Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/4193 E. , 2025/10305 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/708 E., 2018/127 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/4193 E. , 2025/10305 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/708 E., 2018/127 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 12.03.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/27002 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/34650 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/34650 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Sanığın, inceleme dışı 31/12/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/02/2016 tarihli ve 2016/1385 soruşturma, 2016/25 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, sanığın tedavi ve denetim yükümlülüklerini yerine getirmemekte ısrar etmesi nedeniyle, açılan kamu davası neticesinde sanığın mahkumiyetine, 52371 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2017 tarihli ve 2017/170 esas, 2017/527 sayılı kararının 06/10/2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 31/10/2018 tarihinde kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkumiyetine ilişkin Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2021 tarihli ve 2021/163 esas, 2021/246 sayılı kararının, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 30/11/2022 tarihli ve 2021/1709 esas, 2022/1953 sayılı kararıyla sanık hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını müteakip, denetimli serbestlik müdürlüğünce çıkartılan çağrı yazısı ve uyarı yazılarına dair tebligatların doğrudan sanığın adres kayıt sisteminde yer alan adresine tebliğ edilmesi nedeniyle ısrar koşulunun gerçekleşmediği, dolayısıyla sanık hakkındaki kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulduğu ve inceleme dışı 31/12/2015 tarihinde işlediği suçtan dolayı sanık hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının devam ettiği anlaşılmakla, Evvelce açılan kamu davası sonunda sanık hakkında kamu davasının durmasına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle bozulması sebebiyle, sanığın inceleme konusu 17/10/2017 tarihli eyleminin, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/02/2016 tarihli ve 2016/1385 soruşturma, 2016/25 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olduğu ve ayrı bir soruşturma veya kovuşturma konusu yapılamayacağı gözetilerek bu eyleme konu suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/708 Esas ve 2018/127 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 17.10.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2017 tarihli ve 2017/10748 Soruşturma, 2017/3539 Esas, 2017/2408 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce şüpheli hakkında Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesine 2017/170 Esas sayılı kamu davası açıldığından yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Yapılan yargılama sonucunda Çanakkale 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.02.2018 tarihli ve 2017/708 Esas, 2018/127 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Dayanak Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2021/163 Esas, 2021/246 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında 31.12.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2016 tarihli ve 2016/1385 Soruşturma, 2016/25 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2017 tarihli ve 2016/1385 Soruşturma, 2017/802 Esas, 2017/602 sayılı iddianamesi ile Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Çanakkale 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2017 tarihli ve 2017/170 Esas, 2017/527 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasna, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 06.10.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içerisinde 31.10.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2021 tarihli ve 2021/163 Esas, 2021/246 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık ve müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurduğu, 5. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 30.11.2022 tarihli ve 2021/1709 Esas, 2022/1953 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. Dosya kapsamına göre; Sanık hakkında önceden işlemiş olduğu 31.12.2015 tarihli aynı nev'iden suç nedeniyle Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinde açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 17.10.2017 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ise de; dayanak dosyada, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan anılan durma kararından sonra Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2025 tarihli ve 2025/1152 Soruşturma, 2025/146 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli ve 2017/708 Esas, 2018/127 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.10.2025 tarihinde karar verildi.