İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Ceza Dairesi

YARGITAY · 10. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/6206 K.2025/13599

Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

Esas2024/6206Karar2025/13599Tarih16 Aralık 2025Okuma6 dk · 1.214 kelime

KÜNYE

10. Ceza Dairesi 2024/6206 E., 2025/13599 K.

Karar tarihi
16 Aralık 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2020/237 E., 2021/130 K
Suç
Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma İNCELEME KONUSU
Karar
Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması Çekerek Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 195/1, 62, 50/1-a ve 52/2.maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3.maddesi uyarınca 740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin 18.05.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1.maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2023/29691 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB - 2024/56935 sayılı

Karar Detayı

1.214 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB - 2024/56935 sayılı kanun yararına bozma isteminin.

"5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 195. maddesinde "Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlendiği, bu suçun soyut tehlike suçu olduğu, suçun oluşması için tedbirlere uyulmaması sonucunda somut bir tehlike oluşup oluşmamasının önem arz ettiği, bu suçun faili olmak için özel bir nitelik aranmadığı, suçun faili herkes olabileceği, suçun mağdurunun ise tüm toplum olduğu,

suçun hukuki konusunun ise bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu ve bu nedenle karantina altına alınmış olan yer olduğu, bu suçun karantina altına alınan yerde işlenebileceği, karantinanın sözlükteki tanımının, bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi olduğu,

Kanunun düzenlemesine göre, hastalığın bulaştığı kişinin ya da hastalıktan dolayı ölmüş olan kişinin bulunduğu yere ilişkin alınan karantina tedbirlerinin ihlal edilmesine bağlı olarak suçun oluştuğu, dolayısıyla bu suçun oluşabilmesi için öncelikle mevcut ve süren bir bulaşıcı hastalık olması gerektiği, daha sonra ise bulaşıcı hastalığa yakalanmış ya da mevcut hastalığa bağlı olarak ölmüş bir kimsenin bulunmasının gerektiği, bu ikinci şarttan çıkan sonucun da, bu hastalığa yakalandığı şüphesi altında olan kişilerin bulunduğu yer ile ilgili olarak karantina tedbirine aykırı davranılmış olması halinde suçun oluşmayacağı,

Hastalığa yakalanan ya da hastalıktan dolayı ölmüş bulunan kimsenin bulunduğu yere ilişkin olarak, bulaşıcı hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla yetkili makamlar tarafından karantina tedbirlerinin alınmasının gerektiği, burada önemli olan hususun kanunun açıkça düzenlediği gibi karantina tedbirlerinin kişiye değil hastalığın bulunduğu yere ilişkin olarak alınmış olması olduğu,

dolayısıyla belli bir "yerin" karantina altına alınmasına ilişkin yetkili mercii tarafından alınmış bir karar ya da tedbir mevcut değil ise suçun oluşmayacağı dikkate alındığında, Somut olayda, covid-19 şüphelisi sanığın 05/09/2020 tarihinde tutulan tutanak ile evde bulunmayarak izolasyon şartlarını ihlal ettiğinin tespit edilmesi üzerine sanık hakkında açılan kamu davası sonucunda mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığın üzerine yüklenen suçun oluşabilmesi için sanığın bulunduğu bölgenin karantina altına alınması gerektiği, bu hususa ilişkin olarak dosyaya yansıyan herhangi bir karantina kararı bulunmadığından sanığın beraati yerine,

yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 05.09.2020 tarihinde işlediği iddia olunan bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Çekerek Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2020 tarihli ve 2020/796 Soruşturma, 2020/204 Esas, 2020/185 sayılı iddianamesi ile Çekerek Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B.

Basit yargılama usulü uygulanarak Çekerek Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.02.2021 tarihli ve 2020/237 Esas, 2021/130 Karar sayılı kararı ile sanığın, TCK'nın 195/1. ve 62. maddeleri ile CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının TCK'nın 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca günlüğü 20,00 TL'den adli para cezasına çevrilerek 740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C.

Dosya kapsamına göre.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından Covid-19 hastalığı nedeniyle ilan edilen pandemi nedeniyle, Sağlık Bakanlığı ve İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulunca Covid-19 testi pozitif çıkan kişiler ile bu kişilerle temasta olan kişilere yönelik izolasyon uygulandığı, kolluk tarafından 05.09.2020 günü yapılan kontrolde sanığın ikametinde bulunması gerekirken ev karantinasını ihlal ettiğinin tespit edildiği, Çekerek Toplum Sağlığı Merkezinin cevabi yazısında, sanığın 04.09.2020 tarihinde temaslı vaka olarak karantina kapsamına alındığının bildirildiği,

5237 sayılı TCK'nın 195/1. maddesinde düzenlenen bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma suçunun.

"Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde düzenlendiği, bu suçun soyut tehlike suçu olduğu, suçun oluşması için tedbirlere uyulmaması sonucunda somut bir tehlike oluşup oluşmamasının önem arz ettiği, bu suçun faili olmak için özel bir nitelik aranmadığı, suçun faili herkes olabileceği, suçun mağdurunun ise tüm toplum olduğu,

suçun hukuki konusunun ise bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu ve bu nedenle karantina altına alınmış olan yer olduğu, bu suçun karantina altına alınan yerde işlenebileceği, karantinanın sözlükteki tanımının, bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi olduğu,

Kanunun düzenlemesine göre, hastalığın bulaştığı kişinin ya da hastalıktan dolayı ölmüş olan kişinin bulunduğu yere ilişkin alınan karantina tedbirlerinin ihlal edilmesine bağlı olarak suçun oluştuğu, dolayısıyla bu suçun oluşabilmesi için öncelikle mevcut ve süren bir bulaşıcı hastalık olması gerektiği, daha sonra ise bulaşıcı hastalığa yakalanmış ya da mevcut hastalığa bağlı olarak ölmüş bir kimsenin bulunmasının gerektiği, bu ikinci şarttan çıkan sonucun da, bu hastalığa yakalandığı şüphesi altında olan kişilerin bulunduğu yer ile ilgili olarak karantina tedbirine aykırı davranılmış olması halinde suçun oluşmayacağı,

Hastalığa yakalanan ya da hastalıktan dolayı ölmüş bulunan kimsenin bulunduğu yere ilişkin olarak, bulaşıcı hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla yetkili makamlar tarafından karantina tedbirlerinin alınmasının gerektiği, burada önemli olan hususun kanunun açıkça düzenlediği gibi karantina tedbirlerinin kişiye değil hastalığın bulunduğu yere ilişkin olarak alınmış olması olduğu,

dolayısıyla belli bir "yerin" karantina altına alınmasına ilişkin yetkili mercii tarafından alınmış bir karar ya da tedbir mevcut değil ise suçun oluşmayacağı dikkate alındığında, Somut olayda, Covid-19 temaslısı olan sanığın 05.09.2020 tarihinde tutulan tutanak ile evde bulunmayarak izolasyon şartlarını ihlal ettiğinin tespit edilmesi üzerine sanık hakkında açılan kamu davası sonucunda mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, sanığın üzerine yüklenen suçun oluşabilmesi için, bulaşıcı hastalığın fennen ve tıbben tespit edilmesi,

bu bulaşıcı hastalığa yakalanmış veya bulaşıcı hastalıktan ölmüş bir kişinin bulunduğu yere ilişkin yetkili makamlar tarafından karantina uygulamasına başlanmış olması ve bu yere ilişkin alınan karantina tedbirine kişi tarafından uyulmaması gerektiği, bu hususa ilişkin olarak dosyaya yansıyan herhangi bir karantina kararı bulunmadığından sanığın "beraati" yerine yazılı şekilde "mahkûmiyetine" karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi. "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Çekerek Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli ve 2020/237 Esas, 2021/130 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden. Hüküm fıkrasının.

SONUÇ / HÜKÜM

"Sanığın, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2024/6206
Karar No
2025/13599
Tarih
16 Aralık 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/6832 K.2025/9683
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/1421 K.2025/6425
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/1170 K.2025/4439
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/1115 K.2025/7225
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/1010 K.2025/3516
  • 10. Ceza Dairesi — Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2025/985 K.2025/3502

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.