Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/3171 E. , 2025/9500 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/333 E., 2020/566 K. Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. madd
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/3171 E. , 2025/9500 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/333 E., 2020/566 K. Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 02.12.2020 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.01.2024 tarihli ve 2023/17616 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç sebebiyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez yargılama konusu suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2020 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Sanık hakkında inceleme dışı 12/01/2017 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/09/2017 tarihli ve 2017/301 soruşturma, 2017/86 sayılı 5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi sebebiyle açılan kamu davası sonunda, Ödemiş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/03/2018 tarihli ve 2018/29 esas, 2018/272 sayılı kararıyla sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 16/09/2019 tarihli ve 2018/1634 esas, 2019/1493 sayılı kararı ile 12/01/2017 tarihli eyleme ilişkin olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 07/11/2017 tarihine tebliğ edildiği, ancak ihlal olarak değerlendirilen 31/10/2017 tarihli eyleminin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ tarihinden önce olması ve meydana gelen 31/10/2017 tarihli eylemin ihlal niteliğinde sayılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle durma kararı verildiği, bu durumda artık sanığın önceki suçu nedeniyle kamu davası açılmasının şartları oluşmadığı halde dava açıldığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp her iki suça ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceği anlaşılmakla, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. B. 5271 sayılı CMK'nın 263/1. maddesi "Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir." şeklinde hüküm içermektedir. C. Somut olayda; sanığın hükmün kurulduğu 24.11.2020 tarihli oturumunda, başka suçtan hükümlü olarak Ödemiş M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunması nedeniyle, mahkemece hüküm tefhim edilirken hüküm fıkrasına 5271 sayılı CMK'nın 263/1.maddesi gereğince cezaevinde bulunan sanığın hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin de yazılması ve tefhim edilmesi gerektiği halde, bu hususun hüküm fıkrasına yazılmamış olması nedeniyle yasa yolu bildirimi usulüne uygun olmadığından, inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. D. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 272. vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma istemine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,07.10.2025 tarihinde karar verildi.