Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/3315 E. , 2025/13077 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/727 E., 2023/44 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Ek ceza verilmesine yer olmadığına KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhu
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/3315 E. , 2025/13077 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/727 E., 2023/44 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Ek ceza verilmesine yer olmadığına KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece 26. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2020/1252 Esas, 2021/792 Karar sayılı kararı ile hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezası sebebiyle ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 03.02.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 10.01.2024 tarihli ve 2023/18693 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9522 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9522 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında incelemeye konu 12/06/20 18... /06/2018 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemleri nedeni açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Küçükçekmece 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/2023 tarihli ve 2021/727 esas, 2023/44 sayılı kararı ile verilen ek ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın istinaf edilmeksizin 03/02/2023 tarihinde kesinleştiği, Yine, 12/08/20 20... /11/2020 tarihli uyuşturucu kullanmak eylemleri nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 18/12/2020 tarihli ve 2020/12564 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2021 tarihli ve 2020/1252 esas, 2021/792 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine dair kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 16/05/2023 tarihli ve 2021/3616 esas, 2023/1000 sayılı kararı ile; "… yargılamaya konu 13/11/20 20... /08/2020 tarihli eylemlerin, yukarıdaki dosyadan bahisle TCK 191/6. Maddesi uyarınca davaya konu edildiği, bu eylemlerin 22/02/2021 tarihli durma kararından önce işlendiği, bu nedenle sanığın hukuki durumunun bu durma kararı ile birlikte değerlendirilmesi gerekmekle, bahsi geçen dosya getirtilip incelenerek, usulüne uygun KDAEK düzenlenmemiş ise, KDAEK düzenleninceye kadar işlenen eylemler tek suçun konusu olup, tüm eylemlerin KDAEK öncesi eylem olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, mahkemece kovuşturma şartının gerçekleşmemesinden dolayı durma kararı verilmesi, KDAEK verilmiş ve kesinleşmiş, dosyadaki eylem de bu kesinleşmeden sonra işlenmiş ise, KDAEK verilmiş ve kesinleşmiş, dosyadaki eylem de bu kesinleşmeden sonra işlenmiş ise, TCK 191/5. Maddesi kapsamında ihlal niteliğinde eylem olarak değerlendirilmesi gerekmekle, …" şeklindeki gerekçe ile bozulduğu, Sanığın 12/08/20 20... /11/2020 tarihli eylemlerinin Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/07/2018 tarihli ve 2018/31784 soruşturma, 2018/1303 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli mahiyetinde olduğu, derdest Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/647 birleştirme kararı verilerek, tek bir uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2. Kabule göre de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/03/2016 tarihli ve 2014/10-847 esas, 2016/128 karar sayılı ilâmında vurgulandığı üzere, zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece, kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği nazara alındığında, sanığın mahkumiyetine ilişkin Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2021 tarihli ve 2020/1252 esas, 2021/792 sayılı kararının kesinleşmediği gözetilmeden, anılan dosyada verilen hapis cezasının mahsubuna karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 12.06.20 18... .06.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma dosyalarının birleştirilerek, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2018 tarihli ve 2018/31784 Soruşturma, 2018/1303 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 14.07.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye 21.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği, B. Şüphelinin 20.07.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma dosyası nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılıp soruşturma dosyalarının birleştirilmesine karar verilerek bu kez 12.06.2018, 13.06.20 18... .07.2018 tarihli üç eylem Esas alınarak yeniden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2018 tarihli ve 2018/31784 Soruşturma, 2018/1919 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 07.12.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye tebliğe çıkarılmadığı, tedbirin infazı için kararın 14.12.2018 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüphelinin 21.02.2019 tarihinde başvurması üzerine tedbirin infazına başlanıldığı, C. Şüphelinin, kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2020 tarihli ve 2018/31784 Soruşturma, 2020/4305 Esas, 2020/3838 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, D. Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli ve 2020/428 Esas, 2021/269 Karar sayılı kararı ile Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvuran sanığın savunmasında belirttiği mazeretin kabulünün gerektiği gerekçesiyle kamu davasının durmasına ve sanık hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 14.07.2018 tarih, 2018/31784 Soruşturma, 2018/1303 sayılı kararının aynen ifasına karar verildiği, durma kararının 03.03.