Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/8658 E. , 2025/1590 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2774 E., 2024/2626 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, tem
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/8658 E. , 2025/1590 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2774 E., 2024/2626 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 20. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, 4. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, arama işleminde ve gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararda bir hukuka aykırılık olmadığı, sanığın 28.11.2022, 02.12.2022 ve 09.12.2022 tarihli gizli soruşturmacıya uyuşturucu madde satma eylemlerinden sonraki 14.02.2023 tarihli eylemi dolayısıyla 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasının yerinde olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin “28.11.2022, 02.12.2022, 09.12.2022, 14.02.2023” yerine “14/02/2023” olarak gösterilmesi, 2. Suç teşkil eden bir fiilde birden fazla nitelikli halin gerçekleşmiş olduğu durumlarda temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğidir. Sanığın yargılamaya konu dört ayrı fiilinde, birden fazla nitelikli halin bir eylemde birleştiği durum söz konusu olmayıp, TCK'nın 43. maddesi kapsamında işlenen 09.12.2022 tarihli üçüncü eyleminde, uyuşturucu madde satışının yapıldığı yerin özelliğini temel alan TCK'nın 188/4-b maddesindeki; 14.02.2023 tarihli dördüncü eyleminde ise suça konu uyuşturucu maddenin niteliğini esas alan TCK'nın 188/4-a maddesindeki nitelikli hal gerçekleşmiştir. İki nitelikli halin aynı eylemde birleşmemesi sebebiyle bu husus temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşmaya gerekçe yapılamaz. Bu açıdan zincire dahil olan her suç yönünden ilgili ceza maddeleri hükümlerinin olaylara ayrı ayrı uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, sonuç cezalardan en ağır olanına TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında netice cezanın tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, aynı eylemde iki nitelikli hal gerçekleştiği gerekçesiyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2025 tarihinde karar verildi. .