Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2024/9227 E. , 2025/9317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/564 E., 2024/290 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü t
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2024/9227 E. , 2025/9317 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/564 E., 2024/290 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dairemizin 11.01.2022 tarihli ve 2019/8032 Esas, 2022/223 Karar sayılı bozma ilamına uyularak, Tarsus 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.20220 tarihli ve 2022/189 Esas, 2022/467 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin sadece 02.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde Tarsus 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/189 Esas sayılı dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerekirken; sanık hakkında ikinci kez 18.11.2022 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve tebliğe çıkarıldığı, sanığın, erteleme süresi içinde 29.04.2023 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin bildirilmesi üzerine ikinci kez 20.06.2023 tarihinde düzenlenen iddianame ile Tarsus 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/414 Esas sayılı dosyası üzerinden mükerrer kamu davası açıldığı, bu dosyanın, durma kararının ihlal edilmesi üzerine Tarsus 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/564 sayılı esasına kaydedilen dosya ile birleştirildiği ancak birleşen mükerrer dava yönünden bir karar verilmediği anlaşılmakla, Durma kararının kesinleştiği 06.07.2022 tarihinden, durma kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 29.04.2023 tarihi arasında duran süre de eklendiğinde, Dairemizin inceleme tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı görülerek yapılan incelemede; A. Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının erteleme süresi zarfında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, bu kapsamda UYAP'ta görülen İstanbul Anadolu (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.04.2013 tarihli, 2012/1344 esas ve 2013/306 karar sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 1. Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi'' kararının denetim süresi içinde işlemiş ise; 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıca madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "davanın düşmesine" ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik kararı veren ilgili mahkemeye ya da kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veren ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, 2. Sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise; bu suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen dava açma şartlarının gerçekleştiğinin sabit görülmesi halinde yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi hükümleri çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, B. Sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sisteminde görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde açık ve kapalı dosyalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dosya ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenen dosya arasına konulması ve Dairemizin, 13.09.2023 tarihli ve 2021/303 Esas, 2023/7673 Karar sayılı kararında da açıklanan ölçütlere göre, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, 20.06.2023 tarihli iddianame ile açılan kamu davası yönünden ise mükerrer kamu davası açılmış olması nedeniyle ayrı hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık yargılamaya devam ederek mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Tarsus 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin durma kararı sonrası sanık hakkında ikinci kez kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiş, sanığın erteleme süresinde işlediği ileri sürülen yeni eylem için mükerrer dava açılıp birleştirilmiş, ancak birleşen dava yönünden hüküm kurulmamıştır. İlk derece mahkemesi kullanmak için bulundurma suçundan mahkûmiyete karar vermiştir.
Hukuki İlke: Sanık, önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde yeniden uyuşturucu kullanır/bulundurursa, TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca bu eylem ihlal sayılıp ayrı kovuşturma konusu yapılamaz ve kovuşturma şartının kalkması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekir; mükerrer açılan dava yönünden ise ayrı hükümle davanın reddi zorunludur.
Uygulama Sonucu: Bozma; erteleme süresinde işlenen eylem yönünden düşme yerine mahkûmiyet kurulması, mükerrer dava yönünden ret kararı verilmemesi ve TCK'nın 191/5 ile dava açma şartlarının araştırılmaması nedeniyle eksik incelemeyle hüküm kurulduğundan karar bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Kullanmak için bulundurma dosyalarında müdafi, müvekkilin önceki erteleme kararının denetim süresi içinde olup olmadığını araştırmalı; erteleme süresinde işlenen eylem ayrı ceza değil ihlal sayılacağından mahkûmiyet değil düşme sonucu doğurur.