İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/4319 Karar: 2025/10058 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4319 K.2025/10058

10. Ceza Dairesi 2024/4319 E. , 2025/10058 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/858 E., 2022/358 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz ed

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/4319 E. , 2025/10058 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/858 E., 2022/358 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz ed

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/4319 E. , 2025/10058 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/858 E., 2022/358 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın 29.04.2022 tarihli temyiz dilekçesinde, temyiz nedenlerini gösterdiği anlaşıldığından, Tebliğnamedeki "temyiz isteminin reddine" ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir. Dairemizin 09.03.2020 tarihli 2019/4893 Esas ve 2020/1702 Karar sayılı bozma ilamına uyularak, Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2020 tarih, 2020/232 Esas, 2020/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kamu davasının durması ile Yargıtay ilamının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir. 01.07.2020 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirilen Durma kararınn sanığa tebliğ edildiğine dair evrakın dosyada bulunmadığı, Sanık hakkında, durma kararı üzerine, 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca ikinci kez 17.08.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği kararda kanun yolu başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilerek infaza başlanıldığı, sanığın kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranarak erteleme kararının infazını 30.08.2020 tarihinde tamamladığının bildirilmesinden sonra, sanığa "17.08.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraz süresinin hatalı gösterildiği, itiraz süresinin 15 gün olduğu" ihtarı ile 25.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği, ancak kesinleşme şerhinin dosyada bulunmadığı, Sanığın 16.06.2019 tarihinde işlemiş olduğu uyuşturucu kullanma veya kullanmak için bulundurma suçunda açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20.02.2020 tarih, 2020/29 Esas, 2020/163 Karar sayılı kararıyla mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararı itirazen inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi'nin 07.09.2021 tarih, 2020/2652 Esas, 2021/2121 Karar sayılı kararında 16.06.2019 tarihinde işlemiş olduğu suçun Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/232 Esas sayılı dosyasında verilen durma kararı kapsamında verilen erteleme kararının ihlali mahiyetinde olduğunun belirtilerek düşme kararının verildiği, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak 01.12.2021 tarihli birleştirme talepli iddianamesi ile "16.06.2019 tarihli eylemi ile 19.12.2014 tarihli kamu davasının erteleme kararı ile hakkında verilen 5 yıllık deneme süresi içerisinde yeniden aynı suçu işlediği, bu kapsamda erteleme kararını ihlal ettiği" iddiası ile kamu davası açıldığı, ancak 19.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararının kesinleşmediği, 09.03.2020 tarihli Durma kararından sonra incelemeye konu 12.10.2014 tarihli suça ilişkin olarak ikinci kez verilen 17.08.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ise ihlal sayılan 16.06.2019 tarihli eylemden sonra verildiği ve itiraz süresinin 15 gün olduğu ihtarı ile 25.09.2021 tarihinde sanığa yeniden tebliğ edildiği anlaşılarak yapılan incelemede; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesine kadar aynı suçtan işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edildiği de dikkate alınarak, Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip incelenmesi, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde davaların birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç ya da bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla