Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/1828 E. , 2025/9155 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2011 E., 2024/3088 K. SUÇ : Uyuşturucu madde imal etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme ne
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/1828 E. , 2025/9155 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2011 E., 2024/3088 K. SUÇ : Uyuşturucu madde imal etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde imal etme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE Ceza Muhakemesi Hukukunda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK'nın 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile dava açılır. Anılan Kanun'un 170. maddesinin 4. fıkrasında da; "iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır" düzenlemesine yer verilmiştir. CMK'nın 225. maddesi uyarınca ise; "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” Bu madde gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açık aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca mahkeme, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır. Somut olayda, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 27.10.2023 tarihli iddianame ile dava açıldığı, iddianamede uyuşturucu madde imal etme eylemine ilişkin bir anlatım bulunmadığı halde ilk derece mahkemesince sanığa CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınarak 02.05.2024 tarihli karar ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 188/1. maddesi gereği cezalandırılmasına karar verildiği, iddianamede belirtilmeyen ve sanığa isnat edilen TCK'nın 188/1. maddesinin uygulanmasını sağlayan eylem hakkında ek iddianame ile dava açılması sağlanmadan hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 225/1. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeksizin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan iddianame ile dava açılmışken, Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi CMK 226 uyarınca ek savunma hakkı tanıyıp sanığı uyuşturucu madde imal etme (TCK 188/1) suçundan mahkûm etmiş; istinaf başvurusu İstanbul BAM 16. Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. Daire, iddianamede imal eylemine ilişkin bir anlatım bulunmadığını tespit etmiştir.
Hukuki İlke: CMK 225/1 uyarınca hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen fiil ve fail hakkında verilebilir; 'davasız yargılama olmaz' ilkesi gereği iddianamede yer almayan eylem için ek iddianame ile dava açılmadan, salt ek savunma hakkı tanınarak hüküm kurulamaz.
Uygulama Sonucu: Bölge Adliye Mahkemesi kararı, diğer yönleri incelenmeksizin CMK 302/2 gereği bozulmuştur; iddianamede bulunmayan imal eylemi için ek iddianame açılmadan mahkûmiyet kurularak CMK 225/1'e aykırı davranılması nedeniyle.
Dava Strateji Notu: Yargılama sırasında suç vasfı iddianamedeki eylemin dışına (ör. ticaretten imale) taşıyorsa, ek savunma yeterli değildir; ek iddianame açılmadan kurulan hüküm bozma nedenidir ve bu usul aykırılığı güçlü bir temyiz/istinaf sebebidir.