İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/1272 Karar: 2025/255 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/1272 K.2025/255

10. Ceza Dairesi 2024/1272 E. , 2025/255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/196 E., 2015/72 K. SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma (tüm sanıklar için) 2. 2313 sayılı Kanun'a aykırılık (sanık ... için) HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Temyiz isteminin reddi (sanık ...

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/1272 E. , 2025/255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/196 E., 2015/72 K. SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma (tüm sanıklar için) 2. 2313 sayılı Kanun'a aykırılık (sanık ... için) HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Temyiz isteminin reddi (sanık ...

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/1272 E. , 2025/255 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/196 E., 2015/72 K. SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma (tüm sanıklar için) 2. 2313 sayılı Kanun'a aykırılık (sanık ... için) HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Temyiz isteminin reddi (sanık ... hakkında) 2. Onama (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında) 3. Onama (... hakkında 16.01.2024 tarihli ek Tebliğname ile) Sanık ... yönünden; sanığın yokluğunda verilip mahkeme aşamasında beyan ettiği Ankara adresine 31.08.2015 tarihinde tebliğ edilen hükmün, sanığın 12.10.2015 tarihli vekaletname ile vekil kıldığı müdafii tarafından 13.10.2015 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmıştır. Adres araştırma formuna göre; sanığın 24.03.2015 tarihinde Aksaray iline taşındığı ve tebliğ tarihi itibarıyla bu adreste ikamet ettiği anlaşıldığından, hükmün sanığa usulüne uygun tebliğ edilmemiş olması sebebi ile, sanık müdafiinin 13.10.2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek temyiz incelemesi yapılmıştır. Sanık ... yönünden; sanık ve kovuşturma aşamasında görevli müdafiinin yokluklarında verilip, sanığa tebliğ edilmeyip sanık müdafiine 10.07.2015 tarihinde tebliğ edilen hükmün, hüküm tebliğ edilen müdafii tarafından temyiz edilmemesi karşın sanığın 06.11.2015 tarihli vekaletname ile vekil kıldığı farklı bir müdafii tarafından 14.12.2015 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; sanığın yokluğunda verilen hükmün kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da tebliğ edilmesi gerektiğinden, hükmün sanığa tebliğ edilmemiş olması sebebi ile, sanığın 06.11.2015 tarihli vekaletname ile vekil kıldığı müdafiinin 14.12.2015 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek temyiz incelemesi yapılmıştır. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümler yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, B. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümler yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerilerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, karar tarihi olan 31.03.2015 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanıkların savunma hakkının kısıtlanması, Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA, C. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hüküm yönünden; 1. 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, karar tarihi olan 31.03.2015 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2. Sanığın aşamalardaki beyanlarında telefon görüşmelerinin kendisine ait olmadığını beyan etmesi sebebiyle, hükme esas alınan telefon görüşmelerine ilişkin iletişim tespit tutanaklarının ve sanığın ses örneklerinin alınarak telefon konuşmalarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, D. Sanık ... hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden; 1. Sanığın ikametinde 18.04.2013 tarihinde usulüne uygun olarak yapılan aramada ele geçirilen ekili haldeki kenevirlere ilişkin Adli Tıp Kurumu veya Kriminal Polis Laboratuvarından alınmış ekspertiz raporunun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, bu maddenin "uyuşturucu madde niteliğini taşıyıp taşımadığına" ilişkin uzmanlık raporu var ise aslı yada onaylı örneğinin dosya içerisine konulması, yok ise maddenin temini ile "uyuşturucu madde niteliğini taşıyıp taşımadığına" ilişkin uzmanlık raporu alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Sanığın aşamalarda suç konusu kenevirlerin kendisine ait olmadığına ve kardeşi ... veya onun arkadaşları tarafından ekilmiş olabileceğine dair beyanları sonrası Mahkemece ifadesine başvurulan sanığın kardeşi tanık ... ifadesinin anlaşılır olmadığı ve çelişki içerdiği anlaşıldığından, sanık ... ve tanık ... ifadesinin tekrar alınması ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla