İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4659 K.2025/13586

Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı…

Esas2024/4659Karar2025/13586Tarih16 Aralık 2025Okuma9 dk · 1.815 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2024/4659 E., 2025/13586 K.

Karar tarihi
16 Aralık 2025
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2018/812 E., 2019/355 K
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU
Karar
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması

Karar Detayı

1.815 kelime·9 dk okuma·3 bölüm

Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 22.03.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/29630 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/35835 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/35835 sayılı kanun yararına bozma isteminin.

"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede.

1-)5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesinde yer alan "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,

c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki, 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.

Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında.

Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 28/01/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20/09/2018 tarihli ve 2017/70349 soruşturma, 2018/42984 esas, 2018/27341 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine hükmedilmiş ise de, Adı geçen sanığın evvelce 01/03/2014 tarihinde işlemiş olduğu aynı neviden bir başka suç sebebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 09/07/2014 tarihli ve 2014/92762 soruşturma,

2014/56 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın verildiği, anılan erteleme kararının sanığa 18/08/2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi üzerine 03/09/2015 tarihinde kesinleştiği ve denetim süresinin bu tarihten itibaren başladığı, her ne kadar 01/03/2014 tarihli eylemden dolayı verilen erteleme kararı sonrası denetimli serbestlik tedbirlerine uyulmamakta ısrar edildiğinden bahisle kamu davası açılmış ise de, yapılan yargılama sonunda Ankara

23. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/01/2016 tarihli ve 2015/608 esas, 2016/50 sayılı kararı ile kovuşturma şartı oluşmadığından bahisle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/07/2014 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik kararının kaldığı yerden devamına hükmedildiği,

anılan kararın ise 05/02/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 09/07/2014 tarihli ve 2014/92762 soruşturma, 2014/56 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olan ve denetim süresi içerisinde işlenen incelemeye konu 28/01/2017 tarihli eylemin ayrı bir suç oluşturmadığı, ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı cihetle, ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-) Kabule göre de.

Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay

10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda,

şüpheli hakkında inceleme konusu 28/01/2017 tarihli eylemi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/09/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 27/03/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı,

usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi de yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında kendisine usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmayan sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Ankara

14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/812 Esas ve 2019/355 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1.Şüpheli hakkında, 28.01.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2017 tarihli ve 2017/70349 Soruşturma, 2017/933 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına,

erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın 27.03.2018 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

2. Şüphelinin 05.08.2018 tarihinde yeniden aynı nev'i suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2018 tarihli ve 2017/70349 Soruşturma, 2018/42984 Esas, 2018/2734 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Ankara

14. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12.03.2019 tarihli ve 2018/812 Esas, 2019/355 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'ın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Ankara

23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/608 Esas ve 2016/50 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

1. Sanık hakkında 01.03.2014 tarihli aynı nevi suçtan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2014 tarihli ve 2014/92762 Soruşturma, 2014/56 Karar sayılı kararı ile, TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 19173.maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması,

kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 23.07.2014 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

2. Yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 30.07.2015 tarihli ve 2015/110092 Soruşturma, 2015/31151 Esas, 2015/26843 sayılı iddianamesi ile Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

3. Yapılan yargılama sonucunda, Ankara 23.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli ve 2015/608 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararı ile, sanığın haklı mazereti nedeniyle denetim programına uyamadığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kaldığı yerden infazının devamına karar verildiği, kararın 05.02.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesinden sonra infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, sanığın yükümlülüklerine uygun davrandığı ve 01.08.2016 tarihinde infazın tamamlandığı, Anlaşılmıştır. C.

Dosyalar kapsamına göre.

Sanığın inceleme konusu 28.01.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2018 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, 1.Sanık hakkında daha önce 01.03.2014 tarihinde işlemiş olduğu aynı nev'iden bir başka suç nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın verildiği,

erteleme kararının sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve kesinleşmesinden sonra denetimli serbestlik tedbirine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Ankara

23. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli kararı ile kovuşturma şartı oluşmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.07.2014 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik kararının kaldığı yerden devamına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmakla, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2014 tarihli ve 2014/92762 Soruşturma, 2014/56 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli mahiyetinde olan ve erteleme süresi içerisinde işlenen incelemeye konu 28.01.2017 tarihli eylemin,

TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir suç oluşturmadığı, erteleme kararının ihlâli niteliğinde olduğu ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı anlaşıldığından, kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" karar verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabule göre de.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11.09.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı,

Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği,

bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ihlal kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek,

şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi, Kanun'a aykırıdır. D.

5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi. "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2019 tarihli ve 2018/812 Esas, 2019/355 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden.

SONUÇ / HÜKÜM

Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE", Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/110092 sayılı Soruşturma dosyasına ihbarda bulunulmasına şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4659
Karar No
2025/13586
Tarih
16 Aralık 2025
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4658 K.2025/3428
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4657 K.2025/13585
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4654 K.2025/13583
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4652 K.2025/3426
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4651 K.2025/3612
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/4650 K.2025/14022

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.