İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/4211 Karar: 2025/10309 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4211 K.2025/10309

10. Ceza Dairesi 2024/4211 E. , 2025/10309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/664 E., 2016/21 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/4211 E. , 2025/10309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/664 E., 2016/21 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/4211 E. , 2025/10309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/664 E., 2016/21 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1.maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Knaun'un 51.maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 01.02.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2023/29813 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/31983 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/31983 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Erteli hapis cezasının aynen infazına dair Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2019 tarihli ve 2015/664 esas, 2016/21 sayılı ek kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilmekle; Dosya aslının, Malatya ilinde meydana gelen depremden dolayı adliye binasının ağır hasarlı olması nedeniyle gönderilemediğinden onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; Suç tarihi ile şüphelinin denetimli serbestlik tedbirinin uygulandığı süreçte yürürlükte olan Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44/3. maddesinde; "Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde iki defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde ikinci ihlalin tespit edilmesi halinde ise infaza son verilerek kayıtlar kapatılır." şeklinde belirtildiği üzere, şüphelinin yükümlülüklere uymamakta ısrar şartının gerçekleşmesi için yükümlülüğün iki defa ihlâl edilmesi gerektiği, denetim dosyasının kapatılması için ise yükümlülüğün ilk ihlâli sonrasında uyarı tebliğinin yapılmasını müteakip ikinci ihlâlin gerçekleşmesi gerektiği nazara alındığında; Somut olayda, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye 24/02/2015 tarihinde tebliğ edilerek infazına başlanıldığı, denetimli serbestlik tedbiri kapsamında Malatya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 15/09/2015 tarihli ve 2015/2212 DS sayılı yazısıyla 10 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiğine dair çağrı yazısının şüpheliye 07/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin yasal süresi içerisinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmadığı gerekçesiyle anılan Müdürlüğün 28/10/2015 tarihli ve 2015/2212 İİDK sayılı kararıyla denetimli serbestlik dosyası kapatılarak Mahkemesine ihbarda bulunulmuş ise de, sanığın fiilinin ısrar olarak değerlendirilebilmesi için en az iki kez ihtar yapılmış olması ve sanığın usulüne uygun iki haklı ihtara rağmen davete icabet etmemesi veya başka herhangi bir şekilde haberdar olmasına rağmen ısrarla denetime uymaması gerektiği, bu kapsamda çağrı yazısının tebliğine rağmen gelmeyen sanığa uyarı yazısı tebliğ edilmeksizin denetimli serbestlik dosyası kapatıldığından ısrar şartının oluşmadığı cihetle, Mahkemesince tebligat işlemlerinin tamamlanabilmesi amacıyla durma kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 31.12.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2015 tarihli ve 2015/1915 Soruşturma, 2015/45 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasın, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu, mercii ve itiraz süresinin gösterildiği, ancak sürenin başlangıcının gösterilmediği, kararın şüpheliye 24.02.2015 tarihinde usulûne uygun şekilde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Malatya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Malatya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 15.09.2015 tarihli ve 2015/2212 DS sayılı çağrı yazısının 07.10.2015 tarihinde şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 28.10.2015 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, C. Şüphelinin müdürlüğe başvurmaması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2015 tarihli ve 2015/1915 Soruşturma, 2015/6284 Esas, 2015/5153 sayılı iddianamesi ile Malatya 3.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Yapılan yargılama sonucunda, Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.01.2016 tarihli ve 2015/664 Esas, 2016/21 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62.maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51.maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, E. Sanığın denetim süresi içerisinde 13.02.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Malatya 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2019 tarihli ve 2015/664 Esas, 2016/21 Karar sayılı ek kararı ile, erteli 10 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, Anlaşılmıştır. F. Erteli hapis cezasının aynen infazına dair Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2019 tarihli ve 2015/664 Esas, 2016/21 Karar sayılı ek kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek dosya aslının, Malatya ilinde meydana gelen depremden dolayı adliye binasının ağır hasarlı olması nedeniyle gönderilemediğinden onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; 1. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda karara karşı itiraz kanun yolunun gösterildiği, ancak itiraz süresinin başlangıcının gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararında itiraz süresinin başlangıcının gösterilmemesi nedeniyle kararın usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, 2. 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, fakat 10.11.2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında; Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra denetimli serbestlik tedbirinin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan çağrı yazısının usulüne uygun tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe başvurmaması halinde, uyarılı ikinci çağrı yazısının tebliğe çıkarılacağı, ikinci tebligatın usulüne uygun yapılması ve şüphelinin müdürlüğe başvurmaması üzerine infaz dosyasının kapatılacağı, bu durumda ısrar şartının gerçekleşmiş olacağı, Somut olayda, sanığın fiilinin ısrar olarak değerlendirilebilmesi için en az iki kez ihtar yapılmış olması ve sanığın usulüne uygun iki haklı ihtara rağmen davete icabet etmemesi veya başka herhangi bir şekilde haberdar olmasına rağmen ısrarla denetime uymaması gerektiği, bu kapsamda çağrı yazısının tebliğine rağmen gelmeyen sanığa uyarı yazısı tebliğ edilmeksizin denetimli serbestlik dosyası kapatıldığından ısrar şartının oluşmadığı, Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173.maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 3. Kabule göre de; 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak "iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası" olarak düzenlendiği, suç tarihi olan 31.12.2014 tarihi itibariyle yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca cezanın belirlenmesi gerektiği dikkate alındığında, temel cezanın "1 yıl hapis" olarak belirlenmesi suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi de Kanun'a aykırıdır. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2016 tarihli ve 2015/664 Esas, 2016/21 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla