İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/6227 Karar: 2025/12198 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/6227 K.2025/12198

10. Ceza Dairesi 2024/6227 E. , 2025/12198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 1. 2019/52 E., 2019/163 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2019/52 Esas, 2019/163 Kara

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/6227 E. , 2025/12198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 1. 2019/52 E., 2019/163 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2019/52 Esas, 2019/163 Kara

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/6227 E. , 2025/12198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 1. 2019/52 E., 2019/163 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2019/52 Esas, 2019/163 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının, ... 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/285 Esas sayılı dosyasına konu suçu zincirleme şekilde işlenmesi nedeniyle anılan Mahkeme kararı ile kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsup edilerek neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 15.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli ve 2018/444 Esas, 2019/37 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62... . maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 18.02.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2022/28197 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyaları Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın inceleme dışı 14/09/2017 tarihinde işlediği aynı mahiyetteki suç nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 18/04/2018 tarihli ve 2018/501 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonunda sanığın mahkumiyetine dair ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2018 tarihli ve 2018/239 esas, 2018/449 sayılı kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 08/10/2020 tarihli ve 2018/3978 esas, 2020/1964 sayılı kararıyla bozulmasını müteakip, yapılan yargılama sonunda sanığın mahkumiyetine ilişkin ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2021 tarihli ve 2020/470 esas, 2021/757 sayılı kararının, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 12/10/2023 tarihli ve 2022/483 esas, 2023/1598 sayılı kararıyla bozulmasının ardından anılan Mahkemenin 2023/888 esasına kayden yargılamanın devam etmekte olduğu, ayrıca; ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2019 tarihli ve 2018/444 esas, 2019/37 sayılı kararının, 18/02/2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 19/09/2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin ... İnfaz Hâkimliğinin 07/07/2021 tarihli ve 2021/1166 esas, 2021/1169 sayılı kararının,... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2019 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde infaz kabiliyetinin bulunmayacağı gözetilerek yapılan incelemede; Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 29/03/2022 tarihli ve 2019/8214 esas, 2022/3956 sayılı olağan temyiz kanun yolu incelemesine konu ilâmında da değinildiği üzere; 1- Hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi/denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilip, şüphelinin “kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi veya tekrar kullanmak için uyuşturucu madde satın alması,kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu madde kullanması” durumlarından biri nedeniyle hakkında kamu davası açıldıktan sonra, aynı suçu tekrar işlemesi nedeniyle hakkında ikinci kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğine dair 5237 sayılı Kanun'un 191/6 maddesinin amacına uygun olarak ilk açılan kamu davasına ilişkin yargılama devam ederken sonradan açılan kamu davasında dosyada mevcut delil durumuna göre sanık hakkında hüküm kurulması gerektiği, ilk açılan kamu davasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı, 2- Erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında yargılama sonuçlanmış ise, verilen kararın ikinci suç nedeniyle açılan kamu davasını etkileyeceği durumların sözkonusu olabileceği, örneğin; ilk açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi hâlinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukukî geçerliliğini yitireceği ve sonraki suça ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun'un 191/6.maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacağı, bu nedenle “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilmesi gerekeceği, 3- Yine, ilk suç nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâl edilmesi üzerine iddianameyle kamu davası açılması nedeniyle ikinci suç bakımından 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki erteleme kararı verilmeden dava açma koşulunun oluşması hâlinde dahi, mahkemece ikinci suça ilişkin yapılan yargılama esnasında, ilk suçtan verilmiş olan mahkûmiyet kararının,yargılama şartı yokluğu nedeniyle kanuna aykırı olduğu ve bu nedenle ikinci suç bakımından da yargılama şartı bulunmadığı kanaatine varılmışsa, ilk suçtan verilen karar olağan kanun yolu incelemesinden geçmeden kesinleşmiş ise bu karara yönelik olarak kanun yararına bozma yoluna başvurulması için ihbarda bulunularak, kanun yolu incelemesinin sonucunun beklenebileceği, 4- İstinaf incelemesi sırasında, Bölge Adliye Mahkemesince sanığa ait UYAP kayıtları incelenmek suretiyle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli nedeniyle açılan önceki davanın durma, düşme ya da beraat kararı ile sonuçlandığının tespiti hâlinde bu hususun değerlendirilmesi ve durma kararı verilmek üzere kararın bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek mahkûmiyet kararının kesinleşmesinden sonra, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli nedeniyle açılan önceki davanın durma, düşme ya da beraat kararı ile sonuçlandığının tespit edilmesi hâlinde ise bu hususun, koşullarının varlığı halinde 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi gereğince kanun yararına bozma veya aynı Kanun'un 311/1-e maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesi konusu yapılabileceği hususları birlikte dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 6. fıkrasına göre, aynı Kanun'un 4. fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasından sonra, yani yükümlünün, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumlarının gerçekleşmesi hâlinde tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilemeyeceği ve doğrudan kamu davası açılabileceği, Ancak, anılan Kanun'un 4. fıkrasına göre açılan her davanın kendi somut olayı içerisindeki değerlendirmede, ısrar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği veya kullanma, satın alma, kabul etme, bulundurma veyahut da kullanma eylemlerinin sübut bulup bulmadığı, yükümlü sanık hakkında herhangi bir cezasızlık sebebinin bulunup bulunmadığının yapılacak yargılamanın sonucuna göre açıklığa kavuşacağı, dolayısıyla suçun sübutu noktasında yapılacak yargılama sonucu toplanan delillere göre beraat, cezasızlık sebebinin bulunup bulunmamasına göre de ceza verilmesine yer olmadığına veya diğer kovuşturma şartlarının bulunup bulunmamasına göre de durma veya düşme kararlarının verilebileceğinin hukuken de olsa ihtimal dâhilinde olduğu, Bu anlamda, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 6. fıkrasına göre, erteleme kararı verilmeden doğrudan açılan uyuşturucu kullanma davalarının yapılan yargılamalarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel mahiyetteki önceki eylemi nedeniyle yapılan yargılamanın sonucunun önem arz ettiği, önceki davada verilen veya verilecek her bir kararın sanığın hukukî durumunu etkileyeceğinde hiçbir duraksamanın bulunmadığı, bu durumda 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 6. fıkrasına özgü olarak açılan davalarda, sanıkların önceki eylemi nedeniyle açılan davalarının safahat bilgilerinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesinin zorunluluk arz ettiği, bu bağlamda soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceği, Somut dosyalar kapsamına göre; Adı geçen sanığın evvelce işlediği 19/08/2017 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/12/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı müteakip, sanığın denetim süresi içinde aynı türden suç işlemesi nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/01/2019 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonunda, atılı suçtan sanığın mahkûmiyetine ilişkin ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2019 tarihli ve 2019/52 esas sayılı kararının, anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle, 15/04/2019 tarihinde kesinleştiği ve yine sanığın işlediği inceleme konusu 31/01/2018 tarihli aynı neviden suç nedeniyle, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27/06/2018 tarihli ve 2018/736 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonunda, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2019 tarihli ve 2018/444 esas sayılı kararıyla mahkumiyetine karar verildiği, kararın 18/02/2019 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği, dolayısıyla anılan Yargıtay ilâmında belirtildiği üzere ilk açılan kamu davasının sonucu beklenmeksizin karar verilmesinin yerinde olduğu, Diğer yandan, benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı dikkate alındığında, Somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesine istinaden doğrudan kamu davası açılmasına sebebiyet veren ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/52 esas sayılı dosyası kapsamında, sanığın işlediği inceleme konusu olan 19/08/2017 tarihli aynı nevîden suç nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/12/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara ilişkin başvurulacak kanun yolunun süresi gösterilmeden sanığın yanıltıldığı, gibi anılan kararın doğrudan sanığın adres kayıt sisteminde yer alan adresine tebliğ edilmiş olması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden kovuşturma şartının oluşmaması nedeniyle durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ise de mahkemesince bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Kanun’un 311 ve devamı maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla mahallinde çözümlenebileceği mümkün olmakla birlikte, Kabule ve dosyalar kapsamına göre, Sanık hakkında 19/08/2018 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/01/2019 tarihli ve 2019/98 sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2019 tarihli ve 2019/52 esas, 2019/163 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, Sanık hakkında 31/01/2018 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27/06/2018 tarihli ve 2019/736 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2019 tarihli ve 2018/444 esas, 2019/37 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine, hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği, Yine, sanığın inceleme dışı 14/09/2017 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile ... Cumhuriyet Başsavcılığının 18/04/2018 tarihli ve 2018/501 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, neticeten ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2021 kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 12/10/2023 tarihli kararıyla bozulmasının ardından anılan Mahkemenin 2023/888 esasına kayden yargılamanın devam etmekte olduğu, Sanığın bahse konu her üç eyleminin ilk hukukî kesintiyi oluşturan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18/04/2018 tarihli iddianameden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek bir uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2019/52 Esas, 2019/163 Karar sayılı dosyanın incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 19.08.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2017 tarihli ve 2017/4995 Soruşturma, 2017/68 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, 2. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 26.10.2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2019 tarihli ve 2018/6687 Soruşturma, 2019/108 Esas, 2019/98 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 3. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.03.2019 tarihli ve 2019/52 Esas, 2019/163 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının, ... 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/285 Esas sayılı dosyasına konu suçu zincirleme şekilde işlenmesi nedeniyle anılan Mahkeme kararı ile kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsup edilerek neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, B. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli ve 2018/444 Esas, 2019/37 Karar sayılı dosyanın incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 31.01.2018 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2018 tarihli ve 2018/775 Soruşturma, 2018/807 Esas, 2018/736 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, 2. Yapılan yargılama sonucunda; ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.01.2019 tarihli ve 2018/444 Esas, 2019/37 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62... . maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli ve 2018/444 Esas, 2019/37 Karar sayılı kararını takiben, denetim süresi içinde yeni bir suç işlendiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükümlü hakkındaki erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin ... İnfaz Hâkimliğinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/1166 Esas, 2021/1169 Karar sayılı kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Somut olayda, sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.12.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının gösterilmemesi nedeniyle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından ihlâl kabul edilen 26.10.2018 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden ya da mahsuba konu 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesine konu edilen 06.02.2017 tarihli eylem ve incelemeye konu doğrudan kamu davasına konu edilen 31.01.2018 tarihli eylem yönünden 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açma koşulu da sağlanmadığından zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği anlaşıldığından; Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında 20.10.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.12.2016 tarihli ve 2016/136846 Soruşturma, 2016/2655 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, ihlâli üzerine 12.05.2017 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda ... 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2018 tarihli ve 2017/237 Esas, 2018/186 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet kararının istinaf edilmeden 24.04.2018 tarihinde kesinleştiği, ancak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca daha önce verilen 27.12.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararın tebliğine dair evrak dosya arasında bulunmadığından usûlüne uygun kesinleşip kesinleşmediği yönünden denetim yapılamadığı ve incelemeye konu suç tarihlerinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, dosyaların derdest ise incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2019/52 Esas, 2019/163 Karar kararının ve ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli ve 2018/444 Esas, 2019/37 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla