Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/347 E. , 2025/2560 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. 22.01.2022 tarihli eylem yönünden; mahkûmiyet 2. 28.03.2022 tarihli eylem yönünden; değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet TEMYİ
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/347 E. , 2025/2560 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. 22.01.2022 tarihli eylem yönünden; mahkûmiyet 2. 28.03.2022 tarihli eylem yönünden; değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. 22.01.2022 tarihli eylem yönünden; temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması 2. 28.03.2022 tarihli eylem yönünden; bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Dairemizin bozma kararı üzerine, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanığın 22.01.2022 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine, 28.03.2022 tarihli eylemi yönünden ise değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, sadece tutanak tanıklarının beyanının olduğuna, HTS kayıtlarının incelenmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Gizli soruşturmacıların görev sınırlarının aşıldığına, 3. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2022 tarihli eylemin sübutuna ve vasfına, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mevcut delillerin suçun sübutunu ve vasfını tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilen 28.03.2022 tarihli eyleminde ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği anlaşıldığından; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerekirken, sanığın sadece 22.01.2022 tarihli eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu; 28.03.2022 tarihli eyleminin ise kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanığın salıverilme talebinin REDDİNE, 5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince eklenecek miktar açısından sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Yargıtay bozması üzerine İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın 22.01.2022 tarihli eylemini uyuşturucu madde ticareti, 28.03.2022 tarihli eylemini ise değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma olarak nitelendirip iki ayrı mahkûmiyet kurmuştur. Sanık ve müdafii, tutanak tanıklarıyla yetinildiği ve gizli soruşturmacıların görev sınırını aştığı iddialarıyla temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve dosya kapsamı ticarete işaret ediyorsa eylem kullanım amaçlı bulundurma olarak vasıflandırılamaz; bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla uyuşturucu ticareti eylemi işlenmişse TCK'nın 43. maddesindeki zincirleme suç hükümleri uygulanır, ancak sanık lehine temyizde CMK'nın 307/4. maddesi uyarınca eklenecek ceza yönünden kazanılmış hak saklı tutulur.
Uygulama Sonucu: Daire, 28.03.2022 tarihli eylemin de ticaret suçunu oluşturduğu ve iki eylemin zincirleme tek ticaret suçu sayılması gerektiği gerekçesiyle hükmü Tebliğname'ye aykırı olarak bozmuş; salıverilme talebini reddetmiş ve TCK 43 nedeniyle eklenecek miktar açısından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: Bu karar sanık lehine temyizin dahi vasıf yönünden aleyhe tespitle sonuçlanabileceğini gösterir; ancak aleyhe temyiz yoksa CMK 307/4 kazanılmış hak güvencesi sonuç cezanın artmasını engeller. Müdafi, bozma sonrası yargılamada bu güvencenin hükme doğru yansıtıldığını ve gizli soruşturmacı ile HTS itirazlarının tutanaklarda karşılandığını ayrıca denetlemelidir.