Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/1455 E. , 2025/10287 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/17 E., 2024/344 K. HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyi
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/1455 E. , 2025/10287 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/17 E., 2024/344 K. HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin süresinden sonra yapılmasına ve hükmolunan hapis cezasının süresine göre, 1412 sayılı CMUK'un 318. ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanıklar ...ve ...hakkında kurulan hükümler yönünden; Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanık ... için "10.12.2013", sanık ... için "03.11.2013, 22.11.2013", sanıklar ... ve ... için "11.02.2014, 13.02.2014", sanık ... için "01.02.2014" ve sanık ... için "04.02.2014, 11.06.2014 (ev araması)" yerine, tüm sanıklar yönünden "11.06.2014" yazılması Mahkemesince düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak, Başkan vekili ...'ün sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümler yönünden karşı oyu ve oy çokluğuyla hükümlerin ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık için "10.12.2013" yerine, tüm sanıklar yönünden "11.06.2014" yazılması, 2. Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair herhangi somut bir eylemi tespit edilemeyen sanık ...'ya ait telefon görüşmelerinin sanık ...'ın ikrarı ile desteklendiği, sanık ...'ın sanık ...'nın yönlendirmesi ile uyuşturucu madde ticareti yaptığı anlaşılmakla; hakkında telefon görüşmeleri dışında delil bulunmadığı aşamada, ikrarı ile sanık ...'nın suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, Başkan Vekili ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; 31.10.2013 tarihinde, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan Menderes'te ele geçen uyuşturucu maddenin sanık tarafından teslim edildiğine ve satıldığına ilişkin görgüye dayalı herhangi bir tespit yapılamadığı, somut olaya ilişkin maddi bulgularla desteklenen herhangi bir iletişim tespit tutanağı bulunmadığı anlaşılmakla; kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, Menderes'te ele geçirilen uyuşturucu maddeyle ilgisinin olduğuna dair, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün oy birliğiyle BOZULMASINA, D. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık için "10.12.2013" yerine, tüm sanıklar yönünden "11.06.2014" yazılması, 2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre sanığın 10.12.2013 tarihinde, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ...'e diğer sanık ... ile birlikte uyuşturucu madde verdiği sabit ise de; Sanığın savunmasının aksine, 31.10.2013 tarihli olayda, hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan Menderes'te ele geçen uyuşturucu madde ile 03.11.2013 tarihli olayda, sanık ...'te ele geçen uyuşturucu maddenin, sanık ... tarafından temin edildiğine ilişkin maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair ikinci bir eyleminin de tespit edilemediği; zincirleme suçun söz konusu olmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanarak artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün oy birliğiyle BOZULMASINA, E. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Ceza yargılamasının amacı doğrultusunda, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılabilmesi bakımından; Sanık ve müdafiinin, sanığın suç tarihinde Diyarbakır'da askerlik görevini ifa ettiğini iddia etmeleri, sanığın hükme esas alınan ve dosya içinde bulunan iletişimin tespiti tutanaklarında (Tape-173-175-176-181-197) geçen görüşmelerin kendisine ait olmadığını söylemesi karşısında; sanığın ses örnekleri alınarak telefon konuşmalarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması ve izin dönemlerini de kapsayacak şekilde askerlik durumu hakkında gerekli belgelerin dosya arasına alınması gerekirken eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ A. Sanık ... hakkında verilen hüküm yönünden; Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, sanıklar ... ve ... yönünden sübutu kabul edilen 10.12.2013 tarihli olayda, hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ...'de ele geçen uyuşturucu maddenin, sanık ... tarafından temin edilerek sanıklar ...ve ...'a verildiğine dair sanığa ait olmayan ve tapelerdeki konuşmaların da kendisi tarafından yapılmadığını söylemesine karşın, bu konuşmaların sanık ... tarafından yapılıp yapılmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden ya da uzman bir kurum veya kuruluştan ses analizi yaptırılmadan, telefon konuşmalarının sanığa ait olduğu tespit edilmeden konuşmaların sanığa ait olduğunun kabul edilmesi ve sanık ...'ın kovuşturma aşamasında döndüğü aleyhe beyanı dışında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek, sanığın beraati yönünde hükmün bozulması düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum. B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Yukarıda (A) bendinde sanık ... hakkında belirtilen karşı oy gerekçesine istinaden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediği, sanık yönünden 10.12.2013 tarihli eylemin sübut bulduğu, hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanması yönündeki görüşüne katılmıyorum. C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın, 11.02.2014 tarihli olayda, hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ...'de ele geçen uyuşturucu maddenin ve 13.02.2014 tarihli olayda, sanık ...'ta ele geçen uyuşturucu maddenin sanık ... tarafından temin edildiğine ilişkin, sanığa ait olmayan telefonla yapılan konuşmaların da, kendisi tarafından yapılmadığını söylemesine karşın, bu konuşmaların sanık ... tarafından yapılıp yapılmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden ya da uzman bir kurum veya kuruluştan ses analizi yaptırılmadan, telefon konuşmalarının sanığa ait olduğu da tespit edilmeden ve hakkında başkaca delil de bulunmayan sanığın savunmasının aksine üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek, sanığın beraati yönünden hükmün bozulması görüşünde olduğumdan, p/ayın çoğunluğun sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum. 21.10.2025