Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/4265 E. , 2025/9928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi SAYISI: 2021/264 E., 2022/246 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/4265 E. , 2025/9928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi SAYISI: 2021/264 E., 2022/246 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 17.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/11351 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/34704 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24/01/2017 tarihli ve 2022/10224 esas, 2023/4563 karar sayılı ilamında "5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılması şartının gerçekleşmediği, durma kararının kesinleşmesinden sonra, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2021 tarihli ve 2021/142882 soruşturma, 2021/5591 sayılı kararı ile, 19.06.2014 ve 01.01.2015 tarihli eylemlere ilişkin olarak yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, inceleme konusu dosyadaki suç tarihinin 06.05.2016 olup 04.11.2021 tarihli erteleme kararından önce olduğu dikkate alındığında, bu durumda artık 06.05.2016 tarihli eylemin 04.11.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içinde eriyeceği, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak kabul edilmesi gerektiği, 06.05.2016 tarihli eylemin, ileride ihlal nedeniyle erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açılması halinde mahkemesince, cezanın belirlenmesinde alt sınırdan ayrılma hususunda takdir hakkının kullanılması ile teşdit sebebi yapılabileceği anlaşıldığından, kovuşturma şartının geçekleşmemesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek karardan bir örneğinin, bilgi için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/142882 sayılı soruşturma dosyasına gönderilmesi gerektiği gözetilmeden..." şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında, Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun 09/10/2018 tarihli eylemi sebebiyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 29/01/2019 tarihli ve 2018/100322 soruşturma, 2019/168 sayılı kamu davasının açılmasının 3 yıl süre ile ertelemesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, Suça sürüklenen çocuğun 11/10/2018 tarihli eylemi nedeniyle ayrı yapılan soruşturma sonunda, erteleme kararına konu suç ile fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 03/12/2019 tarihli ve 2018/131588 soruşturma, 2019/9676 sayılı birleştirme kararı verildiği, Benzer şekilde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 22/10/2019 tarihli ve 2018/123136 soruşturma, 2019/8752 sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuğun 14/11/2018 tarihli eylemi sebebiyle ayrı yürütülen soruşturmanın, erteleme kararına konu suç ile aralarındaki fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle erteleme dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiği, Erteleme kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim yükümlülüklerine aykırı davranmakta ısrar ettiğinden bahisle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 10/08/2021 tarihli iddianamesiyle anılan tüm bu eylemler nedeniyle açılan kamu davası sonucunda, Mahkemesince zincirleme suç hükümleri uyarınca suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; İnceleme konusu dosyadaki 09/10/2018, 11/10/2018 ve 14/11/2018 tarihli eylemlerin, 29/01/2019 tarihli erteleme kararının içerisinde eriyeceği, cezanın belirlenmesinde alt sınırdan ayrılma hususunda takdir hakkının kullanılması ile teşdit sebebi yapılabileceği gözetilmeden, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 09.10.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2019 tarihli ve 2018/100322 Soruşturma, 2019/168 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca üç yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, erteleme kararının suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmesine rağmen müdafiine tebliğe çıkarılmadığı, 11.10.2018 ve 14.11.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturma dosyalarının da birleştirilmesine karar verildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 10.08.2021 tarihli ve 2018/100322 Soruşturma, 2021/24402 Esas, 2021/695 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.05.2022 tarihli ve 2021/264 Esas, 2022/246 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 ay hapis cezasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Dosya kapsamına göre; 09.10.2018 tarihli eylemi nedeniyle verilen 29.01.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, müdafiine tebliğ yapılmadığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara yaşı küçük şüphelinin ve dolayısıyla şüpheliye soruşturma aşamasında 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafiinin de itiraz hakkının bulunduğu, itiraz hakkının kullanılabilmesi için yaşı küçük şüpheliyi "temsilen" zorunlu müdafiine de ilgili kararın tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheli ve müdafiine usûlüne uygun tebliğ yapılmadığı için erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle yükümlülük ihlâlinden ve 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesine konu edilen erteleme kararı verilmesinden önce işlenen ve soruşturma dosyası birleştirilen 11.10.2018 ve 14.11.2018 tarihli eylemler yönünden 5271 sayılı CMK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açma koşulu da sağlanmadığından zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve 2021/264 Esas, 2022/246 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.10.2025 tarihinde karar verildi.