İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/4296 Karar: 2025/9937 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4296 K.2025/9937

10. Ceza Dairesi 2024/4296 E. , 2025/9937 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/857 E., 2018/869 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 15. Asliye Ceza Mahke

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/4296 E. , 2025/9937 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/857 E., 2018/869 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 15. Asliye Ceza Mahke

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/4296 E. , 2025/9937 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/857 E., 2018/869 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan suç tarihine göre lehine olan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün istinaf edilmeksizin 15.03.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2024 tarihli ve 2023/28252 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve .... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen İstanbul (Kapatılan) 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2014 tarihli ve 2014/873 esas, 2014/561 sayılı kararının, Silivri 5 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla 26/12/2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/3. maddesinde yer alan, “İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, İstanbul (Kapatılan) 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2014 tarihli kararının tebliği tarihinde cezaevinde bulunan sanığa, 5271 sayılı Kanun'un 35/3. maddesine uygun olarak “okunup anlatılmak suretiyle” tebliğ edilmesi gerekirken, “teslim edilmek” suretiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu, hükümlünün başka bir suretle karardan haberdar olduğuna ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı gibi dosya kapsamından da bu yönde bir tespit yapılamadığı cihetle, tebligat işleminin usule aykırı olması karşısında, esasen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 19.09.2010 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2010 tarihli ve 2010/26218 Soruşturma, 2010/23036 Esas, 2010/16670 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. İstanbul (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.02.2012 tarihli ve 2011/207 Esas, 2012/135 Karar sayılı kararı ile, 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 23.03.2012 tarihinde kesinleştiği, C. Yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, 18.07.2014 tarihinde tensip zaptı düzenlenerek yapılan yargılama sonucunda İstanbul Kapatılan) 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2014 tarihli ve 2014/873 Esas, 2014/561 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. ve 8. fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 05.01.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği, D. Sanığın denetim süresi içinde 06.11.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 06.12.2018 tarihli ve 2018/857 Esas, 2018/869 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihine göre lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 7201 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan "Mevkuf ve mahkûmlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder." hükmü ile Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu ve hükümlülere tebligat yapılmasını, bu kişilerin bulunduğu kurum müdürü, müdür yoksa orayı idare eden memur temin eder.(2) Bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkûm olup kendilerine kanuni temsilci atanmış olanlara ait tebligat, 19 uncu maddeye göre yapılır.(3) Tutuklu ve hükümlüye tebligat yapılamazsa tebliğ mazbatasına müdür veya memur tarafından belirtilen sebep şerh verilir.(4) Tutuklu veya hükümlünün hastanede bulunması halinde dahi tebligat, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre yapılır." ve 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesinde yer alan "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" şeklindeki ve 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir. (2) Zabıt kâtibine başvuru hâlinde, kanun yollarına başvuru beyanı veya dilekçesi ilgili deftere kaydedildikten sonra bu hususları belirten bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği verilir. (3) Kurum müdürüne başvuru hâlinde ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapılarak, tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir. Zabıt kâtibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder. (4) Zabıt kâtibi veya kurum müdürü tarafından ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapıldığı zaman kanun yolları için bu Kanunda belirlenen süreler kesilmiş sayılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, Dosya kapsamına göre; Sanığın yokluğunda verilen İstanbul (Kapatılan) 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2014 tarihli ve 2014/873 Esas, 2014/561 Karar sayılı kararı ile hükmedilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, Silivri 5 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla 26.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği, serbest olmayan sanığa tebliğ edilen kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği, kararın sanığa okunup anlatıldığına dair bir bilginin yer almaması nedeniyle tebligatın usûlsüz olduğu, dolayısıyla usûlüne uygun tebligat yapılmadığı için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı bu nedenle denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeksizin, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli ve 2018/857 Esas, 2018/869 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla