Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/4270 E. , 2025/9929 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/571 E., 2022/806 K. Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/4270 E. , 2025/9929 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/571 E., 2022/806 K. Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 17.01.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 2023/19253 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli ve KYB-2024/30950 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.04.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; sanığın inceleme konusu 08/07/2022 tarihli eyleminden dolayı hakkında düzenlenen Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 01/09/2022 tarihli ve 2022/9499 soruşturma, 2022/3162 esas, 2022/2713 sayılı iddianamesi ile aynı suçtan sanık hakkında evvelce kamu davası açıldığı gerekçesiyle yeni bir erteleme kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılmasını müteakip, yapılan yargılama sonunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Adı geçen sanığın evvelce işlediği 01/01/2018 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/06/2018 tarihli ve 2018/3 soruşturma, 2018/70 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar etmesi sebebiyle Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 2021/2266 esas sayılı iddianame ile kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda, Nazilli 4. Asliye Ceza (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 01/11/2022 tarihli ve 2021/694 esas, 2022/842 sayılı kararı ile sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına karar verildiği ve anılan kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, Yine, sanığın 21/09/2022 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 29/09/2022 tarihli ve 2022/3521 esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2022 tarihli ve 2022/1254 esas, 2022/1584 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesini müteakip, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 16/06/2023 tarihli ve 2022/3233 esas, 2023/2120 sayılı kararı ile Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/06/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmemesi nedeniyle hükümsüz hale gelmesini takiben, Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 23/03/2023 tarihinde yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, bu itibarla sanık hakkında istinafa konu eylem bakımından kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle hükmün bozularak inceleme konusu dosyaya kanun yararına bozma yönünden ihbarda bulunulduğu nazara alındığında, Somut olayda, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 16/06/2023 tarihli kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında incelemeye konu kamu davasının açılmasına dayanak teşkil eden kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair 22/06/2018 tarihli kararın usulüne uygun kesinleşmemesi ve incelemeye konu Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 22/11/2022 tarihli karar verilmeden evvel Nazilli 4. Asliye Ceza (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 01/11/2022 tarihli kararı ile anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usulüne uygun kesinleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, inceleme konusu 08/07/2022 tarihli eylem yönünden kovuşturma şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak, anılan hususun bekletici mesele yapılıp açılan kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılama devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 08.07.2022 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2022 tarihli ve 2022/9499 Soruşturma, 2022/3162 Esas, 2022/2713 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, B. Yapılan yargılama sonucunda; Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.11.2022 tarihli ve 2022/571 Esas, 2022/806 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, C. Dayanak Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/694 Esas sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden incelenmesinde; Şüpheli hakkında 01.01.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2017 tarihli ve 2018/3 Soruşturma, 2018/70 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlâli üzerine erteleme kararının kaldırılarak Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2021 tarihli ve 2010/6104 Soruşturma, 2021/2266 Esas, 2021/1869 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Nazilli 4. Asliye Ceza (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve 2021/694 Esas, 2022/842 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmediği gerekçesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 28.12.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, aynı Kanun'un 191/4. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasından sonra, yani yükümlünün, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumlarının gerçekleşmesi hâlinde, tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilemeyeceği ve doğrudan kamu davası açılabileceği, ancak, anılan Kanun'un 191/4. maddesine göre açılan her davanın kendi somut olayı içerisindeki değerlendirmede, ısrar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği veya kullanmak amacıyla satın alma, kabul etme, bulundurma ya da kullanma eylemlerinin sübut bulup bulmadığı, yükümlü sanık hakkında herhangi bir cezasızlık sebebinin bulunup bulunmadığının yapılacak yargılamanın sonucuna göre açıklığa kavuşacağı, dolayısıyla suçun sübutu noktasında yapılacak yargılama sonucu toplanan delillere göre beraat, cezasızlık sebebinin bulunup bulunmamasına göre de ceza verilmesine yer olmadığına veya diğer kovuşturma şartlarının bulunup bulunmamasına göre de durma veya düşme kararlarının verilebileceğinin hukuken de olsa ihtimal dâhilinde olduğu, Bu anlamda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, erteleme kararı verilmeden doğrudan açılan uyuşturucu kullanma davalarının yapılan yargılamalarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel mahiyetteki önceki eylemi nedeniyle yapılan yargılamanın sonucunun önem arz ettiği, önceki davada verilen veya verilecek her bir kararın sanığın hukukî durumunu etkileyeceği, bu durumda 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine özgü olarak açılan davalarda, sanıkların önceki eylemi nedeniyle açılan dayanak kamu davalarının safahat bilgilerinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesinin zorunluluk arz ettiği, bu bağlamda soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceği gözetildiğinde, 08.07.2022 tarihli eylemi nedeniyle Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2022 tarihli iddianamesi ile, daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; dayanak Nazilli 4. Asliye Ceza (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve 2021/694 Esas, 2022/842 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının kesinleştiği, anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, UYAP ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, Nazilli 4. Asliye Ceza (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve 2021/694 Esas, 2022/842 Karar sayılı durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılarak 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/571 Esas, 2022/806 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.10.2025 tarihinde karar verildi.