Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/23282 E. , 2025/7351 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bul
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/23282 E. , 2025/7351 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.11.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 06.11.2023 tarihli ve 2023/18781 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/119437 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/119437 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1-Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26.05.2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 sayılı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16.05.2016 tarihli ve 2016/927 esas, 2016/4447 sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı nazara alındığında, Somut olayda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 01.03.2016 tarihinde sanığa tebliğ edilerek daha henüz kesinleşmesi beklenilmeden infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne 11.02.2016 tarihinde gönderilmesi üzerine, 01.03.2016 tarihinde ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının sanığa tebliğ edildiği, yasal süre zarfında sanığın müracaat etmemesi üzerine 16.03.2016 tarihinde uyarı kararının tebliğ edilmesini müteakip, şüphelinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne 18.03.2016 tarihinde müracaat etmesi üzerine burada kendisine yükümlülüklerinin yazılı olarak tebliğ edildiği, ayrıca yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar uyuşturucu madde kullanması halinde hakkında kamu davası açılacağının ihtar edildiği, dolayısı ile birinci uyarının doğrudan ilgili müdürlükçe yapılmış olduğu, ancak bu ihtar ve uyarıya rağmen, şüphelinin 25.04.2016 tarihindeki kontrol muayenesine katılmaması üzerine dosyasının kapatılarak hakkında kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, henüz bahse konu kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar kesinleşmeden denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanılamayacağından, yapılan çağrı ve uyarıların hukukî sonuç doğurmayacağı cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, 2-Kabule göre ise; Adı geçen sanığın 26.12.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2016 tarihli ve 2015/88115 soruşturma, 2016/225 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine, bir yıl süre ile tedaviye tabi tutulmak suretiyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilerek infazı için 11.02.2016 tarihinde ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararının kaldırılarak 15.06.2016 tarihli ve 2015/88115 soruşturma, 2016/13998 esas, 2016/11652 sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2017 tarihli ve 2016/562 esas, 2017/348 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/1717 esas, 2015/33429 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığa 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligatın yapılması ve sanığın başvuruda bulunmaması üzerine, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması gerektiği, bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanık hakkında davaya devam olunacağı nazara alındığında, Somut olayda, 01.03.2016 tarihinde ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının sanığa tebliğ edildiği, yasal süre zarfında sanığın müracaat etmemesi üzerine 16.03.2016 tarihinde uyarı kararının tebliğ edilmesi üzerine şüphelinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurduğu, 18.03.2016 tarihinde bilgilendirme formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, 25.04.2016 tarihindeki muayene randevusuna gelmemesi nedeniyle tedaviye uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine dosyanın kapatılmasına karar verilerek 08.06.2016 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, 6545 sayılı Kanun’la yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmenin dava şartı olarak düzenlendiği, şüphelinin anılan Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaatını takiben hastaneye sevkedildiği ve hastaneye başvurmasından sonra yeniden yükümlülük ihlâlinde bulunduğu, bu nedenle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı aşamasında, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı veya yeniden yükümlülük ihlâlinde bulunduğu takdirde denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilebileceği cihetle, kovuşturma şartı olan ısrar şartını gerçekleşmemesi nedeniyle de durma kararı verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 26.12.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2016 tarihli ve 2015/88115 Soruşturma, 2016/225 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 01.03.2016 tarihinde usulûne uygun şekilde tebliğ edildiği, tebliği ve kesinleşmesi beklenilmeksizin 11.02.2016 tarihinde ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 24.02.2016 tarihli ve 2016/885 DS sayılı çağrı yazısının 01.03.2016 tarihinde şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen müdürlüğe başvurmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, uyarı yazısının 18.03.2016 tarihinde müdürlükte elden tebliğ edildiği, aynı tarihte İnfazda Uyulması Gereken Kurallar Formu imzalatılarak hastaneye sevkedildiği, hastanede takip ve tedavi programına alındığı, ... Devlet Hastanesinin 17.05.2016 tarihli raporunda, 25.03.20 16... .04.2016 tarihli randevularına geldiği, 25.04.2016 tarihli kontrol muayenesine gelmediğinin bildirilmesi üzerine, İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 07.06.2016 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek 08.06.2016 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, C. Erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2016 tarihli ve 2015/88115 Soruşturma, 2016/13998 Esas, 2016/11652 sayılı iddianamesi ile ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Yapılan yargılama sonucunda, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2017 tarihli ve 2016/562 Esas, 2017/348 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 09.06.2017 tarihinde kesinleştiği, E. Sanığın denetim süresi içerisinde 15.10.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 31.10.2018 tarihli ve 2018/840 Esas, 2018/796 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilerek kesinleşmesi beklenilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı dikkate alındığında, Somut olayda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 01.03.2016 tarihinde sanığa tebliğ edilerek kesinleşmesi beklenilmeden infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne 11.02.2016 tarihinde gönderilmesi üzerine, 01.03.2016 tarihinde ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının sanığa tebliğ edildiği, yasal süre zarfında sanığın müracaat etmemesi üzerine 16.03.2016 tarihinde uyarı kararının tebliğ edilmesini takiben, şüphelinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne 18.03.2016 tarihinde müracaat etmesi üzerine hastaneye sevkedildiği, 25.04.2016 tarihindeki kontrol muayenesine katılmaması üzerine dosyasının kapatılarak hakkında kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, henüz kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar kesinleşmeden denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanılamayacağından, müdürlükçe yapılan çağrı ve uyarı yazısı tebliğinin hukukî sonuç doğurmayacağı, kovuşturma şartının gerçekleşmediği, Kabule göre de; Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarına göre; 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, fakat 10.11.2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında; şüphelinin çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurarak infaz işlemlerine başlanılmasından sonra, yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe gelerek program takvimi uyarınca belirlenen yükümlülüklerini bir veya birden fazla kez yerine getirmesinden sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde; ısrar uyarısını içeren bir tebligat daha yapılması gerekeceği, ikinci uyarıdan sonra müdürlüğe gelmemesi veya gelip de yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde artık ısrar şartının gerçekleşeceği ve infaz dosyasının kapatılması gerekeceği, Somut olayda, uyarı yazısının tebliğinden sonra müdürlüğe başvurduğu, hastaneye sevkedildiği, hastaneye başvurmasından sonra 25.04.2016 tarihli üçüncü randevusuna gitmemesi nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verildiği, şüphelinin uyarılmasından sonra müdürlüğe başvurarak yükümlülüğünü yerine getirmesinden sonra, 25.04.2016 tarihinde yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması karşısında; tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı aşamasında, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı veya yükümlülük ihlalinde bulunduğu takdirde sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilebileceği anlaşıldığından, kovuşturma şartı olan "ısrar" şartının gerçekleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazına devam edilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2018 tarihli ve 2018/840 Esas, 2018/796 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliği ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2025 tarihinde karar verildi.