İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2023/23271 Karar: 2025/7348 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/23271 K.2025/7348

10. Ceza Dairesi 2023/23271 E. , 2025/7348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kara

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2023/23271 E. , 2025/7348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kara

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2023/23271 E. , 2025/7348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 30.03.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 07.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen 02.07.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 192/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 18.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 10.11.2023 tarihli ve 203/12483 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/121365 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/121365 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23.12.2015 tarihli ve 2015/7245 soruşturma, 2015/310 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde kararlar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1472 Esas ve 2022/388 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Yaşı küçük şüpheli hakkında, 07.12.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2015 tarihli ve 2015/7245 Soruşturma, 2015/130 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın şüpheliye 05.01.2016 tarihinde usulûne uygun şekilde tebliğ edildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle infaz dosyasının kapatıldığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2016 tarihli ve 2015/7245 Soruşturma, 2016/1251 Esas, 2016/1109 sayılı iddianamesi ile Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2017 tarihli ve 2016/687 Esas, 2017/981 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, üç yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 25.01.2018 tarihinde kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içerisinde, 15.12.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2021 tarihli ve 2020/430 Esas, 2021/1026 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) kanun yararına bozma istemine konu 30.03.2022 tarihli ve 2021/1472 Esas, 2022/388 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/430 Esas ve 2021/1026 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında 15.12.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2020 tarihli ve 2020/1942 Soruşturma, 2020/741 Esas, 2020/567 sayılı iddianamesi ile Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesine, TCK'nın 191/6 maddesi gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 02.07.2021 tarihli ve 2020/430 Esas, 2021/1026 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1, 192/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; 1. Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) 30.03.2022 tarihli ve 2021/1472 Esas, 2022/388 Karar sayılı kararı yönünden: Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23.12.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla sanığın yükümlülük ihlalinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırıdır. 2. Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2021 tarihli ve 2020/430 Esas, 2021/1026 Karar sayılı kararı yönünden : 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." hükmüne yer verildiği, Somut olayda, sanık hakkında, 07.12.2015 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığınca 23.12.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararında yukarıda belirtildiği üzere usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, şüphelinin yanıltılması nedeniyle kararın kesinleşmediği, Mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği, bu nedenle TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan işbu kamu davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği, doğrudan açılan davanın dayanaksız kaldığı anlaşılmakla, mahkemesince, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırıdır. 3. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada sonuç olarak; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir erteleme kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden; Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesince, her iki davanın birleştirilmesi, davaların birleştirilmesinden sonra, sanığın tüm eylemlerine ilişkin olarak ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek Cumhuriyet Savcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun'a aykırı olup Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) 30.03.2022 tarihli ve 2021/1472 Esas, 2022/388 Karar sayılı kararı ile Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.07.2021 tarihli ve 2020/430 Esas, 2021/1026 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla