Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/3166 E. , 2025/9496 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/143 E., 2021/404 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 523
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/3166 E. , 2025/9496 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/143 E., 2021/404 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 04.01.2024 tarihli ve 2023/22379 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve...sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Her ne kadar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/11/2015 tarihli ve 2015/101389 soruşturma, 2015/2322 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, denetim süresi içinde aynı neviden suç işlediğinden bahisle kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama neticesinde, Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/07/2021 tarihli kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup anılan maddenin 5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki, 8. fıkrasında, “Bu Kanunun; a)188'inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b)190'ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki ve 9. fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler ile; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklinde yer alan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, Sanığın evvelce 06/03/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eyleminden dolayı yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2014 tarihli ve 2014/1358 esas, 2014/364 sayılı kararıyla mahkûmiyetine, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 20/11/2014 tarihinde kesinleştiği, Sanığın incelemeye konu 11/07/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eyleminin, Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/11/2014 tarihinde kesinleşen ve zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5 yıllık denetim süresi içinde işlenmiş olması nedeniyle ihlâl olarak değerlendirilmesi gerektiği ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturmaya konu edilemeyeceği cihetle, kamu davasının düşmesine karar verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli ve 2021/143 Esas, 2021/404 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 11.07.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2015 tarihli ve 2015/101389 Soruşturma, 2015/2322 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 23.11.2015 tarihinde tebliğ edilerek 14.01.2016 tarihinde infazı için Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin 25.03.2019 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2019 tarihli ve 2015/101389 Soruşturma, 2019/34599 Esas, 2019/24704 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.07.2021 tarihli ve 2021/143 Esas, 2021/404 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2022/34 Esas, 2022/177 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında 06.03.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2014 tarihli ve 2014/18013 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2014 tarihli ve 2014/1358 Esas, 2014/364 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 20.11.2014 tarihinde kesinleştiği, 3. Sanığın denetim süresi içerisinde 11.07.2015 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan mahkûm edildiğinin kanun yararına bozma istemine konu Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2022/34 Esas, 2022/177 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Ceza Dairesinin 22.06.2023 tarihli ve 2022/992 Esas, 2023/1405 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda, sanık hakkında daha önceden 06.03.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2014 tarihli ve 2014/1358 Esas, 2014/364 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 20.11.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca kanuni zorunluluk üzerine verildiği, kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 11.07.2015 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanığın 11.07.2015 tarihli eylemini, Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 20.11.2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip Bakırköy 46.Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması, 25.03.2019 tarihli eylem yönünden ise gereği için Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Mahkemesince "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; zaten ihbarda bulunulduğu ve hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 22.06.2023 tarihli ve 2022/992 Esas, 2023/1405 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli ve 2021/143 Esas, 2021/404 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 25.03.2019 tarihli eylem yönünden gereği için Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına" şeklinde değiştirilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde karar verildi.