Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/295 E. , 2025/7647 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/197 E., 2021/166 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda be
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/295 E. , 2025/7647 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/197 E., 2021/166 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 19.02.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 29.11.2023 tarihli ve 2022/32605 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/130160 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/130160 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup anılan maddenin 5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki ve 9. fıkrasındaki "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler ile, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24/03/2022 tarihli ve 2021/18659 esas, 2022/3717 karar sayılı ilâmında "... sanığın mülga 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş olması nedeniyle, 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden 5320 sayılı Kanunun geçici 7/2. maddesine göre değil 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde CMK hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği gözetilmeden geçici 7/2. maddeye göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi kanuna aykırı ise de; sanığın, hukuki yaptırımlar ve sonuçlar konusunda yanıltılmış olduğu, ceza hukuku prensiplerinden olan “yaptırım ve sonuçlarını aleyhe kötüleştirememe ya da ağırlaştıramama kuralı” gereğince, mahkemesince sanığın lehine olarak kanuna aykırı şekilde verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki değerden yoksun sayılamayacağı, hukuka aykırılığın sanık lehine olması karşısında bozma nedeni yapılamayacağı göz önüne alınrak; Sanık hakkındaki hükmün, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddeleri gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki genel kurallar değil, TCK’nın 191. maddesindeki hükümlerin uygulanması gerektiği, ..." şeklinde açıklamaya, Yine benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında "... kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, ..." şeklinde açıklamaya yer verildiği, Dosya kapsamına göre, sanığın evvelce 10/12/2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi gereğince zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2019 tarihli ve 2018/601 esas, 2019/201 sayılı kararının 22/03/2019 tarihinde kesinleştiği, ancak denetim süresi içerisinde adı geçen sanığın incelemeye konu 12/06/2020 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/06/2021 tarihli ve 2021/234 esas, 2021/510 sayılı kararıyla hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, Bu itibarla, sanığın incelemeye konu 12/06/2020 tarihli ikinci eyleminin, Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/601 esas sayılı dosyasında verilen ve 22/03/2019 tarihinde kesinleşen, sehven verilmiş olsa da yaptırım ve sonuçlarını aleyhe kötüleştirememe ya da ağırlaştıramama kuralı gereğince 5320 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi uyarınca zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sonuçlarını doğuracak olan kararının 5 yıllık denetim süresi içinde işlenmiş olması nedeniyle, bu kararın ihlâli olarak değerlendirileceği ve 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı nedeniyle ihlâl olarak nitelilendirilen ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 12.06.2020 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2020 tarihli ve 2020/5057 Soruşturma, 2020/1401 Esas, 2020/1136 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, Yapılan yargılama sonucunda; Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.02.2021 tarihli ve 2020/197 Esas, 2021/166 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, B. Dosya arasında bulunan Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/601 Esas sayılı dosyasının incelemesinde: 1. Şüpheli hakkında, 10.12.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2018 tarihli ve 2017/13384 Soruşturma, 2018/63 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, şüpheliye bizzat tebliğ edildiği tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin, kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2018 tarihli ve 2017/13384 Soruşturma, 2018/2989 Esas, 2018/2376 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2018/601 Esas, 2019/201 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve koşulları bulunmadığı halde 5237 Sayılı TCK'nın 191. ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 4. Kanun yararına bozma istemine konu Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine, Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli ve 2021/234 Esas, 2021/510 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 06.09.2021 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre, şüpheli hakkında, 12.06.2020 tarihli eylemi nedeniyle Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2020 tarihli iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, dayanak alınan Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2018/601 Esas, 2019/201 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve koşulları bulunmadığı halde 5237 Sayılı TCK'nın 191. ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve kararın 22.03.2019 tarihinde kesinleştiği ancak Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 22.03.2019 tarihinden sonraki ilk eylemin incelemeye konu 12.06.2020 tarihli eylem olmadığı, sanığın aynı nev'i suçtan 09.04.2019 ve 20.02.2020 tarihli eylemleri nedeniyle açılan kamu davalarının bulunduğu anlaşıldığından, incelemeye konu 12.06.2020 tarihli eylemin ihlâl eylemi olduğundan bahisle bu eylem ile ilgili yapılan yargılama sonucu mahkûmiyet yerine düşme kararı verilmesi gerektiği yönündeki Kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamede yer alan bozma gerekçesi yerinde görülmemiş, talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde karar verildi.