İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/279 Karar: 2025/8597 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/279 K.2025/8597

10. Ceza Dairesi 2024/279 E. , 2025/8597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/130 E., 2020/107 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARAR: Değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖR

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/279 E. , 2025/8597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/130 E., 2020/107 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARAR: Değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖR

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/279 E. , 2025/8597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/130 E., 2020/107 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARAR: Değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 11.03.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 15.11.2023 tarihli ve 2023/9316 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/124931 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/124931 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Her ne kadar sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden yapılan soruşturma neticesinde 27/01/2018 tarihli eylemi nedeniyle değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2020 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, Sanık hakkında daha önce 27/09/2012 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçu yönünden yapılan soruşturma neticesinde açılan kamu davasında, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/07/2015 tarihli ve 2013/7 esas, 2015/208 sayılı kararıyla sanığın değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/8. maddesi hükmü delaletiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 10/07/2015 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten sonra sanığın incelemeye konu İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/130 esas sayılı dosyasındaki 27/01/2018 tarihli eyleminin zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli niteliğinde olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca ayrı soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından, düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/130 Esas ve 2020/107 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Sanığın 27.01.2018 tarihinde işlediği iddia olunan "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2018 tarihli ve 2018/17888 Soruşturma, 2018/11237 Esas, 2018/2179 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.03.2020 tarihli ve 2018/130 Esas, 2020/107 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 191/8 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 23.06.2020 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, B. İstanbul 19.Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2015 tarihli ve 2013/7 Esas, 2015/208 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Sanık hakkında 27.09.2012 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2013 tarihli ve 2012/170054 Soruşturma, 2013/957 Esas, 2013/75 sayılı iddianamesi ile İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2015 tarihli ve 2013/7 Esas, 2015/208 Karar sayılı kararı ile, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 10.07.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli ve 2018/250 Esas, 2020/601 Karar sayılı kararının UYAP 'tan alınarak yapılan incelemesinde: 1. Sanık hakkında 27.07.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2016 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, 2. Sanığın 22.01.2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2018 tarihli ve 2016/98330 Soruşturma, 2018/11580 Esas, 2018/8272 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Sanığın 06.02.2018, 17.02.2018,12.02.2019, 24.11.2017 tarihli aynı nev'i eylemleri nedeniyle açılan Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/823 Esas sayılı davasının da işbu dava ile birleştirildiği, 4. Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli ve 2018/250 Esas, 2020/601 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 01.09.2020 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin sekizinci fıkrasında; "Bu Kanun'un; a) 188. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme gereğince, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan açılmış olan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve aynı Kanun'un 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 191/2-3. maddeleri uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde verilen "Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" ve "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra "Kamu davası açılmasının ertelenmesi" kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek; a. Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" veya 5560 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 191. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı veya TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu kararların ihlâli niteliğinde görülüyorsa, bu suç TCK'nın 191/5. maddesi gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet savcılığına veya mahkemeye ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, b. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesine göre verilen "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı yoksa 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilmesi, c. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesin uyarınca verilmiş "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilmiş ve bu kararların ihlâli nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu suç doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından yargılamaya devam olunarak 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması, gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda inceleme konusu dosyada; Sanığın daha önceden 27.07.2016 tarihinde işlediği "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan verilen Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını takiben, 22.01.2018 tarihinde tekrar aynı nitelikteki suçu işlemesi nedeniyle 29.03.2018 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli ve 2018/250 Esas, 2020/601 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 01.09.2020 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Yine, sanık hakkında 27.09.2012 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2013 tarihli ve 2012/170054 Soruşturma, 2013/957 Esas, 2013/75 sayılı iddianamesi ile İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2015 tarihli ve 2013/7 Esas, 2015/208 Karar sayılı kararı ile, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 10.07.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmakla; Sanığın, erteleme kararına konu 27.07.2016 tarihli eyleminin, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2015 tarihli zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali olacağı, 27.07.2016 tarihli eylem nedeniyle Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesine açılan davada düşme kararı verilmesi gerekeceği, 02.07.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında TCK'nın 191/3. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmediği dikkate alındığında, zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı yerine geçmeyeceğinden erteleme kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği gözetilerek, sanığın Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli ve 2018/250 Esas, 2020/601 Karar sayılı kararına konu 27.07.2016 tarihinden sonraki eylemleri ve inceleme konusu 27.01.2018 tarihli eylemi yönünden ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceği anlaşıldığından; İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince öncelikle, Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli ve 2018/250 Esas, 2020/601 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulması, hukuki sürecin takip edilerek Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesi kararının kanun yararına bozulması halinde, Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesince 27.07.2016 tarihli eylem nedeniyle düşme kararı verilip, diğer sonraki eylemleri nedeniyle erteleme kararı verilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulacağından, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesince de, erteleme kararından önce işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve mahkemesince 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılabileceği gözetildiğinde kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği anlaşıldığından düşme kararı verilmesi ve ortak bir erteleme kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2018/130 Esas, 2020/107 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla