Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/8378 E. , 2025/3650 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR:Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAM
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/8378 E. , 2025/3650 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR:Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin 14.06.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/4644 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB - 2024/101703 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB - 2024/101703 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 16/05/2016 tarihli ve 2016/927 esas, 2016/4447 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, Dosya kapsamına göre, Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2014 tarihli ve 2014/2043 soruşturma, 2014/1 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar her ne kadar 12/09/2014 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, kararın şüphelinin doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca tebliğe çıkarıldığı, yapılan tebligatın usulsüz olduğu gibi söz konusu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı başvuru yolu, itiraz süresi ve merciine ilişkin bir bilginin yer almadığı ve bu süre içerisinde itiraz hakkının olduğuna dair meşruhatlı tebliğin de yapılmadığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği, akabinde Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/04/2016 tarihli ve 2016/1954 soruşturma, 2016/31 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararda ise itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı gibi anılan kararın şüpheliye tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ mazbatasının da bulunmadığı, bu haliyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, müsnet suçtan açılan kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 05.05.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2014 tarihli ve 2014/2043 Soruşturma, 2014/1 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresi gösterilmediği, kararın şüpheliye 12.09.2014 tarihinde tebliğ edilerek infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2014 tarihli ve 2014/2043 Soruşturma, 2014/1764 Esas, 2014/1068 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2014/936 Esas, 2015/281 Karar sayılı kararı ile ısrar şartının gerçekletiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kaldığı yerden devamına karar verildiği, kararının 24.11.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği, D. Durma kararı niteliğinde olan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kaldığı yerden devamı kararı üzerine, şüpheli hakkında, aynı eylem için, Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2016 tarihli ve 2016/1954 Soruşturma, 2016/31 sayılı kararı ile; kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.07.2014 tarihli ve 2014/2043 Soruşturma, 2014/1 Karar sayılı kararının aynen infazına denildiği, karara karşı itiraz kanun yolu süresinin 7 gün olarak gösterildiği, kararın şüpheliye tebliğ edildiğine dair dosya arasında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, E. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 14.10.2015 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2016 tarihli ve 2016/1954 Soruşturma, 2016/766 Esas, 2016/679 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, F. Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.05.2016 tarihli ve 2016/336 Esas, 2016/428 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, G. Dosya kapsamına göre; 1. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesinin fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; Sanık hakkında Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.07.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye, doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapılmak suretiyle usûlsüz olduğu gibi, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresi gösterilmediği, bu nedenle de kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından ihlal kabul edilen 14.10.2015 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı ise de; Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2014/936 Esas, 2015/281 Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kaldığı yerden devamına kararının gereği olarak yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin sadece 10.07.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2014/936 Esas, 2015/281 Karar sayılı dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerektiği, "tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kaldığı yerden devamı kararı" durma kararı niteliğinde olup davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği, bu kapsamda 14.10.2015 tarihli eylemin ihlal sayıldığından bahisle düzenlenen 07.04.2016 tarihli iddianame ile Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/336 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan kamu davasının, Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2014/936 Esas, 2015/281 Karar sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, yargılamaya söz konusu birleştirme önerisi "ihbar" kabul edilerek, 10.07.2014 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kaldığı yerden devamı kararına esas dava dosyası yeni esasa kaydedilerek devam edilmesine ve kovuşturma şartının ve ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesine karar verilmesi gerekmekte olup, bu kapsamda; 5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince aynı eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer dava açılmış olması nedeniyle, incelenen dosya ile Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2014/936 Esas, 2015/281 Karar sayılı dosyasının birleştirilip, usulüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunup bulunmadığı ve ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin birleşen dosya üzerinden tartışılması, sanığın UYAP sisteminde görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde açık ve kapalı dosyalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dosya ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip dosya arasına konulması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, mükerrer dava olup olmadığı belirlenerek eylemlerin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç olup olmadığının ve sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Elbistan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.05.2016 tarihli ve 2016/336 Esas, 2016/428 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.