Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/4244 E. , 2025/9922 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/591 E., 2023/1 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma s
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/4244 E. , 2025/9922 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/591 E., 2023/1 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 62. ve 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi gereğince 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/22646 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1- Her ne kadar, İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/12/2016 tarihli kararı ile, sanık hakkında daha önce denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olması nedeniyle, 28/06/2014 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 18/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, 28/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Kanun ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, sanık hakkında daha önce İzmir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 25/12/2009 tarihli kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi karşısında, 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. madde kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesinde, 2- 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin duracağı ve yeni suçun işlenmesi ile birlikte yeniden işlemeye devam edeceği, somut olayda sanığın 27/07/2009 tarihinde işlemiş olduğu yüklenen suça ilişkin olarak 05/12/2011 ve 09/12/2016 tarihli olmak üzere iki adet hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmiş olduğu nazara alındığında, 05/12/2011 tarihli ilk hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 13/12/2011 tarihi ile yeni suçun işlendiği 04/06/2012 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin durup, yeni suçun işlendiği 04/06/2012 tarihinden itibaren işlemeye devam edeceği kabul edildiğinde somut olayda 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 02/01/2023 tarihinden önce dolduğu, Öte yandan, 09/12/2016 tarihli ikinci hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06/02/2017 tarihi ile yeni suçun işlendiği 22/07/2018 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin durup, yeni suçun işlendiği 22/07/2018 tarihinden itibaren işlemeye devam edeceği kabul edildiğinde ise, bu kez de 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin 02/01/2023 tarihinden önce dolduğundan bahisle 5271 sayılı Kanun'un 223/8 maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 02.01.2023 tarihli ve 2021/591 Esas, 2023/1 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 27.07.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2009 tarihli ve 2009/84260 Soruşturma, 2009/43392 Esas, 2009/14286 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 2. İzmir (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.12.2009 tarihli ve 2009/1311 Esas, 2009/2292 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 27.01.2010 tarihinde kesinleştiği, 3. Yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, 15.06.2011 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek yapılan yargılama sonucunda İzmir (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 05.12.2011 tarihli ve 2011/930 Esas, 2011/1944 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. ve 8. maddeleri uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 13.12.2011 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 4. Sanığın denetim süresi içinde 04.06.2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2016 tarihli ve 2015/58 Esas, 2016/1020 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve koşulları bulunmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 191. ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 5. Sanığın denetim süresi içinde 22.07.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda, İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/144 Esas, 2021/54 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1., 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna hükmedildiği, 6. Kararın istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 09.07.2021 tarihli ve 2021/1881 Esas, 2021/1896 Karar sayılı kararı ile, sanığın hukuki durumunun basit yargılama usulü yönünden yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, 7. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 02.01.2023 tarihli ve 2021/591 Esas, 2023/1 Karar sayılı kararı ile, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1., 62. ve 53. maddeleri ile basit yargılama usûlü uygulanarak 5271 sayılı CMK'nın 251/3-son cümlesi gereği, 7 ay 15 gün hapis cezası cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli, TCK’nın 67/4. maddesi gereğince de 12 yıl kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alındığında; Sanığın atılı suçu 27.07.2009 tarihinde işlediği, İzmir (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 05.12.2011 tarihli ve 2011/930 Esas, 2011/1944 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 13.12.2011 tarihinde zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 04.06.2012 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle duran zamanaşımı süresinin 04.06.2012 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2016 tarihli ve 2015/58 Esas, 2016/1020 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.02.2017 tarihinde zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 22.07.2018 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle duran zamanaşımı süresinin 22.07.2018 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, zamanaşımını kesen ve durduran sürelerin hesaplanması sonucunda, duran süre eklendiğinde de, zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 28.09.2009 tarihli iddianame uyarınca sanığın ilk savunmasının alındığı 05.12.2011 tarihinden, kanun yararına bozma istemine konu hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 02.01.2023 tarihine kadar geçen sürede, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. E. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.01.2023 tarihli ve 2021/591 Esas, 2023/1 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.