Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/4180 E. , 2025/10298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2022/334 E., 2023/43 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/4180 E. , 2025/10298 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2022/334 E., 2023/43 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/2, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.03.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/11345 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, adı geçen suça sürüklenen çocuk hakkında 24/11/2018, 10/12/2018, 08/01/20 19... /02/2019 tarihli eylemleri sebebiyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/07/2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, 10/09/2019 tarihinde tebliğ edilerek kesinleşmesini müteakip, 16/09/2020 tarihinde aynı nev'i suçu işlemesi üzerine açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesince zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/11/2023 tarihli ve 2023/14153 esas, 2023/9363 karar sayılı ilamında, "...kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen tüm eylemlerin, erteleme kararına konu edilip edilmediğine bakılmaksızın tek suç oluşturduğu, ancak yapılan yargılama sonucunda temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütlere ve 3 üncü maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine uygun olarak alt sınırdan uzaklaşılmasının mahkemenin takdirinde olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlal sebebi olduğu, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği,..." şeklinde belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç; bu aşamadan sonra ilk kullanma/bulundurma eyleminin ihlal; iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen kullanma/bulundurma şeklindeki birden fazla eylemin ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun 16/09/2020 tarihli eyleminin ihlal mahiyetinde olduğu ve tek başına zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilemeyeceği cihetle, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 24.11.2018, 10.12.2018, 08.01.20 19... .02.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 24.07.2019 tarihli ve 2019/37923 Soruşturma, 2019/4228 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca üç yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 10.09.2019 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 18.10.2019 tarihinde Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin 16.09.2020 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının tarihsiz ve 2019/37923 Soruşturma, 2021/29166 Esas, 2021/818 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 02.02.2023 tarihli ve 2022/334 Esas, 2023/43 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/2, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre, sanık hakkında verilen 24.07.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 10.09.2019 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleşmesini takiben, sanığın 16.09.2020 tarihinde aynı nev'i suçu işlemesi nedeniyle hakkında kamu davası açıldığı, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, 16.09.2020 tarihli eylemin erteleme kararının ihlâli niteliğinde olup ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen tüm eylemlerin tek suç oluşturduğu, ancak yapılan yargılama sonucunda temel ceza belirlenirken 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütlere ve 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine uygun olarak alt sınırdan uzaklaşılmasının mahkemenin takdirinde olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlal sebebi olduğu, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edildiğinden; sanığın zincirleme suç teşkil eden herhangi bir eyleminin bulunmadığı gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. E. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendinde yer alan, "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklindeki düzenleme uyarınca hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi gerekmekte ise de; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen tüm eylemlerin tek suç oluşturduğu, ancak yapılan yargılama sonucunda temel ceza belirlenirken 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütlere ve 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine uygun olarak alt sınırdan uzaklaşılmasının ve cezasının TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenip ertelenmemesinin mahkemenin takdirinde olduğu, bu nedenle, sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkı da gözetilmek suretiyle Mahkemesince değerlendirilmesinin uygun olacağı düşünüldüğünden Dairemizce hüküm kurulmamıştır. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 02.02.2023 tarihli ve 2022/334 Esas, 2023/43 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.10.2025 tarihinde karar verildi.