İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/3156 Karar: 2025/9493 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/3156 K.2025/9493

10. Ceza Dairesi 2024/3156 E. , 2025/9493 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1654 E., 2022/109 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhur

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/3156 E. , 2025/9493 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1654 E., 2022/109 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhur

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/3156 E. , 2025/9493 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1654 E., 2022/109 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 27.01.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 10.01.2024 tarihli ve 2022/22869 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve.... sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Sanığın incelemeye konu 19/01/2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/04/2019 tarihli ve 2019/20116 soruşturma, 2019/472 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin erteleme süresi içerisinde 03/11/2020 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullanması nedeniyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 11/10/2021 tarihli iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2022 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup anılan maddenin 5. fıkrasında yer alan,"Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki, 8. fıkrasında, "Bu Kanunun; a)188'inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b)190'ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki ve 9. fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler ile; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklinde yer alan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, Sanık hakkında aynı nevi suçtan inceleme dışı 27/04/2014 tarihli eylemi nedeni ile açılan kamu davasının Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/10/2014 tarihli ve 2014/413 esas, 2014/202 sayılı kararı ile suç vasfının uyuşturucu ticareti suçunu oluşturduğundan bahisle görevsizliğine karar verilmesini müteakip, yapılan yargılama sonucunda Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/01/2015 tarihli ve 2014/250 esas, 2015/5 sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesini müteakip, sanığın yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine denetimli serbestlik tedbirine uymadığından bahisle yeniden yapılan yargılamada sanığın Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/02/2016 tarihli ve 2016/41 esas, 2016/51 sayılı kararı ile mahkumiyetine, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddesi nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına karar verildiği ve kararın 26/02/2016 tarihinde kesinleşmesini takiben, Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2022 tarihli ve 2021/1654 esas, 2022/109 sayılı kararı ile sanığın denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlediğinden bahisle sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması dosyasına bildirimde bulunulması üzerine sanık hakkındaki hükmün açıklanması için Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/195 esasında kayden derdest olduğu anlaşılmakla, Sanığın incelemeye konu 19/01/2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eyleminin, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/02/2016 tarihli ve 26/02/2016 tarihinde kesinleşen ve zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5 yıllık denetim süresi içinde işlenmiş olması nedeniyle ihlâl olarak değerlendirilmesi gerektiği ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturmaya konu edilemeyeceği cihetle, kamu davasının düşmesine karar verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/1654 Esas ve 2022/109 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 19.01.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2019 tarihli ve 2019/20116 Soruşturma, 2019/472 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 29.05.2019 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, 2. Şüphelinin 03.11.2020 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2021 tarihli ve 2019/20116 Soruşturma, 2021/13643 Esas, 2021/10777 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Kayseri 15.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.01.2022 tarihli ve 2021/1654 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Kayseri 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/41 Esas ve 2016/51 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Sanık hakkında 27.04.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 09.06.2014 tarihli ve 2014/19309 Soruşturma, 2014/6464 Esas, 2014/3330 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2014 tarihli ve 2014/413 Esas, 2014/202 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesinden sonra yapılan yargılama sonucunda, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2015 tarihli ve 2014/250 Esas, 2015/5 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 27.01.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 3. Denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanığın 16.03.2015 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının ihbar edilmesi üzerine dosyanın ele alınarak Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2016/41 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85.maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 26.02.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddede yer alan; " (2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki, TCK'nın 191/8. maddesinde yer alan "Bu Kanunun; a)188'inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b)190'ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda; Kayseri 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2016/41 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararı ile, sanığın 27.04.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 19.01.2019 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması kanuna aykırı olduğundan, sanığın, incelemeye konu 19.01.2019 tarihli eylemini, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 26.02.2016 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 19.01.2019 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek Kayseri 3.Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması, sanığın 03.11.2020 tarihli eylemi yönünden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2022 tarihli ve 2021/1654 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına", " sanığın 03.11.2020 tarihli eylemi yönünden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına" şeklinde değiştirilmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla