İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/3160 Karar: 2025/9494 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/3160 K.2025/9494

10. Ceza Dairesi 2024/3160 E. , 2025/9494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/398 E., 2021/553 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/3160 E. , 2025/9494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/398 E., 2021/553 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/3160 E. , 2025/9494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/398 E., 2021/553 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 26.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.01.2024 tarihli ve 2022/34335 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve .... sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Sanığın 14/05/2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/10/2014 tarihli ve 2014/8389 soruşturma, 2014/272 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyecek ise de, sanığın aynı tarihli eylemi nedeniyle yapılan yargılamada Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2015 tarihli ve 2015/51 esas, 2015/169 sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği, ayrıntıları Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09/02/2022 tarihli ve 2021/14846 esas, 2022/1168 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5560 sayılı Kanun ile değişik Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının 6545 sayılı Kanun ile getirilen Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve aynı Kanun'un 191/3. maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, Sakarya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce de, Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2015 tarihli kararı kapsamında tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazına başlanarak sanığın kararın gereğine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle dosya kaydının kapatılarak iade edildiği gözetilerek yapılan incelemede, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 15/12/2021 tarihli ve 2021/13931 esas, 2021/13706 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Suç tarihi olan 02/06/2014 tarihi itibari ile yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, suç tarihinden sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibari ile sonuç ceza yönünden sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanmasının kanuni bir zorunluluk olduğu, bu nedenle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, gerekçe kısmında ceza belirlenirken “alt sınırdan ceza tayin edildiği” ibaresine yer verildiği de dikkate alınarak, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibari ile sanığın aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesinde yer alan ceza miktarına göre temel cezanın “2 yıl hapis” olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, kanuna aykırıdır... 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, suç tarihi olan 14/05/2014 tarihi itibari ile yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, daha sonra 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, anılan Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibari ile sonuç ceza yönünden sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğu, bu nedenle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibari ile sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesinde yer alan ceza miktarına göre temel cezanın “2 yıl hapis” olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesinde isabet görülmemiştir” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 14.05.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2014 tarihli ve 2014/8389 Soruşturma, 2014/272 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın 06.11.2014 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Sakarya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında yeniden uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2015 tarihli ve 2014/8389 Soruşturma, 2015/177 Esas, 2015/129 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Sakarya 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2015/51 Esas, 2015/169 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 191/6.maddesi yollamasıyla 191/2. maddesi uyarınca tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, tedavinin sona ermesinden sonra 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine devam olunmasına karar verildiği, kararın 20.03.2015 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, D. Sanığın yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2017 tarihli ve 2016/529 Esas, 2017/220 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 21.03.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, E. Sanığın denetim süresi içerisinde 04.08.2018 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.10.2021 tarihli ve 2021/398 Esas, 2021/553 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. Dosya kapsamına göre; 1. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, erteleme kararında, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 191/4.maddesinde belirtilen dava açma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kabule göre de; 2. Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, ihlâl nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesi gereğince kamu davası açıldığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesi uyarınca hapis cezası ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi, 3. Suç tarihi olan 14.05.2014 tarihi itibari ile yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak "iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası" olarak düzenlendiği, anılan Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibari ile sonuç ceza yönünden sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğu, bu nedenle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın191/1. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibari ile sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesinde yer alan ceza miktarına göre temel cezanın "2 yıl hapis" olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Sakarya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2021 tarihli ve 2021/398 Esas, 2021/553 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla