İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/4167 Karar: 2025/10292 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4167 K.2025/10292

10. Ceza Dairesi 2024/4167 E. , 2025/10292 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/708 E., 2022/402 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/4167 E. , 2025/10292 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/708 E., 2022/402 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/4167 E. , 2025/10292 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/708 E., 2022/402 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 28.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2023/26056 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve .... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın 20/09/2020 ve 21/09/2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 15/10/2020 ve 30/10/2020 tarihli iddianameler ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesince mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Adı geçen sanığın evvelce 26/06/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, Bursa 4. Çocuk Mahkemesinin 15/07/2015 tarihli ve 2015/62 esas, 2015/424 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 31/3 ve 50/1-a. maddeleri gereğince 4.800,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/11268 esas, 2021/373 karar sayılı ilamı ile bozularak, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verildiği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada kamu davasının düşmesine karar verilmesi ve düşme kararının kesinleşmesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/708 Esas ve 2022/402 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 21.09.2020 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2020 tarihli ve 2020/73827 Soruşturma, 2020/25452 Esas, 2020/18111 sayılı iddianamesi ile Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, davanın 2020/708 esasa kaydedildiği, 2. Yine şüpheli hakkında, 20.09.2020 tarihli aynı nev'i eylemi nedeniyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2020 tarihli ve 2020/72829 Soruşturma, 2020/27215 Esas, 2020/19370 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2020 tarihli ve 2020/738 Esas, 2020/510 Karar sayılı birleştirme kararı ile, Mahkemenin 2020/708 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.04.2022 tarihli ve 2020/708 Esas, 2022/402 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Dayanak alınan Bursa 4. Çocuk Mahkemesinin 15.07.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/424 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 26.06.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2014 tarihli kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 2. Şüphelinin 19.09.2014 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2015 tarihli ve 2014/4501 Soruşturma, 2015/186 Esas, 2015/173 sayılı iddianamesi ile Bursa 4. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 4. Çocuk Mahkemesinin 15.07.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/424 Karar sayılı kararı ile sanığın TCK'nın 191/1, 31/3, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 4.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin temyiz kanun yoluna başvurduğu, 4. Dairemizin 14.01.2021 tarihli ve 2020/11268 Esas, 2021/373 Karar sayılı kararı ile, hükmün verildiği 15.07.2015 ile temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımı süresi dolduğundan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2-3. maddeleri uyarınca "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi/denetimli serbestlik tedbiri uygulanması" kararı verilmesini takiben, TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır. Ancak; erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında davanın düşmesine karar verilmesi ve düşme kararının kesinleşmesi halinde, düşme kararına konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilmesi gerekecektir. Somut olayda; şüphelinin 26.06.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 31.07.2014 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmesi nedeniyle 02.02.2015 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Bursa 4. Çocuk Mahkemesinin 15.07.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/424 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün, Dairemizin 14.01.2021 tarihli ve 2020/11268 Esas, 2021/373 Karar sayılı kararı ile bozulmasına ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, düşme kararı verilmesi nedeniyle, düşme kararına konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında; 26.06.2020 tarihli eylemi nedeniyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.05.2023 tarihli ve 2023/23753 Soruşturma, 2023/785 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açık ve kapalı kayıtların bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve TCK'nın 61.maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, sanığın eylemlerinin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bursa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve 2020/708 Esas, 2022/402 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla