Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/6228 E. , 2025/12106 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2015/78 E., 2015/365 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıy
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/6228 E. , 2025/12106 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2015/78 E., 2015/365 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) yukarıda belirtilen kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin 27.04.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2024/2307 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infaz işlemlerinin, infazın yapıldığı tarihteki kurallara göre yapılması gerektiği, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/11/2022 tarihli ve 2022/883 esas, 2022/11086 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde yapılan ve ısrar teriminin de içinde yer aldığı değişikliklerin yürürlüğe girdiği 28/06/2014 tarihinden sonra, fakat 10/11/2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra denetimli serbestlik tedbirinin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan çağrı yazısının usûlüne uygun tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe başvurmaması hâlinde, uyarılı ikinci çağrı yazısının tebliğe çıkarılacağı, ikinci tebligatın usûlüne uygun yapılması ve şüphelinin müdürlüğe başvurmaması üzerine infaz dosyasının kapatılacağı, bu durumda ısrar şartının gerçekleşmiş olacağı ve ancak bu durumda sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesi ile dava açılabileceği nazara alındığında, Somut olayda, ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının 14/01/2015 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip, şüphelinin Müdürlüğe başvurmaması üzerine, anılan Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün kararı ile infaz dosyasının Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere kapatılmasına karar verildiği ve ... Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararının kaldırılarak, 04/12/2015 tarihli ve 2014/4286 soruşturma, 2015/136 esas, 2015/1118 sayılı iddianame ile kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında, kovuşturma şartı olan ısrar şartını gerçekleşmemesi nedeniyle Mahkemesince kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamede kanun yararına bozma istemine konu ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 30.03.2015 tarihli ve 2015/78 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararı ile ilgili mahkeme adının "... 2. Asliye" yerine "... 7. Asliye" olarak yazılması maddi hata kabul edilerek yapılan incelemede: A. Suça sürüklenen çocuk hakkında 26.12.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 31.12.2014 tarihli ve 2014/4286 Soruşturma, 2014/35 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2015 tarihli ve 2014/4286 Soruşturma, 2015/136 Esas, 2015/118 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) kanun yararına bozma istemine konu 30.03.2015 tarihli ve 2015/78 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Dosya kapsamına göre; 26.12.2014 tarihli eylemi nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 31.12.2014 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, müdafiine tebliğ yapılmadığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara yaşı küçük şüphelinin ve dolayısıyla şüpheliye soruşturma aşamasında 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafiinin de itiraz hakkının bulunduğu, itiraz hakkının kullanılabilmesi için yaşı küçük şüpheliyi "temsilen" zorunlu müdafiine de ilgili kararın tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheli ve müdafiine usûlüne uygun tebliğ yapılmadığı için erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 30.03.2015 tarihli ve 2015/78 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Suça sürüklenen çocuk hakkında 2014'te işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan erteleme ve denetimli serbestlik kararı verilmiş, çağrıya uymaması üzerine açılan davada çocuk mahkemesi sıfatıyla asliye ceza mahkemesi TCK 191/1, 31/3 ve 62/1 uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasıyla birlikte HAGB kararı vermişti. Erteleme kararı çocuğa tebliğ edilmiş ancak soruşturmada atanan zorunlu müdafiine tebliğ edilmemişti; 10. Ceza Dairesi kesinleşen kararı kanun yararına bozma isteminde inceledi.
Hukuki İlke: Yaşı küçük şüpheli hakkındaki erteleme ve denetimli serbestlik kararına, CMK 150/2 uyarınca soruşturmada atanan zorunlu müdafiin de itiraz hakkı vardır; bu hakkın kullanılabilmesi için kararın çocuğu temsilen zorunlu müdafiine de tebliği zorunludur, yalnızca çocuğa yapılan tebliğle karar usulüne uygun kesinleşmez ve erteleme süresi işlemeye başlamaz.
Uygulama Sonucu: Daire, tebliğnamedeki ısrar şartına ilişkin gerekçeden farklı bir gerekçeyle kanun yararına bozma istemini yerinde bularak HAGB kararını oy birliğiyle bozdu; müdafiye tebliğ eksikliği nedeniyle yükümlülük ihlalinden söz edilemeyeceğinden durma kararı verilmesi gerekiyordu.
Dava Strateji Notu: Çocuklara ilişkin TCK 191 dosyalarında erteleme kararının yalnızca çocuğa veya velisine tebliği yetmez; zorunlu müdafiye tebliğ mazbatası dosyada yoksa kesinleşme hiç gerçekleşmemiştir ve bu eksiklik, yıllar sonra açıklanmış hükümler için bile kanun yararına bozma sebebi olarak işletilebilir.