İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/4643 Karar: 2025/13088 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4643 K.2025/13088

10. Ceza Dairesi 2024/4643 E. , 2025/13088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/434 E., 2023/487 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başs

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/4643 E. , 2025/13088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/434 E., 2023/487 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başs

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/4643 E. , 2025/13088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/434 E., 2023/487 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 37. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 08.09.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/29654 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/35581 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/35581 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun'un 191/4. maddesinde yer alan, “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki ve Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğin 44. maddesinde yer alan, "(1)Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya Kanunda yazılı hâllerde komisyonun önerisi üzerine infaz hâkimi tarafından uyarılır.(2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır.(3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır..(4) Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından dördüncü kez, diğer yükümlüler bakımından üçüncü kez ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın kapatılması ile ilgili sürecin başlatılacağı ve dosyanın ilgili yargı merciine gönderileceği yükümlüye ihtar edilir." şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, Dosya kapsamına göre, sanığa Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/10/2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın 08/11/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanığın anılan karar itiraz etmemesini takiben dosyasının infazı için denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilmesini müteakip sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine tabi tutulduğu ve beş iş günü içerisinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Amatem Polikliniğine başvurması gerektiğine dair Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 2022/4508 sayılı yazısını 29/11/2022 tarihinde elden tebliğ aldığı, anılan Polikliniğe belirtilen süre içerisinde başvurmaması üzerine, sanığın yeniden hastaneye sevk edilmek üzere 11/02/2023 tarihinde usulüne uygun tebliğ yapılarak uyarıldığı, sanığın belirtilen süre içerisinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmaması üzerine, ikinci defa 08/03/2023 tarihinde usulüne uygun tebliğ yapılarak uyarılmasına karşılık, belirtilen süre içerisinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmadığı cihetle, sanığın ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlali yaptığının sabit olduğunun anlaşılması karşısında, işin esasına girilerek yargılama yapılması yerine, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 29.08.2022 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2022 tarihli ve 2022/100500 Soruşturma, 2022/2104 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2023 tarihli ve 2022/100500 Soruşturma, 2023/22678 Esas, 2023/14903 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Bursa 37. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.06.2023 tarihli ve 2023/434 Esas, 2023/487 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesinin; "Kendisine tebligat yapılacak kimseler gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.'' şeklinde düzenlendiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılacak tebligatın geçerlilik koşullarının Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesinde gösterildiği, anılan maddeye göre "Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması" gerektiği, dolayısıyla, tebliğ yapılacak kişinin adreste bulunmaması hâlinde, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebeplerini komşu, yönetici, kapıcı vb. kişilere sorarak araştırması, tespitlerini onların beyanlarını ve imzalarını alarak tebliğ mazbatasına şerh etmesi ya da imzadan imtina etmeleri hâlinde bu durumu tebliğ mazbatasına şerh etmesi gerektiği, dikkate alındığında, Dosya kapsamına göre; Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2022 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa bizzat 08.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve kesinleşmesinin ardından tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, sanığın 29.11.2022 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurması üzerine tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanıldığı, sanığın muayene randevusuna gitmemesi üzerine yükümlülüğünü ihlâl ettiğinden bahisle Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 02.02.2023 tarihli ve 2022/4508 DS sayılı çıkarılan 1. uyarı yazısının 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği, tebligat parçasında, muhatabın işe gittiği belirtilmek suretiyle 2 nolu haber kağıdı kapıya yapıştırılarak ve komşusuna haber verilerek tebliğ evrakının mahalle muhtarına bırakıldığı, haber bırakılan komşunun isminin yer aldığı ancak, imzasının bulunmadığı ve imzadan imtina ettiği hususunun tebligat parçasına şerh düşülmediği, yapılan tebligat işleminin usûlüne uygun olmadığı, bu nedenle ısrar şartının gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği ve Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilmesinin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, Kanun yararına bozma istemi ve Tebliğnamede yer alan bozma gerekçesi yerinde görülmemiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliği ile REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla