Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/4640 E. , 2025/14017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/363 E., 2023/604 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/4640 E. , 2025/14017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/363 E., 2023/604 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1., 62. ve 53. maddeleri ile basit yargılama usûlü uygulanarak 5271 sayılı CMK'nın 251/3-son cümlesi gereği, 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve sanık hakkında hak yoksunluğuna karar verildiği ve hükmün itiraz edilmeksizin 08.09.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2024 tarihli ve 2023/25506 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/34769 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/34769 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın daha önce 02/10/2009 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/06/2012 tarihli ve 2009/914 esas, 2012/1779 sayılı kararını müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymadığının ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2017 tarihli ve 2017/501 esas, 2017/531 sayılı kararının itiraz edilmeden 18/10/2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 27/06/2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve sanığın Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/07/2020 tarihli ve 2020/181 esas, 2020/286 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, Sanığın yine daha önce 06/03/2010 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/05/2012 tarihli ve 2010/2032 esas, 2012/1340 sayılı kararını müteakip, sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymadığının ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/06/2016 tarihli ve 2016/197 esas, 2016/454 sayılı kararının itiraz edilmeden 05/09/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 27/06/2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve sanığın Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/07/2020 tarihli ve 2020/182 esas, 2020/285 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme gereğince inceleme konusu 25/09/2013 tarihli eylemin, Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/06/2012 tarihinde verilen ve Küçükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/05/2012 tarihinde verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının ihlâl olarak değerlendirilmesi gerektiği ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturmaya konu edilemeyeceği cihetle, kamu davasının düşmesine karar verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma istemi ve Tebliğname'de Mahkeme karar numarasının "2023/604" yerine "2023/363" olarak yazılması maddi hata kabul edilerek yapılan incelemede: A. Şüpheli hakkında, 25.09.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2013 tarihli ve 2013/39423 Soruşturma, 2013/14615 Esas ve 2013/8009 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli ve 2014/364 Esas, 2015/1034 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. ve 8. fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 15.02.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, C. İhbar üzerine, Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.07.2023 tarihli ve 2023/363 Esas, 2023/604 Karar sayılı kararı ile, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1., 62. ve 53. maddeleri ile basit yargılama usûlü uygulanarak 5271 sayılı CMK'nın 251/3-son cümlesi gereği, 7 ay 15 gün hapis cezası cezalandırılmasına ve sanık hakkında hak yoksunluğuna karar verildiği ve hükmün itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme ile, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/1. maddesindeki "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında hâlen denetimli serbestlik veya tedavi kararı uygulananlar bakımından Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde bu tedbirlerin uygulanmasına devam olunur." ve aynı Kanun'un geçici 7/3. maddesindeki ''Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi kararı verilmiş olupta bu yükümlülükleri ihlal eden kişilerin yargılanmasına devam olunur.'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde; Dosya kapsamına göre, sanığın daha evvel 06.03.2010 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 06.07.2010 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Küçükçekmece (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.05.2012 tarihli ve 2010/2032 Esas, 2012/1340 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, anılan kararın 10.09.2012 tarihinde kesinleştiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlandığı ve uymadığının bildirildiği ve 21.03.2016 tarihinde Mahkemece tensip zaptı düzenlendiği, yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2016 tarihli ve 2016/197 Esas, 2016/454 Karar sayılı kararının itiraz edilmeden 05.09.2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 27.06.2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve sanığın Küçükçekmece 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2020 tarihli ve 2020/182 Esas, 2020/285 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, bu durumda 6545 sayılı Kanun ile düzenlenen 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinin uygulanabileceğinin anlaşılması karşısında, somut olayda, inceleme konusu 25.09.2013 tarihli eylemin, Küçükçekmece (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.05.2012 tarihli ve 2010/2032 Esas, 2012/1340 Karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazının devam ettiği süreçte işlenmiş olması nedeniyle ihlâl mahiyetinde olup, ayrı soruşturma ve kovuşturmaya konu edilemeyeceği, açılan kamu davasının düşmesine karar verilip, bahse konu dosyaya ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. E. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2023/363 Esas, 2023/604 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "25.09.2013 tarihli eylem yönünden sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Küçükçekmece (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.05.2012 tarihli ve 2010/2032 Esas, 2012/1340 Karar sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.