İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/8380 Karar: 2025/14031 Tarih: 2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/8380 K.2025/14031

10. Ceza Dairesi 2024/8380 E. , 2025/14031 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/592 E., 2023/586 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsa

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/8380 E. , 2025/14031 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/592 E., 2023/586 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsa

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/8380 E. , 2025/14031 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/592 E., 2023/586 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca durmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 15.11.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 19.09.2024 tarihli ve 2024/937 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101759 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101759 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın (inceleme konusu olmayan) 15/12/2014 tarihli uyuşturucu madde kullanma eylemi nedeniyle İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 26/01/2015 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, erteleme süresi içerisinde tekrar aynı suçu işlediğinden bahisle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda, İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/01/2017 tarihli ve 2016/259 esas, 2017/17 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabî tutulmasına hükmedildiği, anılan kararın itiraz edilmeden 14/02/2017 tarihinde kesinleştiği, sanığın 5 yıllık denetim süresinden sonra 07/07/2023 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca inceleme konusu kamu davasının açıldığı, ancak Mahkemesince sanığın eyleminin önceki eylem nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması karınındaki 5 yıllık denetim süresinden sonra işlendiğinden bahisle kamu davası hakkında durma kararı verildiği anlaşılmış ise de, Somut olayda, sanığın 15/12/2014 tarihli eylemi nedeniyle açılan kamu davasının kök dosya niteliğinde olduğu, bu dosyanın sonuçlanmasının beklenilmesi sanık hakkında aynı nevi suçlardan 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca açılan kamu davalarında önemlilik arz ettiği, ancak sanık hakkında açılan kamu davasına konu kök dosyada sanığın suçunun sabit olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, "anılan kararın" sanığın aynı nevi suçları tekrar işleyerek müstakil suç teşkil eden eylemler için tekrar kamu davasının açılmasına engel olmadığı gibi 5 yıllık denetim süresinin beklenilmeside gerekmeyeceği, dolayısıyla incelemeye konu eylemin ilk eylemden dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesini müteakip denetim süresinden sonra işlenmesinin artık müstakil bir suç olduğunun kabulü gerektiği ve tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin kanunen mümkün olmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken kamu davası hakkında durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 07.07.2023 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2023 tarihli ve 2023/8968 Soruşturma, 2023/3153 Esas, 2023/2574 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, B. İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07.11.2023 tarihli ve 2023/592 Esas, 2023/586 Karar sayılı kararı ile, anık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının "Sanık hakkında 16/12/2014 tarihli Uyuşuturucu madde kullanmak suçundan KDAEK kararı verildiği, bu kararın 09/02/2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ eşine tebliğ edildiği, 15/12/2014 tarihinde işlediği uyuşturucu madde kullanmak suçundan KDAEK kararının kaldırılarak iddianamenin düzenlendiği, İnegöl 5. ASCM'de 11/01/20 17... /259 Esas - 2017/17 karar sayılı dava dosyasıyla kovuşturmaya başlanıp hakkında HAGB kararı verildiği, bu kararın 14/02/2017 tarihinde kesinleştiği, sanığın işbu davaya konu edilen eylemin 07/07/2023 tarihli olduğu, söz konusu suçun 5 yıllık HAGB süresinden sonra işlendiği, sanık hakkında verilmiş bir KDAEK kararı bulunmadığı bu nedenle atılı suç bakımından dava şartı oluşmadığı" gerekçesi ile durmasına ve karar kesinleştiğinde sanığın 07.07.2023 tarihli eylemi yönünden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği yönünden inceleme yapılması için dosyanın İnegöl CBS'ye gönderilmesine karar verildiği ve durma kararının itiraz edilmeksizin kesinleştiği, C. Dosya arasında bulunan Dayanak İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2017 tarihli ve 2016/259 Esas, 2017/17 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; Şüpheli hakkında 16.12.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlâli üzerine erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2017 tarihli ve 2016/259 Esas, 2017/17 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabî tutulmasına ve sanığın 1yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına hükmedildiği, anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz edilmeden 14.02.2017 tarihinde kesinleştiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyarak kararın infazını 16.03.2018 tarihinde tamamladığı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2017 tarihli ve 2016/259 Esas, 2017/17 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.02.2017 tarihinden itibaren 5 yıllık erteleme süresi içinde herhangi bir kasıtlı suçtan kaydın bulunmaması ve tedbire uyması nedeniyle kamu davasının düşme koşulunun oluştuğu, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, aynı Kanun'un 191/4. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasından sonra, yani yükümlünün, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumlarının gerçekleşmesi hâlinde, tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilemeyeceği ve doğrudan kamu davası açılabileceği, ancak, anılan Kanun'un 191/4. maddesine göre açılan her davanın kendi somut olayı içerisindeki değerlendirmede, ısrar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği veya kullanmak amacıyla satın alma, kabul etme, bulundurma ya da kullanma eylemlerinin sübut bulup bulmadığı, yükümlü sanık hakkında herhangi bir cezasızlık sebebinin bulunup bulunmadığının yapılacak yargılamanın sonucuna göre açıklığa kavuşacağı, dolayısıyla suçun sübutu noktasında yapılacak yargılama sonucu toplanan delillere göre beraat, cezasızlık sebebinin bulunup bulunmamasına göre de ceza verilmesine yer olmadığına veya diğer kovuşturma şartlarının bulunup bulunmamasına göre de durma veya düşme kararlarının verilebileceğinin hukuken de olsa ihtimal dâhilinde olduğu, Bu anlamda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, erteleme kararı verilmeden doğrudan açılan uyuşturucu kullanma davalarının yapılan yargılamalarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel mahiyetteki önceki eylemi nedeniyle yapılan yargılamanın sonucunun önem arz ettiği, önceki davada verilen veya verilecek her bir kararın sanığın hukukî durumunu etkileyeceği, bu durumda 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine özgü olarak açılan davalarda, sanıkların önceki eylemi nedeniyle açılan dayanak kamu davalarının safahat bilgilerinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesinin zorunluluk arz ettiği, bu bağlamda soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceği gözetildiğinde, Somut olayda, 07.07.2023 tarihli eylemi nedeniyle İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 31.08.2023 tarihli iddianamesi ile, daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilmesinin hukuka uygun olduğu, dayanak (kök) dosya kapsamında İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2017 tarihli ve 2016/259 Esas, 2017/17 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.02.2017 tarihinden itibaren 5 yıllık erteleme süresi içinde herhangi bir kasıtlı suçtan kaydın bulunmaması ve tedbire uyması nedeniyle kamu davasının düşme koşulunun oluştuğu, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliği ortadan kalkmış olduğundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, Kanun yararına bozma istemi ve Tebliğnamede yer alan bozma gerekçesi yerinde görülmemiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla