Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/4629 E. , 2025/14014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/689 E., 2021/1138 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBL
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/4629 E. , 2025/14014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/689 E., 2021/1138 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62... . maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 03.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/28720 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/36097 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/36097 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın incelemeye konu 16/04/2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Menemen Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/05/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, erteleme süresi içerisinde 05/10/2017 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığından bahisle açılan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2021 tarihli kararı ile erteleme süresi içerisinde ihlal eylemi bulunmadığından bahisle kamu davasının durmasına karar verildiği ve kararın 16/03/2021 tarihinde kesinleştiği, Sanığın aynı nev'i suçu 25/09/2020 tarihinde de işlemesi üzerine Menemen Cumhuriyet Başsavcılığınca 09/03/2021 tarihli ve 2021/1241 soruşturma, 2021/553 esas, 2021/540 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında açılan kök dosyada durma kararı verildiği ve 25/09/2020 tarihli eylemin durma kararının ihlali niteliğinde olduğu ve durma kararı verilen dosya ile birleştirme talepli olarak açılan kamu davasının yapılan yargılamasında Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2021 tarihli ve 2021/250 esas, 2021/468 sayılı kararı ile durma kararı verilen Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/343 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Ayrıca sanığın 09/03/2021 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan yapılan soruşturma neticesinde, sanık hakkında daha önce aynı suçtan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinden 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden doğrudan kamu davası açılması gerektiği ve sanığın 09/03/2021 tarihli eyleminin Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/250 esas sayılı dosyası ile zincirleme suç oluşturduğu ve birlikte değerlendirilmesi ile birleştirilmesi gerektiğinden bahisle Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının 11/06/2021 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonucunda Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2021 tarihli ve 2021/575 esas, 2021/1016 sayılı kararı ile durma kararı verilen Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/383 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği Anılan mahkeme tarafından 2021/250 esas sayılı dosyasının durma kararı verilen 2019/383 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi üzerine durma kararı verilen dosya üzerinden yeni esas alınarak yargılamanın 2021/689 esas sayılı dosyası üzerinden yapıldığı ve yargılama sonucunda Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2021 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine ve cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. Maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiş ise de, 1-Sanık hakkında Menemen Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 15/05/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ilk aşamada, sanığın kollukta verdiği ifadesi sırasında bildirdiği "... Menemen/İzmir" bilinen adresi dışında mernis adresi olarak bulunan "... Menemen/İzmir" adresine tebligat çıkarıldığı, başka bir adrese yapılan tebliğin usule uygun olmadığı yanı sıra, ikinci aşamada tebligat mazbatasında, komşusundan (D:3) sorularak şüphelinin ikametinde bulunmaması üzerine haber bırakılan komşu ismi belirtilmeksizin (D:3) 03/08/2017 tarihinde tebliğ edildiği, beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenmediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina edemeyeceği, bu haliyle sanığa yapılan tebligatın usulü ile yapılmadığı cihetle, anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği anlaşılmakla; kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Sanığın 09/03/2021 tarihli eylemine ilişkin Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/575 esas sayılı dosyasının incelemeye konu Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/689 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesine karşın, Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2021 tarihli kararında sanığın 09/03/2021 tarihinde işlediği anılan suça ilişkin bir karar verilmediği gözetilerek yargılamaya devamla davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 16.04.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının 15.05.2017 tarihli ve 2017/2035 Soruşturma, 2017/45 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 05.10.2017 tarihli eylemi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2019 tarihli ve 2017/2035 Soruşturma, 2019/846 Esas, 2019/845 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2021 tarihli ve 2019/343 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararı ile ihlâlin gerçekleşmemiş olması nedeniyle kamu davasının durmasına karar verildiği ve kararın 16.03.2021 tarihinde kesinleştiği, aynı nev'i suçtan 25.09.2020 tarihli eylemi nedeniyle Menemen Cumhuriyet Başsavcılığınca 09.03.2021 tarihli ve 2021/1241 Soruşturma, 2021/553 Esas, 2021/540 sayılı iddianamesi ile açılan kök dosyada durma kararı verildiği ve 25.09.2020 tarihli eylemin ihlâl niteliğinde olduğundan bahisle birleştirme talepli olarak açılan kamu davasının yapılan yargılamasında Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli ve 2021/250 Esas, 2021/468 Karar sayılı kararı ile durma kararı verilen Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/343 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve durma kararı verilen dosya üzerinden yeni esas alınarak yargılamanın 2021/689 Esas sayılı dosyası üzerinden yapıldığı, C. Ayrıca sanığın 09.03.2021 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan yapılan soruşturma neticesinde, sanık hakkında daha önce aynı suçtan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinden 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden doğrudan kamu davası açılması gerektiği ve sanığın 09.03.2021 tarihli eyleminin Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/250 Esas sayılı dosyası ile zincirleme suç oluşturduğu ve birlikte değerlendirilmesi ile birleştirilmesi gerektiğinden bahisle Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2021 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasına ilişkin yapılan yargılama sonucunda Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/575 Esas, 2021/1016 Karar sayılı kararı ile durma kararı verilen Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/383 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.11.2021 tarihli ve 2021/689 Esas, 2021/1138 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan,5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/575 Esas, 2021/1016 Karar sayılı birleştirme kararına konu edilen 09.03.2021 tarihli eylem nedeniyle düzenlenen Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2021 tarihli ve 2021/3304 Soruşturma, 2021/1067 Esas, 2021/1024 sayılı iddianame içeriğinde, 09.03.2021 tarihli eyleme ilişkin herhangi bir anlatım bulunmadığı anlaşıldığından, Tebliğnamedeki "09.03.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin bir karar verilmediği" şeklindeki görüşe iştirak olunmamıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/5. maddesine göre tebliğ mazbatasının "Tebliğin kime yapıldığını ve tebliğ muhatabından başkasına yapılmış ise o kimsenin adını, soyadını, adresini ve 22 nci madde gereğince tebellüğe ehil olduğu" hususunu ihtiva etmesi gerektiği, yine 7201 sayılı Kanun'nun 21. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, tebliğ yapılacak kişinin adreste bulunmaması hâlinde, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebeplerini komşu, yönetici, kapıcı vb. kişilere sorarak araştırması, tespitlerini onların beyanlarını ve imzalarını alarak tebliğ mazbatasına şerh etmesi ya da imzadan imtina etmeleri hâlinde bu durumu tebliğ mazbatasına şerh etmesi gerektiği, ayrıca Tebligat Yönetmeliği’nin 35/4. maddesine göre de tebliğ mazbatasının, tebliği çıkaran merci ve tebliğ memuru tarafından okunaklı şekilde düzenlenmesi gerektiği dikkate alındığında, Dosya kapsamına göre; 16.04.2017 tarihli eylemi nedeniyle verilen 15.05.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar tebliğinin şüphelinin kollukta verdiği ifadesi sırasında bildirdiği "... Menemen/İzmir" bilinen adresi dışında mernis adresi olarak bulunan "... Menemen/İzmir" adresine tebligat çıkarıldığı, tebligat mazbatasında, komşusundan (D:3) sorularak şüphelinin ikametinde bulunmaması üzerine haber bırakılan komşu ismi belirtilmeksizin (D:3) 03.08.2017 tarihinde tebliğ edildiğinin belirtildiği, beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenmediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina edemeyeceği, bu haliyle sanığa yapılan tebligatın usûlsüz olduğu, dolayısıyla usûlüne uygun tebligat yapılmadığı için erteleme kararı şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle ihlâl kabul edilen 25.09.2020 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yine 16.04.2017 tarihli eylemi nedeniyle Menemen Cumhuriyet Başsavcılığınca 07.06.2021 tarihli ve 2021/3067 Soruşturma sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve incelemeye konu suç tarihi olan 16.04.2017 tarihinden sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/689 Esas, 2021/1138 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.