İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4632 K.2025/13090

Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, karar verildiği ve hükmün, istinaf…

Esas2024/4632Karar2025/13090Tarih9 Aralık 2025Okuma8 dk · 1.511 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2024/4632 E., 2025/13090 K.

Karar tarihi
9 Aralık 2025
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2020/657 E., 2021/1143 K
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU
Karar
Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması

Karar Detayı

1.511 kelime·8 dk okuma·3 bölüm

Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 14.01.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.03.2024 tarihli ve 2023/25563 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/39008 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/39008 sayılı kanun yararına bozma isteminin. “Dosya kapsamına göre, sanığın evvelce 31/03/2018 tarihinde işlediği tür suçtan dolayı Eskişehir

6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/672 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığından bahisle incelemeye konu 29/06/2020 tarihli eylemle ilgili 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeyerek açılan dava sonunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de.

5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir.

Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı nazara alındığında, Sanık hakkında, 31/03/2018 tarihli önceki aynı nev'i suçtan dolayı Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 23/07/2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararında itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak gösterildiğinden sanık hakkında usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleştirilmiş bir erteleme kararı bulunmadığının, inceleme dışı Eskişehir

6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/672 esas, 2019/1104 sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

18. Ceza Dairesinin 14/12/2021 tarihli ve 2020/264 esas, 2021/1275 sayılı kararı ile tespit edilerek anılan kararın bozulduğu, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp her iki suça ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği cihetle, mahkemesince kamu davasının durması yerine,

yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A.

Şüpheli hakkında, 29.06.2020 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2020 tarihli ve 2020/31382 Soruşturma, 2020/9275 Esas, 2020/6741 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, B.

Yapılan yargılama sonucunda. Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.11.2021 tarihli ve 2020/657 Esas, 2021/1143 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, C. Dayanak Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/672 Esas sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden incelenmesinde.

Şüpheli hakkında 31.03.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlâli üzerine erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda sanığın mahkûmiyetine dair Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/672 Esas, 2019/1104 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

18. Ceza Dairesinin 14.12.2021 tarihli ve 2020/264 Esas, 2021/1275 Karar sayılı kararı ile karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı ve kovuşturma şartının oluşmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Eskişehir

6. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2022 tarihli ve 2022/139 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D.

Dosyalar kapsamına göre. 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, aynı Kanun'un 191/4. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasından sonra, yani yükümlünün, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması,

kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumlarının gerçekleşmesi hâlinde, tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilemeyeceği ve doğrudan kamu davası açılabileceği, ancak, anılan Kanun'un 191/4. maddesine göre açılan her davanın kendi somut olayı içerisindeki değerlendirmede, ısrar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği veya kullanmak amacıyla satın alma, kabul etme, bulundurma ya da kullanma eylemlerinin sübut bulup bulmadığı,

yükümlü sanık hakkında herhangi bir cezasızlık sebebinin bulunup bulunmadığının yapılacak yargılamanın sonucuna göre açıklığa kavuşacağı, dolayısıyla suçun sübutu noktasında yapılacak yargılama sonucu toplanan delillere göre beraat, cezasızlık sebebinin bulunup bulunmamasına göre de ceza verilmesine yer olmadığına veya diğer kovuşturma şartlarının bulunup bulunmamasına göre de durma veya düşme kararlarının verilebileceğinin hukuken de olsa ihtimal dâhilinde olduğu,

Bu anlamda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, erteleme kararı verilmeden doğrudan açılan uyuşturucu kullanma davalarının yapılan yargılamalarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel mahiyetteki önceki eylemi nedeniyle yapılan yargılamanın sonucunun önem arz ettiği, önceki davada verilen veya verilecek her bir kararın sanığın hukukî durumunu etkileyeceği, bu durumda 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine özgü olarak açılan davalarda, sanıkların önceki eylemi nedeniyle açılan dayanak kamu davalarının safahat bilgilerinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesinin zorunluluk arz ettiği,

bu bağlamda soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceği gözetildiğinde, 29.06.2020 tarihli eylemi nedeniyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2020 tarihli iddianamesi ile, daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;

dayanak Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2022 tarihli ve 2022/139 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının kesinleştiği, anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, UYAP ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, Eskişehir

6. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2022 tarihli ve 2022/139 Esas, 2022/166 Karar sayılı durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılarak 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için.

Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden,

aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması,

usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç,

zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı, Kanun'a aykırı ise de.

Somut olayda, sanığın uyuşturucu madde kullandıktan sonra bağımlı olduğunu ve kurtulmak istediğini belirterek tedavi için başvurması üzerine sanık hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan soruşturma başlatıldığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 192/4. maddesinde yer alan "Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz.

(Ek cümle: 24/11/2016-6763/16 md.) Bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz." hükmü uyarınca sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin mahkûmiyet hükmü kurulduğu yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4632
Karar No
2025/13090
Tarih
9 Aralık 2025
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4630 K.2025/4681
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4629 K.2025/14014
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4627 K.2025/13081
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4626 K.2025/4683
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4625 K.2025/13082
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4621 K.2025/4684

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.