KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2024/2975 E., 2024/20302 K.
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Konu
- Uyusturucu Suclari
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/676 E., 2023/198 K
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
395 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozmaya uyularak, yapılan yargılama sonucunda, İstanbul
31. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 53 üncü ve 58 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; suçu kabul etmediğine, üzerinden 12 yıl geçtiğine, cezaya itiraz ettiğine, kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
suç tarihinden itibaren temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar, denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 26.12.2013 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle Mahkemenin tensip tarihi olan 06.01.2015 tarihleri arasında duran 1 yıl 11 gün süre eklendiğinde, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından; sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.