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği, E. Durma kararı üzerine, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2021 tarihli ve 2021/12531 Soruşturma, 2021/4509 Esas, 2021/4174 sayılı iddianamesi ile "Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılamanın devam ettiği esnada şüphelinin, 2020/57075 soruşturma sayılı tahkikat evrakında 13/11/2020 tarihinde yeniden uyuşturucu kullanma suçunu işlediği tespit edildiğinden, TCK 191/6 maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılması neticesinde, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1252 Esas sırasına kayden açık yargılanmaya başlandığı ve davanın halen derdest olduğu görülmüştür. Bu bağlamda; şüphelinin 2018/31784 sayılı soruşturma dosyasında 12/06/2018 tarihli eylemi nedeni ile hakkında KDAEK kararı verilmesinden sonra denetim süresi içerisinde 13/11/2020 tarihinde aynı suçu işlediği ve 5 yıllık denetim süresini ihlal ettiği" gerekçesi ile durma kararı veren mahkemeye ihbar yerine mükerrer kamu davası açıldığı, Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2021 tarihli ve 2021/505 Esas, 2021/726 Karar sayılı kararı ile açılan kamu davası ihbar kabul edilerek Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/621 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, ihbar üzerine Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/621 Esas sayılı dosyasının Küçükçekmece 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/727 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği ve yargılamaya bu dosya üzerinden devam edildiği, F. Küçükçekmece 26. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.01.2023 tarihli ve 2021/727 Esas, 2023/44 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak sanığın Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli, 2020/1252 Esas ve 2021/792 Karar sayılı kararı ile 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı böylece sonuç cezanın Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin hükmündeki sonuç cezadan 3 ay daha az olduğu gerekçesi ile neticeden ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, G. Mahsuba konu edilen Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1252 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Sanık hakkında 12.08.20 20... .11.2020 tarihli eylemleri nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Küçükçekmece 20. Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2020/1252 Esas, 2021/792 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 43. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 16.05.2023 tarihli ve 2021/3616 Esas, 2023/1000 Karar sayılı kararı ile dosyanın "Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli ve 2020/428 Esas, 2021/269 Karar" sayılı kararı ile verilen "durma" kararı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmesinin ardından dosyanın Küçükçekmece 20. Ceza Mahkemesinin 2023/647 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği ve inceleme tarihi itibariyle dosyanın derdest olduğu, Anlaşılmıştır. H. 5237 sayılı TCK'nın 191. madddesinde yer alan Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklinde düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüphelinin tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usûlüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usûl ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlâl ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesinin zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde (5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde) ilgili sulh ceza hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usûle uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usûle uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir. 5237 sayılı TCK'nın 191/6 maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usûlüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Yine Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta ve ancak bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği ve iddianame düzenlenmeden aynı nev'i suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir. İddianame düzenlendikten sonra aynı nev'i suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; Dosyalar kapsamına göre; 1. Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2020/1252 Esas, 2021/792 Karar sayılı kararının kesinleşmemiş olması nedeniyle mahsuba konu edilemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında incelemeye konu dosya kapsamında belirlenen 1 yıl 8 ay hapis cezasından 2 yıl 1 ay hapis cezasının mahsubu suretiyle ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, 2. Davanın esasını çözen "ceza verilmesine yer olmadığı" kararıyla dosyanın kesin olarak sonuçlandırılması ve yargılamanın sonlandırılmasının da kanuna aykırı olduğu, ancak sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu ceza verilmesine yer olmadığına dair karardan dolayı yeniden yargılama yapılmayacağı ve aleyhe sonuç doğmayacağı, bu durumda artık sanık hakkında incelemeye konu dosya kapsamında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesindeki kovuşturma şartının da gerçekleşmediğinin de dikkate alınması gerektiği belirlenerek yapılan incelemede; Her ne kadar sanık hakkında 12.06.20 18... .06.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen ve usȗlüne uygun şekilde kesinleşen Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli üzerine açılan kamu davasında Küçükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli ve 2020/428 Esas, 2021/269 Karar sayılı kararı ile Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvuran sanığın savunmasında belirttiği mazeretin kabulünün gerektiği gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de; inceleme dışı Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1252 Esas sayılı dosyasına konu edilen aynı nev'i suçtan 12.08.20 20... .11.2020 tarihli eylemleri nedeniyle ayrı kamu davası açılmış olması nedeniyle bu eylemlerin erteleme kararının ihlâli niteliğinde olup olmadığının ya da eylemlerin müstakil bir suç oluşturup oluşturmayacağının birlikte değerlendirilmesi için dosyaların birleştirilmesi gerektiği gözetilmeksizin sanık hakkında henüz kesinleşmeyen Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2020/1252 Esas, 2021/792 Karar sayılı kararı ile hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezası nedeniyle ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Küçükçekmece 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2023 tarihli ve 2021/727 Esas, 2023/44 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde karar verildi.