Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/5189 E. , 2025/14474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/79 E., 2018/88 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma Kabule göre; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçund
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/5189 E. , 2025/14474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/79 E., 2018/88 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma Kabule göre; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 191/8. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 03.05.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.03.2024 tarihli ve 2023/24499 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB - 2024/39735 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB - 2024/39735 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede; Her ne kadar sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191/8-a maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 191/8-a maddesinde “Bu Kanunun; ...188. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti.. suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan açılmış olan kamu davasında, yapılan yargılama sonunda suçun “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 15/12/2022 tarihli ve 2020/11284 esas, 2022/13327 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 8. fıkrası uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, aynı Kanun'un 191. maddesinin 5. fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılmasının gerektiği; Nitekim sanık hakkında aynı tarihli eylemleri nedeniyle, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 17/02/2018 tarihli iddianamesi ile yine uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2018 tarihli ve 2018/154 Esas, 2018/348 sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 04/03/2019 tarih ve 2018/16 60... /219 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyiz edildiği, Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 27/11/20 19... /20 49... /6560 Karar sayılı ilamı ile; sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğundan bahisle kararın bozulması üzerine yeniden yapılan yargılamada, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/02/20 20... /34 esas ve 2020/101 sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkumiyetine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/8-a maddesi hükmü delaletiyle 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, Niğde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 19/01/20 21... /460 sayılı yazıları ile; sanığın denetimi planına ısrarla uymamasından dolayı kayıtların kapatılması üzerine, yargılamaya devam edildiği, Diğer taraftan sanığın inceleme konusu 18/12/2017 tarihli eyleminden dolayı ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yapılan soruşturma sonuında 21/06/2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, kararın cezaevinde başka bir suçtan dolayı bulunan sanığa 03/07/2018 tarihinde tebliğ edilerek 18/07/2018 tarihi itibariyle kesinleştiği, daha sonra sanığın 03/03/2018, 20/04/2018, 07/05/2018, 05/01/20 21... /02/2021 tarihli aynı nev'i eylemleri nedeniyle açılan ve Niğde 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/452 esas sayılı dosyası ile birleştirilerek, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/11/2021 tarihli ve 2021/245 esas, 2021/709 sayılı kararı ile sanığın zincirleme şekilde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği, mahkumiyet kararının temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 05/07/2023 tarihli ve 2013/7332 esas, 2023/6096 sayılı kararı ile, "...Sanığın bu dosyada da hükme esas alınan 18.12.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2018 tarihli 2018/419 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan ayrı olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davası sonucunda Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli 2018/79 Esas ve 2018/88 Karar sayılı ilamı ile eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl boyunca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmolunduğu ve kararın 03.05.2018 tarihinde kesinleştiği, anılan kararda 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda verilen denetimli serbestlik ve/veya tedavi tedbiri uygulanmasına karar verilmediğinden bu karar KDAE kararı yerine geçebilecek nitelikte değil ise de; sanık hakkında temyize konu bu davada hükme esas alınan eylemlerden olan 18.12.2017 tarihli eylemi nedeniyle Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli 2018/79 Esas ve 2018/88 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan HAGB kararının verildiğinin ve aynı eylem nedeniyle mükerrer iki karar verilemeyeceğinin, bir taraftan da yukarıda açıklandığı üzere KDAE kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edileceğinin anlaşılması karşısında, Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli 2018/79 Esas ve 2018/88 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen HAGB kararının açıklanıp açıklanmadığının araştırılması, dosya derdest ise temyize konu bu dosya ile birleşmesinin sağlanması, HAGB kararı açıklanmamış ise kararına yönelik olarak kanun yararına bozma yoluna gidilmesi hususunda mahkemesine bildirimde bulunulması, sonucunun beklenilerek kanun yararına bozulması halinde, davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur." gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanığın aynı eylemi ile ilgili olarak mükerrer yargılama yapılamayacağı, sanığın aynı tarihli eylemleri nedeniyle açılan dava dosyalarının birleştirilerek birlikte görülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/79 Esas ve 2018/88 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde: 1. Şüpheli hakkında, 18.12.2017 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2018 tarihli ve 2018/512 Soruşturma, 2018/419 Esas, 2018/88 sayılı iddianamesi ile Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.04.2018 tarihli ve 2018/79 Esas, 2018/88 Karar sayılı kararı ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluştuduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 191/8 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 03.05.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/245 Esas, 2021/709 Karar sayılı kararının incelenmesinde: 1. Sanık hakkında, 30.12.2017 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2018 tarihli ve 2018/2683 Esas sayılı iddianamesi ile Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2018 tarihli ve 2018/154 Esas, 2018/348 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 62... .maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 04.03.2019 tarihli ve 2018/1660 Esas, 2019/219 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, sanık müdafiinin temyiz kanun yoluna başvurduğu, 4. Yargıtay 20.Ceza Dairesinin 27.11.2019 tarihli ve 2019/2049 Esas, 2019/6560 Karar sayılı ilamı ile, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, 5. Bozma üzerine, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2020 tarihli ve 2020/34 Esas, 2020/101 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 191/8 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, 5237 sayılı TCK'nın 191/3. maddesi uyarınca 1 yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 29.05.2020 tarihinde kesinleştirilerek tedbirin infazı için Niğde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 6. Niğde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 19.01.2021 tarihli yazısı ile uyarılmasına rağmen yükümlülüklerine uymaması nedeniyle dosyanın kapatıldığının bildirilmesi üzerine, dosya ele alınarak, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/245 Esas, 2021/709 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanması gerekir ise de; UYAP' tan yapılan kontrolde, 30.12.2017 tarihli suçtan önce derdest dosyaların olduğunun görüldüğü, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2021 tarihli iddianamesi ile Niğde 7. Asliye Ceza Mahkemesine 2021/452 Esas sayılı kamu davasının açıldığı, Niğde 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/452 Esas sayılı davasının işbu dava ile birleştirilmesine Karar verildiği, birleşen Niğde 7. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında, 18.12.2017 tarihli eylemden 21.06.2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, kararın sanığa 03.07.2018 tarihinde tebliğ edilerek 18.07.2018 tarihinde kesinleştiği, birleşen dosyadaki 03.03.2018, 20.04.2018, 07.05.2018, 05.01.2021, 15.02.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemlerinin sabit olduğu, erteleme kararının 18.07.2018 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla 03.03.2018, 20.04.2018, 07.05.2018 tarihli eylemler ile 30.12.2017 tarihli eylemlerin erteleme kararının ihlali niteliğinde olmadığı, ancak erteleme kararının kesinleşmesinden sonra, 05.01.20 21... .02.2021 tarihli eylemlerin erteleme kararının zincirleme şekilde ihlâli niteliğinde olduğu kabul edilerek, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık ve müdafiinin kararı temyiz ettikleri, 7. Dairemizin 05.07.2023 tarihli ve 2023/7332 Esas, 2023/6096 Karar sayılı ilamı ile, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemler tek suç oluşturacağından, 18.12.2017 tarihli suçtan verilen Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2018 tarihli ve 2018/79 Esas, 2018/88 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanıp açıklanmadığının araştırılması, dosya derdest ise birleştirilmesi, açıklanmamış ise, karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulması, sonucunun beklenilerek kararın kanun yararına bozulması halinde davaların birleştirilmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, 8. Dairemizin bozmasından sonra davanın Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/306 Esasına kaydedildiği, Anlaşılmıştır. C. 5237 sayılı TCK'nın 191. madddesinde yer alan Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." hükmü kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta ve ancak bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği ve iddianame düzenlenmeden aynı nev'i suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı nev'i suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Yine, 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde yer alan "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." hükmü gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı nitelikte olduğu ve aynı hukuki sonuçları doğuracağı dolayısıyla, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için aranan tüm koşulların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için de geçerli olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği kabul edilmektedir. Ancak, usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi kapsamında usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise şüphelinin bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. Ayrıca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, yukarıda yer verilen 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği Dairemizce kabul edilmektedir. Bu kapsamda yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, 5237 sayılı TCK'nın 191/8.maddesi kapsamında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının da (6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi kapsamında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin geçiş hükümleri saklı kalmak kaydıyla) sadece bir kez verilebileceği gözetilerek, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ya da 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi kapsamında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise, bunlardan hangisinin usûlüne uygun olarak verilip kesinleştiğinin tespitinin gerekeceği ve tespit edilen kesinleşme tarihine kadar işlenen sübut bulan tüm eylemlerin tek suç olarak, cezanın bireyselleştirilmesi yönünden 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olacağı kabul edilmektedir. Tüm bu açıklamalar ışığında dosyalar kapsamına göre; Sanık hakkında 18.12.2017 tarihli eylem nedeniyle Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde öncelikle, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 191/2-3. maddeleri uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde karar verilen "Tedavi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri" ve "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra "Kamu Davası Açılmasının Ertelenmesi" kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekmektedir. İnceleme konusu 18.12.2017 tarihli eylemden dolayı ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonuında 21.06.2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, kararın 18.07.2018 tarihinde kesinleştiği, daha sonra sanığın 03.03.2018, 20.04.2018, 07.05.2018, 05.01.20 21... .02.2021 tarihli aynı nev'i eylemleri nedeniyle açılan Niğde 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/452 Esas sayılı davası ile birleştirilerek, Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2021 tarihli kararı ile sanığın zincirleme şekilde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, mahkûmiyet kararının Dairemizin 05.07.2023 tarihli kararı ile, "...Sanığın bu dosyada da hükme esas alınan 18.12.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2018 tarihli 2018/419 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan ayrı olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davası sonucunda Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli 2018/79 Esas ve 2018/88 Karar sayılı ilamı ile eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmolunduğu ve kararın 03.05.2018 tarihinde kesinleştiği, anılan kararda denetimli serbestlik ve/veya tedavi tedbiri uygulanmasına karar verilmediğinden bu karar erteleme kararı yerine geçebilecek nitelikte değil ise de; sanık hakkında temyize konu bu davada hükme esas alınan eylemlerden olan 18.12.2017 tarihli eylemi nedeniyle Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli 2018/79 Esas ve 2018/88 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiğinin ve aynı eylem nedeniyle mükerrer iki karar verilemeyeceğinin, bir taraftan da yukarıda açıklandığı üzere erteleme kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edileceğinin anlaşılması karşısında, Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli 2018/79 Esas ve 2018/88 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanıp açıklanmadığının araştırılması, dosya derdest ise temyize konu bu dosya ile birleşmesinin sağlanması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı açıklanmamış ise kararına yönelik olarak kanun yararına bozma yoluna gidilmesi hususunda mahkemesine bildirimde bulunulması, sonucunun beklenilerek kanun yararına bozulması halinde, davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur." gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, Mahkemesince, davanın, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/306 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmesi, birleşen davada sanığın tüm eylemlerinin yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda değerlendirilerek hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mükerrer yargılama yapılmak suretiyle karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Niğde 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli ve 2018/79 Esas, 2018/88 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.12.2025 tarihinde karar verildi.