Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/3152 E. , 2025/9491 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARLARIN MAHKEMELER : 1. İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILAR : 1. 2016/537 E., 2016/271 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 1. 04.05.2016 - 04.06.2016 - 09.08.2016 İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belir
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/3152 E. , 2025/9491 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARLARIN MAHKEMELER : 1. İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi SAYILAR : 1. 2016/537 E., 2016/271 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma SUÇ TARİHLERİ : 1. 04.05.2016 - 04.06.2016 - 09.08.2016 İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca iki kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükümlerin, istinaf edilmeksizin 04.01.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 25.10.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 02.01.2024 tarihli ve 2023/11728 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; " İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2016 tarihli kararının kanun yararına bozma yoluyla bozulması halinde, anılan Mahkemenin 28/06/2019 tarihli ve 2016/537 esas, 2016/271 sayılı aynen infaza ilişkin ek kararının ve karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/07/2019 tarihli ve 2019/718 değişik iş sayılı kararı ile İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2016 tarihli kararının kanun yararına bozma yoluyla bozulması halinde, anılan Mahkemenin 09/07/2019 tarihli ve 2016/516 esas, 2016/689 sayılı aynen infaza ilişkin ek kararının ve karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/09/2019 tarihli ve 2019/709 değişik iş sayılı kararlarının hukuken yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 27/03/2023 tarihli ve 2022/8874 esas, 2023/2643 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlendiği 17.05.2018 tarihinden önce işlendiği ve eylemler arasında hukuki kesinti olmadığı, sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı nitelikte olduğu dikkate alınarak, eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, davaların birleştirilmesi ve sanık hakkında tek bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verilip 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle cezanın artırılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden,..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosyalar kapsamına göre; İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2016 tarihli ve 2016/537 esas sayılı dosyasının suç tarihinin 04/05/2016, iddianame düzenleme tarihinin ise 08/06/2016 olduğu, İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2016 tarihli ve 2016/516 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 24/05/2016, iddianame düzenleme tarihinin 16/06/2016 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihi olan 08/06/2016 tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/537 Esas ve 2016/271 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 04.05.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2016 tarihli ve 2016/51796 Soruşturma, 2016/19848 Esas, 2016/16444 sayılı iddianamesi ile İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, davanın 2016/537 Esasa kaydedildiği, 2. Yine; şüpheli hakkında 04.06.2016 tarihli aynı nev'i eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.08.2016 tarihli ve 2016/62135 Soruşturma, 2016/26336 Esas, 2016/21785 sayılı iddianamesi ve 09.08.2016 tarihli aynı nev'i eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2016 tarihli ve 2016/85856 Soruşturma, 2016/30448 Esas, 2016/25313 sayılı iddianamesi ile İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davalarının da İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/537 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, 3. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.11.2016 tarihli ve 2016/537 Esas, 2016/271 Karar sayılı kararı ile sanığın; 04.05.2016 ve 04.06.2016 tarihli eylemlerden TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, 09.08.2016 tarihli eylemden TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükümlerin istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/516 Esas ve 2016/689 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 24.05.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 16.06.2016 tarihli ve 2016/54114 Soruşturma, 2016/20894 Esas, 2016/17333 sayılı iddianamesi ile İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.10.2016 tarihli ve 2016/516 Esas, 2016/689 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre, İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2016 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde, anılan Mahkemenin 28.06.2019 tarihli ve 2016/537 Esas, 2016/271 Karar sayılı aynen infaza ilişkin ek kararının ve karara karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.07.2019 tarihli ve 2019/718 değişik iş sayılı kararı ile İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2016 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde, anılan Mahkemenin 09.07.2019 tarihli ve 2016/516 Esas, 2016/689 Karar sayılı aynen infaza ilişkin ek kararının ve karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.09.2019 tarihli ve 2019/703 değişik iş sayılı kararlarının hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/537 Esas sayılı dosyasındaki suçların 04.05.2016, 04.06.2016 ve 09.08.2016 tarihlerinde işlendiği, bu suçlara ilişkin iddianamelerin 08.06.2016, 17.08.2016 ve 05.10.2016 tarihlerinde düzenlendiği, İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/516 Esas sayılı dosyasındaki aynı nev'iden suçun 24.05.2016 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 16.06.2016 tarihinde düzenlendiği, bu halde; sanığın 04.05.2016, 04.06.2016 ve 24.05.2016 tarihli eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/537 Esas sayılı dosyası kapsamında yer alan 08.06.2016 tarihli iddianameden önce olması karşısında, Somut olayda, aynı nitelikteki ayrı suçlar nedeniyle farklı mahkemelere iki ayrı dava açılması üzerine, İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2016 tarihli, İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2016 tarihli kararları ile sanığın cezalandırılmasına karar verilerek ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. Sanığın, farklı tarihlerde birden fazla kez "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu işlediği anlaşıldığından, davaların birleştirilmesine karar verilerek, suçların "bir suç işleme kararının icrası kapsamında" işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak belirtilen suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılarak belirlenmesi, zincirleme suç oluşturduğunun saptanması durumunda, bunlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılmasına karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2016 tarihli ve 2016/537 Esas, 2016/271 Karar sayılı kararı ile İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2016 tarihli ve 2016/516 Esas, 2016/689 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.10.2025 tarihinde karar verildi.