İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/8976 Karar: 2026/1392 Tarih: 2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/8976 K.2026/1392

10. Ceza Dairesi 2024/8976 E. , 2026/1392 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/157 E., 2023/420 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkınd

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/8976 E. , 2026/1392 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/157 E., 2023/420 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkınd

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/8976 E. , 2026/1392 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/157 E., 2023/420 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 28.06.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.10.2024 tarihli ve 2023/30597 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/110251 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB - 2024/110251 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin anılan Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu nazara alındığında, sanığın 18.11.2008 tarihinde anılan suçu işlediği, kovuşturma aşamasında sanığın savunmasının alındığı 04.11.2010 tarihinde son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin Eyüp 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.11.2010 tarihli kararın kesinleştiği 03.12.2010 tarihi ile sanığın tedavi denetimli serbestlik tedbirini ihlal etmesi nedeniyle denetimli serbestlik müdürlüğünce dosyasının kapatıldığı 14.03.2011 tarihleri arasında (3 ay 11 gün) durduğu, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine yapılan yargılama sonunda hükmün verildiği 20.06.2023 tarihine kadar geçen ( 12... ay 16 gün) süreden, durma süresi çıkarıldığında kalan 12... ay 5 günlük sürede zamanaşımı süresinin tamamlandığı cihetle, kamu davasının düşürülmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 18.11.2008 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturcu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2010 tarihli ve 2008/24120 Soruşturma, 2010/6496 Esas, 2010/4018 sayılı iddianamesi ile Eyüp 3. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Eyüp 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.11.2010 tarihli ve 2010/17 62... /1228 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın, 03.12.2010 tarihinde kesinleştirilerek infazı için ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, C. ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 14.03.2011 tarihli yazısı ile, yapılan tebligata rağmen müdürlüğe başvurmadığının Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi ve İstanbul İnfaz ve İlamat Bürosunun 16.02.2023 tarihli yazısı ile sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığının Mahkemesine bildirilmesi üzerine; dosyanın ele alınarak 03.03.2023 tarihinde tensip zaptı düzenlendiği, D. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.06.2023 tarihli ve 2023/157 Esas, 2023/420 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık asli, TCK’nın 67/4. maddesi gereğince de 12 yıl kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alındığında; Sanığın atılı suçu 18.11.2008 tarihinde işlediği, zamanaşımı süresinin, sanık hakkında Eyüp 3. Sulh Ceza Mahkemesince verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair kararın kesinleştiği 03.12.2010 tarihinde durduğu, mahkemece sanığın tedbire uymaması üzerine yeniden yargılamaya başladığı tarihte duran zamanaşımı süresinin yeniden başlayacağı kabul edilmekte ise de; ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 14.03.2011 tarihli yazısı ile, yapılan tebligata rağmen müdürlüğe başvurmadığının Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesinden sonra dosyanın 12 yıla yakın bir süre işlemsiz bekletildikten sonra İstanbul İnfaz ve İlamat Bürosunun 16.02.2023 tarihli yazısı ile sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığının Mahkemesine bildirilmesi üzerine dosyanın 03.03.2023 tarihinde ele alındığı, dosyanın uzun süre işlemsiz bırakılmasının, hakkaniyet ilkeleri gözetildiğinde sanık aleyhine bir hukuki sonuç doğurmaması gerektiğinin değerlendirildiği, bu değerlendirmeye göre; Eyüp 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.11.2010 tarihli kararın kesinleştiği 03.12.2010 tarihi ile sanığın tedavi denetimli serbestlik tedbirini ihlal etmesi nedeniyle denetimli serbestlik müdürlüğünce dosyasının kapatıldığı 14.03.2011 tarihleri arasında (3 ay 11 gün) durduğu, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması nedeniyle yapılan yargılama sonunda hükmün verildiği 20.06.2023 tarihine kadar geçen ( 12... ay 16 gün) süreden, durma süresi çıkarıldığında kalan 12... ay 5 günlük sürede zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. F. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ve 2023/157 Esas, 2023/420 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla