İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/5294 Karar: 2025/1309 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/5294 K.2025/1309

10. Ceza Dairesi 2024/5294 E. , 2025/1309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/138 E., 2024/110 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hü

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/5294 E. , 2025/1309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/138 E., 2024/110 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hü

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/5294 E. , 2025/1309 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/138 E., 2024/110 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Dairemizin bozma kararı üzerine, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan düşme kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Sanığın, tanığa uyuşturucu madde sattığı, tanıktan ve sanıktan aynı neviden uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, ele geçen uyuşturucu maddelerin satışa hazır vaziyette bulunduğu, böylece sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği, sanığın eyleminin önceki tarihte verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal niteliğinde olmadığına ilişkindir. B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli deliller toplanmadan, hukuka aykırı ve yetersiz deliller ile çelişkilere dayanılarak karar verildiğine, 2. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delilin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla; Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesinde, 188. veya 190. maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi hükme bağlanmış, 191/9. maddesinde ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümlerinin uygulanacağı..." belirtilmiştir. Dolayısıyla sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle mahkemece 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması (İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/171284 sayılı soruşturma dosyasının aslı veya onaylı suretinin denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınmadığı, UYAP üzerinden yapılan incelemede söz konusu soruşturma dosyası hakkında takipsizlik kararı verildiği, kararın da 21.11.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla), gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 191/2-3. fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı TCK' nın 191/8. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde karar verilen "Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" ve "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra "Kamu davası açılmasının ertelenmesi" kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek; 1. Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi veya 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu kararların ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suç 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, 2. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesine göre verilen "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı yoksa 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilmesi, 3. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı veya 5237 sayılı TCK'nın 191/8. maddesi gereğince verilmiş "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı varsa ve bu kararların ihlali nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu suç doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından yargılamaya devam olunarak 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması, Gerekirken yukarıdaki hususlar gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Uyuşturucu ticareti suçundan açılan davada, bozmaya uyan ilk derece mahkemesi eylemi kullanmak için bulundurma olarak nitelendirip düşme kararı vermiştir. Hem savcı hem sanık müdafii temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Ticaret davasında eylemin kullanma suçuna dönüştüğü anlaşıldığında, düşme veya HAGB kararı verilmeden önce sanığın daha önce kullanma suçundan verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi ya da tedavi-denetimli serbestlik kararı bulunup bulunmadığı ve bu kararların ihlal edilip edilmediği araştırılmalıdır.

Uygulama Sonucu: Önceki soruşturma/dava kayıtları ile denetimli serbestlik durumu araştırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulduğundan karar bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Uyuşturucu vasfı ticaretten kullanmaya döndüğünde, savunma önceki erteleme ve denetim kayıtlarının dosyaya getirtilmesini talep etmeli; bu kayıtlar düşme mi yoksa yargılamaya devam mı gerektiğini belirler.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla