorgusunun 06.04.2012 tarihinde yapıldığı, ilk mahkûmiyet kararının İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2023/185 Esas, 2023/337 sayılı ilamı ile verildiği ve bu tarihten önce dava zamanımı süresini kesen başkaca bir işlemin bulunmadığı, Adı geçen sanık hakkında verilen İzmir (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.04.2012 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının kesinleştiği 04/09/2012 tarihi ile ihlal sonrası dosyanın tensibinin yapıldığı 23.07.2014 tarihleri arası ile İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 21.11.2014 tarihi ile yeniden suç işlendiği 25.06.2015 tarihleri arasında dava zamanaşımı sürelerinin durduğu, Bu haliyle sanığın mahkeme huzurunda ifadesinin alındığı 06.04.2012 tarihinden kararın verildiği 05.04.2023 tarihine kadar geçen 10 yıl 11 ay 30 günlük süreden, zamanaşımı sürelerinin durduğu 4 ay 11 günlük (24/04/2012-04/09/2012) ve 3 ay 29 günlük (23/07/2014-21/11/2014) süreler düşüldüğünde kalan 10 ay 3 ay 20 günlük sürede 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı cihetle, kamu davasının düşürülmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 07.11.2011 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2011 tarihli ve 2011/97019 Soruşturma, 2011/45161 Esas, 2011/24144 sayılı iddianamesi ile İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. İzmir 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 24.04.2012 tarihli ve 2012/30 Esas, 2012/669 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 04.09.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2014/484 Esas, 2014/170 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62/1., 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 21.11.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 25.06.2015 tarihinde işlediği "kasten yaralama" suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.04.2023 tarihli ve 2023/185 Esas, 2023/337 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62/1., 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Tedavi ve denetimli serbestlik kararının kesinleştiği 04.09.2012 tarihi ile ihlâli üzerine mahkemece dosyanın ele alınarak tensip zaptının hazırlandığı 23.07.2014 tarihi arasında ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 21.11.2014 tarihi ile denetim süresi içinde işlenen suçun tarihi olan 25.06.2015 tarihleri arasında zamanaşımının durduğu, duran süreler eklendiğinde, zamanaşımını son kesen sebep olan 06.04.2012 tarihli mahkeme sorgusundan mahkûmiyet hükmüne kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. F. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2023/185 Esas, 2023/337 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla