Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/3163 E. , 2025/5452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : 1. Eskişehir 5.Asliye Ceza Mahkemesi 2. Kırıkkale 5.Asliye Ceza Mahkemesi 3. Kırıkkale 6.Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 1. 2017/1112 E., 2018/418 K. 2. 2017/687 E., 2019/130 K. 3. 2020/311 E., 2020/390 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/3163 E. , 2025/5452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : 1. Eskişehir 5.Asliye Ceza Mahkemesi 2. Kırıkkale 5.Asliye Ceza Mahkemesi 3. Kırıkkale 6.Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 1. 2017/1112 E., 2018/418 K. 2. 2017/687 E., 2019/130 K. 3. 2020/311 E., 2020/390 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Mahkûmiyet 2. Mahkûmiyet 3. Durma KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 25.12.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 192/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 30.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 06.01.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.01.2024 tarihli ve 2021/3857 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB - 2024/9083 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB - 2024/9083 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli ve 2017/1112 esas, 2018/418 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 10.08.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurmak suçundan dolayı Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.01.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetim süresi içinde 26.01.2017 tarihinde aynı nev'îden suç işlemesi nedeniyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2017 tarihli ve 2016/34662 soruşturma, 2017/8298 esas, 2017/6557 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli ve 2017/1112 esas, 2018/418 sayılı kararı ile adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de, Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, Somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 2-Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2017/687 esas, 2019/130 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Adı geçen sanığın, 27.11.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin olarak yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2017 tarihli ve 2017/12885 soruşturma, 2017/3258 esas, 2017/2713 sayılı iddianamesiyle kamu davası açılmasını müteakip, yapılan yargılama sonunda, Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2017/687 esas, 2019/130 sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan mahkûmiyet kararının kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." hükmüne yer verildiği, Somut olayda, sanık hakkında, 10.08.2016 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 05.01.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararının 1 nolu gerekçemizde belirtildiği üzere usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığından şüphelinin yanıltılması nedeniyle kesinleşmediği ve anılan kararın yukarıda yazılan gerekçelerle kanun yararına bozulması hâlinde kamu davasının durmasına karar verileceği, sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma veya bulundurma suçuna ilişkin usulüne uygun verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmayacağı, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkacağı, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 3-Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli ve 2020/311 esas, 2020/390 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; a-Dosya kapsamına göre; Adı geçen sanığın, 20.09.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin olarak yapılan soruşturma sonunda, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2020 tarihli ve 2020/8558 soruşturma, 2020/2669 esas, 2020/2158 sayılı iddianamesi ile şüpheli hakkında 03.01.2017 tarihli uyuşturucu kullanma eylemi dolayısıyla Beylikova Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/22 esas sırasına kayden kamu davası açıldığından bahisle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden kamu davası açılmasını müteakip, yapılan yargılama sonunda, Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.01.2021 tarihli ve 2020/311 esas, 2020/390 sayılı kararı ile sanık hakkında daha önceden aynı suçtan yargılandığı ve kamu davasının açılmasının ertelenmesine konu eyleminden ötürü Beylikova Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesine konu ihlal eyleminden ötürü beraat kararı verilmesi sebebiyle kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, Sanık hakkında, inceleme konusu dosyadaki suç tarihinden önce 10.08.2016 tarihinde işlediği aynı nitelikteki suç nedeniyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.01.2017 tarihli ve 2016/34662 soruşturma, 2017/22 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve erteleme süresi içinde 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, sanığın aynı neviden suçu tekrar işlediğinden bahisle infaz kayıtlarının kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2017 tarihli ve 2016/34662 soruşturma, 2017/8298 esas ve 2017/6557 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli ve 2017/1112 esas, 2018/418 sayılı kararı ile adı geçen sanığın 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Anılan erteleme kararının 1 nolu gerekçemizde belirtildiği üzere usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığından şüphelinin yanıltılması nedeniyle kesinleşmediği ve anılan kararın yukarıda yazılan gerekçelerle kanun yararına bozulması hâlinde kamu davasının durmasına karar verileceği, sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma veya bulundurma suçuna ilişkin usulüne uygun verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmayacağı, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkacağı, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hatalı gerekçe ile durma kararı verilmesinde, b-Kabule göre ise; 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin 2. fıkrasında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği belirtildiği ancak 5. fıkrasında, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." 6. fıkrasında ise ''Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.'' şeklinde düzenlemelerin yer alması ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise "... soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlemeler karşısında, Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/1112 esas sayılı dosyasında suç tarihinin 10.08.2016, iddianame tarihinin ise 08.10.2017 olduğu, kanun yararına bozma talebine konu olan yargılama konusu suçun ise sanık hakkındaki ilk iddianamenin tanzim tarihinden sonra 20.09.2020 tarihinde işlenmiş olduğu, bu haliyle ilk eylem sebebiyle düzenlenmiş olan iddianame tanzimi ile hukuki kesinti gerçekleşmiş olduğundan kanun yararına bozma talebine konu Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli ve 2020/311 esas sayılı dosyasındaki suçun, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu olacağı cihetle, sanık hakkında açılan davaya devam olunarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/1112 Esas ve 2018/418 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 10.08.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2017 tarihli ve 2016/34662 Soruşturma, 2017/22 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın şüpheliye 20.01.2017 tarihinde usulûne uygun şekilde tebliğ edildiği, 2. Şüphelinin 26.01.2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2017 tarihli ve 2016/34662 Soruşturma, 2017/8298 Esas, 2017/6557 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.05.2018 tarihli ve 2017/1112 Esas, 2018/418 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/687 Esas ve 2019/130 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 27.11.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2017 tarihli ve 2017/12885 Soruşturma, 2017/3258 Esas, 2017/2713 sayılı iddianamesi ile Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesine, TCK'nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Kırıkkale 5 Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 02.04.2019 tarihli ve 2017/687 Esas, 2019/130 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1, 192/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/311 Esas ve 2020/390 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 20.09.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2020 tarihli ve 2020/8558 Soruşturma, 2020/2669 Esas, 2020/2158 sayılı iddianamesi ile Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesine, TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede, şüpheli hakkında daha önceden kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlal nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Beylikova Asliye Ceza Mahkemesine 26.12.2017 tarihinde 2018/22 Esas sayılı kamu davasının açıldığı hususunun belirtildiği, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 29.12.2020 tarihli ve 2020/311 Esas, 2020/390 Karar sayılı kararı ile, Beylikova Asliye Ceza Mahkemesince beraat kararı verildiği, kararın istinaf incelemesinde olduğu, henüz kesinleşmediği, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi gerektiği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Beylikova Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2018 tarihli ve 2018/22 Esas, 2018/413 Karar sayılı kararının incelenmesinde; Sanığın 03.01.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Beylikova Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/60 Soruşturma, 2017/3 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 15.06.2017 tarihinde kesinleştiği, ihlâl üzerine 02.01.2018 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, Beylikova Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2018 tarihli ve 2018/22 Esas, 2018/413 Karar sayılı kararı ile, sanığın beraatine karar verildiği, Cumhuriyet savcısının kararı istinaf ettiği, beraat kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 22.06.2021 tarihli kararı ile kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; 1. Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli ve 2017/1112 Esas, 2018/418 Karar sayılı kararı yönünden; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.01.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla kararın ihlâlinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırıdır. 2. Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2017/687 Esas, 2019/130 Karar sayılı kararı yönünden ; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." hükmüne yer verildiği, Somut olayda, sanık hakkında, 10.08.2016 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 05.01.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararında yukarıda belirtildiği üzere usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, şüphelinin yanıltılması nedeniyle kararın kesinleşmediği, Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği, bu nedenle TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan işbu kamu davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği, doğrudan açılan davanın dayanaksız kaldığı anlaşılmakla, mahkemesince, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırıdır. 3. Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli ve 2020/311 Esas, 2020/390 Karar sayılı kararı yönünden; Sanığın, 20.09.2020 tarihli eylemi nedeniyle, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2020 tarihli iddianamesi ile, daha önce hakkında Beylikova Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/22 Esas sayılı kamu davası açıldığından 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden doğrudan kamu davası açılmasını takiben, yapılan yargılama sonunda, Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli kararı ile, Beylikova Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de, Sanık hakkında, 10.08.2016 tarihinde işlediği aynı nitelikteki suç nedeniyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.01.2017 tarihli erteleme kararının bulunduğu, ancak erteleme kararında itiraz süresi "7 gün" olarak gösterilerek şüphelinin yanıltılması nedeniyle kesinleşmediği ve Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin mahkûmiyet kararının kanun yararına bozulması hâlinde kamu davasının durmasına karar verileceği, bu nedenle TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan işbu kamu davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği, doğrudan açılan davanın dayanaksız kaldığı anlaşılmakla, mahkemesince verilen durma kararı sonuç olarak doğru olmakla birlikte gerekçesi yönünden Kanuna aykırıdır. 4. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada sonuç olarak; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir erteleme kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden; Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesi ve Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesince, davaların Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesindeki dava ile birleştirilmesi, her üç davanın birleştirilmesinden sonra, Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesince, sanığın tüm eylemlerine ilişkin olarak ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek üzere CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek Cumhuriyet Savcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararları ve hatalı gerekçe ile durma kararı verilmesi, Kanuna aykırı olup Kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli ve 2017/1112 Esas, 2018/418 Karar sayılı, Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2017/687 Esas, 2019/130 Karar sayılı, Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli ve 2020/311 Esas, 2020/390 Karar sayılı, kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.