Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/1642 E. , 2025/7043 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/36 E., 2025/149 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/1642 E. , 2025/7043 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/36 E., 2025/149 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Eksik inceleme yapıldığına, 7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 8. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, çarşı ve mahalle bekçilerinin suç tarihinde kaba üst yoklaması yapma yetkilerinin bulunduğuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece gerekli araştırmaların yapıldığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Kararın gerekçe bölümünde temel ceza belirlenirken "yakalanan madde miktarına göre sanığın alt sınırdan bir miktar ayrılarak hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına" karar verildiği belirtilmesine karşın; kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında alt sınırdan uzaklaşılmayarak gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması, 2. Sanığın üzerinde ele geçirilen suça konu uyuşturucu maddeleri ... ile birlikte aldıklarını beyan etmesi, Emre'nin de tanık sıfatıyla alınan beyanında bu hususu doğrulaması karşısında ... hakkında suç duyurusunda bulunulması, dava açılması durumunda her iki dosyanın birleştirilmesi, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi mahkumiyet kararı vermiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi başvuruyu esastan reddetmiştir. Daire bekçilerin suç tarihinde kaba üst yoklama yetkisi bulunduğunu kabul etmekle birlikte, gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki ve etkin pişmanlık araştırmasının eksikliği nedeniyle kararı bozmuştur.
Hukuki İlke: Temel ceza belirlenirken gerekçede alt sınırdan uzaklaşıldığı belirtilip hüküm fıkrasında alt sınırdan ayrılmaması gerekçe-hüküm çelişkisi oluşturur; ayrıca sanığın maddeyi birlikte aldığını söylediği ve tanığın doğruladığı kişi hakkında suç duyurusu, dava açılması halinde dosyaların birleştirilmesi ve tüm delillerle birlikte TCK 192/3 etkin pişmanlığın tartışılması gerekir.
Uygulama Sonucu: Bozma - bekçi yoklaması hukuka uygun bulunsa da gerekçe-hüküm çelişkisi ve eksik etkin pişmanlık araştırması nedeniyle karar CMK 302/2 uyarınca bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Etkin pişmanlık savunması, birlikte madde alınan kişinin kimliğinin somut verilip tanık beyanıyla doğrulanmasıyla güç kazanıyor; gerekçe ile hüküm fıkrası arasındaki çelişki ise tek başına bozma sebebi olarak öne sürülebilir.