Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/3563 E. , 2025/10505 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1120 E., 2025/773 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesin
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/3563 E. , 2025/10505 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1120 E., 2025/773 K. SUÇ: Uyuşturucu madde ithal etme HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Dairemizin bozma kararı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 4. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, 5. Sanık hakkındaki daha önceki tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının denetim süresi içinde incelemeye konu suçu işlemediğinden, Mahkemece bahse konu dosyaya karardan bir suretinin gönderilmesine dair karar verilmesinin hatalı olduğuna,İlişkindir. III. GEREKÇE Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca adil yargılanma hakkının ihlaline yönelik bir işlem yapılmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi hükmünün (B-9). bölümün 2. paragrafında "İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/09/2019 tarihli, 2019/570 Esas ve 2019/459 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar yönünden, yargılama konusu suçun denetim süresi içerisinde işlendiği nazara alınarak, hükmün açıklanması yönünden karardan bir suretin kesinleştikten sonra Dairemiz tarafından İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine;" şeklinde karar verilmişse de; UYAP sisteminde yapılan incelemede bahse konu kararın 04.10.2019 tarihinde kesinleştiği ve incelemeye konu dosyada ise suç tarihinin 24.04.2017 olması sebebiyle, incelemeye konu suçun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın ihlali mahiyetinde olmadığı değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi hükmünün, (B-9). bölümün 2. paragrafının hükümden çıkarılması, suretiyle, hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, Üye Dr. ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 23.10.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y G E R E K Ç E S İ 26.04.2017 tarihli Olay, Yakalama, Cumhuriyet Savcısı Görüşme, Tartı ve El Koyma Tutanağına göre; aynı gün Moskova'dan (Rusya) ... Havalimanına gelen ...Havayollarına ait SU-2134 sefer sayılı uçağın bagajlarının şut altı tabir edilen bölümündeki valizlerin yapılan kontrolünde, üzerinde sanık ...'in adı yazılı valizlerde şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine, valizleri 9 nolu banttan alan sanık takip edilerek "Gümrüğe tabi eşyam yok" anlamına gelen yeşil hattı geçip gümrük kontrol noktasını geçtikten sonra ... Havalimanı Narkotik Suçları Mücadele Grup Amirliği ve Narkotik Köpek Büro Amirliği görevlilerince durdurularak beraberinde getirdiği valizler görevli memurlarca arama noktasına alınıp sanık huzurunda açılarak yapılan detaylı inceleme neticesinde 12980 gram sentetik kannabinoid ihtiva eden maddeler ele geçirilmiş; yapılan yargılama sonucunda Dairemizce verilen bozma kararları sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 16.04.2025 günlü, 2025/11 20... /773 Karar sayılı kararıyla, sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 188/1,4-a ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve daha önceden hükmolunan sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir. Olay tutanağı ile dosyadaki diğer belgeler incelendiğinde; narkotik büro memurları tarafından yapılan tespit ve takibi müteakiben, yurt dışından uçakla getirilen uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, böylece görevlilerin müdahalesiyle sanığın uyuşturucu maddeleri ülkeye sokmasına engel olunduğu, dolayısıyla sanığın işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır. İthal “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının her hangi bir yerinden sokulması” (Erman/Özek’ten aktaran: Birsen Elmas, Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Adalet Yayınevi, Ankara 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulmuş sayılması için gümrük kontrol noktasından herhangi bir şekilde geçirilmiş olması gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibarıyla ülkeye sokulan maddenin satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir. Doktrinde de yukarıda açıklanan görüşü destekleyen çok sayıda yazar bulunmaktadır. Örneğin İltaş, “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (Yiğit İltaş, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 192). Savaş/Mollamahmutoğlu’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (Vural Savaş-Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, Seçkin Yayınevi, Ankara 1999, s. 3609-3610). Öte yandan, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin yirmi birinci fıkrasında yer alan ve kaçak eşya ithal etme fiillerini de kapsayan, "Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır." hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın "Göçmen kaçaklığı" başlıklı 79. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesindeki, yasal olmayan yollardan yabancıların ülkeye sokulması fiilini de içeren, "Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur." şeklindeki hüküm; kanun koyucu tarafından, kaçak eşya veya insanların ülkeye sokulurken ele geçirilmesi ya da yakalanması halinde eylemin "teşebbüs aşamasında" kaldığının kabul edildiğini göstermektedir. Dolayısıyla, Dairemizin yerleşik kararlarında, uyuşturucu madde ithal etme suçunun neticesi harekete bitişik suç olması nedeniyle bu suça teşebbüsün mümkün olmadığı görüşü benimsenmekte ise de; TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrasında, uyuşturucu madde ithal etme suçu bakımından, eylem teşebbüs aşamasında kalsa dahi tamamlanmış gibi cezaya hükmolunacağına dair bir hükme yer verilmemiş olması, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulurken ele geçirilmesi durumunda, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Somut olayda, Türkiye’ye giriş havalimanından gerçekleştirilmiş olmakla birlikte; uyuşturucu maddenin, ülkeye giriş işlemlerinden önce yapılan aramada ele geçirilmiş olması nedeniyle, sanığın işlediği suç, teşebbüs hükümlerinin uygulanması bakımından gümrük kapılarında işlenen suçlarla benzerlik arz etmektedir. Zira sanığın Moskova'da valizlerini uçağa teslim etmesinden sonra uçak altı bagaj bölümüne konulan valizleriyle irtibatı kesilmiş ve valizleri üzerinde tasarruf imkânı kalmamıştır. Uçak Türkiye’ye iner inmez sanığın uçağın şut altında bulunan bagajlarında şüpheli yoğunluk tespit edilmiş ve sonrasında valizlerini banttan alan sanık görevlilerce takip edilerek eşya kontrolüne başlanmış, sanığın valizlerinde yapılan aramada uyuşturucu madde bulunmuştur. Dolayısıyla valizler uçakla Türkiye’ye getirilmiş ise de, uyuşturucu madde narkotik görevlileri tarafından ülkeye giriş ânında tespit edilip ele geçirildiğinden, sanığın valizleri üzerinde hâkimiyet sağlaması ve içinde taşıdığı uyuşturucu maddeyi Türkiye sınırları içinde satış, satışa arz etme ve başkalarına verme gibi tasarruflarda bulunması önlenmiştir. Bu suretle sanığın fiili olarak uyuşturucu maddeyi ülkeye sokmasına engel olunduğundan, sanığın elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ithal etme suçu, elinde olmayan nedenlerle tamamlanamamış ve teşebbüs aşamasında kalmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanığın işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin edilen cezadan aynı kanunun 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanığın eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatini taşıdığımdan, sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının bozulması yerine, temyiz isteminin esastan reddi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 23.10.2025