İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/23237 Karar: 2025/6311 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23237 K.2025/6311

10. Ceza Dairesi 2023/23237 E. , 2025/6311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/134 E., 2013/238 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBL

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/23237 E. , 2025/6311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/134 E., 2013/238 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBL

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/23237 E. , 2025/6311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/134 E., 2013/238 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, aynı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği hükmün, temyiz edilmeksizin 22.05.2013 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2023 tarihli ve 2022/20762 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/118467 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB-2023/118467 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1-... Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan 19/09/2013 tarihli çağrı kağıdının sanığın mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereğince 06/02/2013 tarihinde tebliğ edildiği, öncelikle bilinen en son adres esas alınarak, anılan Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, belirtilen usule uyulmaksızın sanığın doğrudan adres kayıt sistemindeki adresine yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığının kabul edilemeyeceği, denetimli serbestlik tedbirine kaldığı yerden devam edilmek üzere mahkemesince kamu davası hakkında durma kararı verilerek yükümlü hakkında hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesinin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, Kabule göre de; 2-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesi uyarınca 53/1. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 3-Kayden 12/04/1995 doğumlu olup, suçun işlendiği 17/12/2011-18/12/2011 tarihlerinde, 15-18 yaş gurubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 17.12.2011 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2012 tarihli ve 2011/66483 Soruşturma, 2012/6009 Esas, 2012/464 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2012 tarihli ve 2012/158 Esas, 2012/470 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 17.01.2013 tarihinde kesinleştirildiği, C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak, 13.03.2013 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek yapılan yargılama sonucunda ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.04.2013 tarihli ve 2013/134 Esas, 2013/238 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, aynı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 1. 5271 sayılı TCK'nın 193/2. maddesinde yer alan, (25.05.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 5353 sayılı Kanun'un 28. maddesi ve 05.04.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 28.03.2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." ve "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklindeki ve anılan Kanun'un 195/1. maddesinde yer alan, "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun yaptırımının hapis cezasına ilişkin olduğu, yalnız adli para cezasına veya adli para cezasıyla birlikte müsadereye ilişkin olmadığı anlaşıldığından; atılı suça ilişkin olarak hiçbir aşamada "sanık/suça sürüklenen çocuk sıfatıyla" savunma alınmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre 12.04.1995 doğumlu olup, suçun işlendiği 17.12.2011 tarihinde, 15-18 yaş gurubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2013 tarihli ve 2013/134 Esas, 2013/238 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliği ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla