KÜNYE
10. Ceza Dairesi 2024/712 E., 2025/3992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/416 E., 2017/356 K.
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- İnceleme konusu karar
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
1.216 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Kuşadası 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 27.02.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 02.01.2024 tarihli ve 2023/21734 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1619 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1619 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/06/2015 tarihli ve 2015/4496 soruşturma, 2015/132 sayılı kararını müteakip, adı geçen sanığın denetim süresi içinde aynı neviden suç işlemesi nedeniyle yapılan yargılamada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
anılan Kanunu 51/1-3. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine ve hakkında 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin Kuşadası 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2017 tarihli ve 2017/416 esas, 2017/356 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 21/06/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 26/04/2017 tarihli ve 2017/3453 soruşturma, 2017/998 esas, 2017/994 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası neticesinde Kuşadası 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2017 tarihli ve 2017/416 esas, 2017/356 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de;
Sanık hakkında, sonradan 13/10/2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 16/10/2020 tarihli iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanığın mahkûmiyetine ilişkin Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2021 tarihli ve 2020/423 esas, 2021/179 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine,
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 19/09/2022 tarihli ve 2022/995 esas, 2022/1072 sayılı kararında yer alan, "... Dairemizce incelenen bağımsız suça dayanak dosyanın Kuşadası 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/416 esas sayılı dosyası olduğu, dayanak dosyanın dosya arasına alınması için Dairemizce tevdii kararı verildiği, ancak tevdii kararı sonrasında yapılan incelemede kamu davasının açılmasının ertelenmesine
dair kararın tebliğine ilişkin evrakın dosya arasına konulmadığı anlaşılmakla, tebliğ evrakının akıbeti ilgili mahkemeden araştırılarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar tebliğ edilmiş ise dosyasına eklenmesi, tebliğ edilmemiş ise, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle, dayanak dosya hakkında kanun yararına bozmaya gidilmesi için ilgili mahkemeye ihbarda bulunulması, kararın bozulması halinde gerektiğinde her iki dosya için birleştirme kararı verilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması ... " şeklindeki gerekçe ile anılan hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla,
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrası kapsamında verilen "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı tanınmadan şüpheli hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, erteleme kararının usulüne uygun tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ mazbatasının dosya arasında olmadığı, bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyete karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 21.06.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2015 tarihli ve 2015/4496 Soruşturma, 2015/132 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 14.03.2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2017 tarihli ve 2017/3453 Soruşturma, 2017/998 Esas, 2017/994 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. Kuşadası 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 21.12.2017 tarihli ve 2017/416 Esas, 2017/356 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır. Kuşadası 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli kararını takiben, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, hapis cezasının aynen infazına dair Söke İnfaz Hakimliğinin 14.07.2021 tarihli ve 2021/3593 Dosya No, 2021/3681 Karar nolu kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;
D.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği,
"Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca,
başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; sanık hakkında Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26.06.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheliye tebliğ edildiğine dair mazbatanın dosya içinde ve UYAP'ta bulunmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği,
kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından ihlal kabul edilen 14.03.2017 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından.
Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte
usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2024/712, K. 2025/3992, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama