Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/3317 E. , 2025/9110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2019/100 E., 2020/605 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirti
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/3317 E. , 2025/9110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2019/100 E., 2020/605 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62. maddeleri gereğince hükmedilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının anılan Kanun’nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 3 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına karar verilidiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 01.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.01.2024 tarihli ve 2023/16548 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/16547 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/16547 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun, inceleme konusu 28/09/2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan yapılan soruşturma evresi sonunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca düzenlenen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 25/01/2019 tarihli ve 2018/184292 soruşturma, 2019/6680 esas, 2019/6680 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması neticesinde, İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesince mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 19/01/2022 tarihli ve 2021/14504 esas, 2022/616 karar sayılı ilâmında "... erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilmesi gerekecektir..." şeklinde açıklamaya yer verildiği, Adı geçen suça sürüklenen çocuğun 10/07/2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan dolayı İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 24/10/2016 tarihli ve 2016/94892 soruşturma, 2016/2310 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararı müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim sırasında yeniden uyuşturucu madde kullanması nedeni ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 05/01/2017 tarihli ve 2016/94892 soruşturma, 2017/938 esas, 2017/26 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması neticesinde İstanbul Anadolu 6. Çocuk Mahkemesinin 30/03/2017 tarihli ve 2017/23 esas, 2017/165 sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verildiği, kararın 26/07/2017 tarihinde kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, suç sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi ve anılan kararın kesinleşmesi nedeniyle, beraat kararına konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, mahkemesince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesinin 2019/100 Esas, 2020/605 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 28.09.2018 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2019 tarihli ve 2018/184292 Soruşturma, 2019/6680 Esas, 2019/449 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.11.2020 tarihli ve 2019/100 Esas, 2020/605 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62. maddeleri gereğince hükmedilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının anılan Kanun’nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 3 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Dayanak alınan İstanbul Anadolu 6. Çocuk Mahkemesinin 2017/23 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 10.07.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 24.10.2016 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun, erteleme süresi zarfında 05.12.2016 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2017 tarihli ve 2016/94892 Soruşturma, 2017/938 Esas, 2017/26 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. İstanbul Anadolu 6. Çocuk Mahkemesinin 30.03.2017 tarihli ve 2017/23 Esas, 2017/165 Karar sayılı kararı ile, 10.07.2016 tarihli eylem yönünden suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın 26.04.2017 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2-3. maddeleri uyarınca "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi/denetimli serbestlik tedbiri uygulanması" kararı verilmesini takiben, TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır. Ancak; erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilmesi gerekecektir. Somut olayda; suça sürüklenen çocuğun 10.07.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 24.10.2016 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâl edilmesi nedeniyle 05.01.2017 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, İstanbul Anadolu 6. Çocuk Mahkemesinin 30.03.2017 tarihli ve 2017/23 Esas, 2017/165 Karar sayılı kararı ile, atılı suçun sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK’nın 191/6.maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında; 16.06.2016 tarihli aynı nev'i eylemi nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 24.10.2023 tarihli ve 2023/235345 Soruşturma, 2023/6852 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği yine 24.03.2017 tarihli aynı nev'i eylemi nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.07.2023 tarihli ve 2023/166375 Soruşturma, 2023/4986 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açık ve kapalı kayıtların bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, sanığın eylemlerinin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul Anadolu 3. Çocuk Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli ve 2019/100 Esas, 2020/605 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.