Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2025/4475 E. , 2025/11733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/118 E., 2016/277 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet Dairemizin 14.02.2019 tarihli ve 2017/5313 Esas, 2019/935 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2025/4475 E. , 2025/11733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/118 E., 2016/277 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet Dairemizin 14.02.2019 tarihli ve 2017/5313 Esas, 2019/935 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.06.2025 tarihli ve ... sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, "Sanık hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.11.2014 gün, ... Soruşturma, 2014/1772 Karar sayılı kararıyla kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ancak yasal zorunluluk bulunmasına karşın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı sanık hakkında başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, sanığın bu karara karşı itiraz kanun yoluna başvurma hakkı ile itiraz süresi ve merciinin gösterilmemesi nedeniyle karar kesinleşmediğinden kovuşturma şartının gerçekleşmediği ve yerel mahkemece "kamu davasının durmasına" karar verilmesi gerekirken yargılamaya devam edilerek usul ve yasaya aykırı olacak biçimde mahkûmiyet hükmü kurulduğu, bu haliyle hükmün temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği ve erteli cezanın sanığın denetim süresinde başka bir suç işlemesi nedeniyle hükmün aynen infazına karar verilmek suretiyle infazı için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, infaz aşamasında mahkemesince kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle infazın durdurularak 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesince değerlendirme yapılması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, yapılan inceleme sonucunda da kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında başvurulacak kanun yolu, süresi ve merciinin gösterilmediğinin belirlendiği, bu nedenle kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken hükmün onandığı ve hükmün bu şekilde kesinleştiği, Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2-3 maddeleri uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna, yasa yolu süresi ve merciine ilişkin bildirim yapılmadığı için 06.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı itiraz hakkı, süresi ve mercii bildirilmek suretiyle ihtar edilerek kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklere uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca Yargıtay karar tarihinin 14.02.2019 olması gerekirken, ilâma hataen 14.02.2018 olarak yazıldığı" nedenleriyle 14.02.2019 tarihli ve 2017/5313 Esas, 2019/935 Karar sayılı onama ilamının kaldırılması ile sanık hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Yargıtay karar tarihinin 14.02.2019 olması gerekirken, ilâma 14.02.2018 olarak yazılması, B. Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2-3. maddesi uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasaya yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 06.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerinde yargılamaya devamlı sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, Nedeniyle hukuka aykırılık görüldüğünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. C. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.04.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı CMK'nın 308/2. maddesi gereği Dairemizin, 14.02.2019 tarihli ve 2017/5313 Esas, 2019/935 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünün (C) bendinde belirtilen nedenle ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2016/118 Esas, 2016/277 Karar sayılı kararının 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan 2016'da mahkûm edilip 2019'da onanan sanık hakkında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz yolu/süresi/mercii gösterilmediği için kararın kesinleşmediği gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etmiştir.
Hukuki İlke: TCK 191/2-3 uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilmemişse karar kesinleşmez ve kovuşturma şartı oluşmaz; bu halde CMK 223/8 gereği durma kararı verilmeliyken mahkûmiyet kurulması hukuka aykırıdır. Ayrıca TCK 191/1'e göre 66/1-e uyarınca 8 yıllık zamanaşımı dolmuştur.
Uygulama Sonucu: bozma (onama ilamı kaldırılarak) ve düşme (zamanaşımı)
Dava Strateji Notu: Kamu davasının açılmasının ertelenmesi/denetimli serbestlik kararında itiraz hakkı-süre-mercii bildirilmemişse karar kesinleşmez, denetim süresinde işlenen suç nedeniyle infaz mümkün olmaz; savunma bu eksikliği CMK 308 itiraz yoluyla ileri sürerek durma/düşme (zamanaşımı) sonucu elde edebilir.